Yahudi asıllı profesör, atalarının Nazi kamplarında nice işkencelere maruz kaldıklarını ağlayarak ifade eden bayana çıkışıyor ve “Bu gözyaşları Filistinliler için olmalıydı” diyor. Bu fotoğrafı gördüğümde zihnimde iki tür insan canlandı: Vicdanı uyanık olanlar ve vicdanı mevta olanlar…
Ahlâk ve vicdan temeli üzerine kurulmayan hayatlar, varoluşunu zulüm ve gözyaşına adar ve bu konuda hiçbir sınır tanımazlar. İnsanlığın başına musallat olan tüm kötülüklerin ortak paydasında ölmüş vicdanları görürsünüz. Zira insanlığı ayakta tutan güç, adalet ve vicdandır. Vicdanın öldüğü yerde insanlık, şefkat, adalet, iyilikseverlik, empati gibi değerlerden söz edilemez.
Her çocuk fıtratında vicdanın çekirdeğini taşır. Anne-baba bu çekirdeği geliştirebilir ya da üzerini örterek etkisiz hale getirebilirler. Lakin Yahudilik gibi kendilerinin seçilmiş olduklarına inanan ve diğer insanların varlığını kabul etmeyen toplumlarda dahi, vicdanının üzerindeki o perdeyi aralayarak doğruyu haykıran insanlar çıkabiliyor. Zira vicdan çekirdeğini tamamen söküp atmak mümkün olmuyor. Yoksa varlığını kan üzerine kurmuş İsrail gibi bir toplumda antisiyonist gruplar, kıyımlara karşı çıkan Yahudi bir profesör, vekil ya da düşünürlerin ortaya çıkmasını başka nasıl açıklayabiliriz
Aile çocuğun yetişmesinde büyük pay sahibidir. Yahudi anne-babanın maiyetinde üstün ırk telkiniyle büyüyen çocukların, diğer insanların halini empati yapmaları düşünülemez. Aksine bu çocuklar kendilerini bütün insanlığın efendisi diğerlerini ise köle olarak görürler. Bu anlayış nesilden nesle devam eder gider.
Bir Yahudi için, insanların temel hakları ve değerleri bir şey ifade etmez. Sözde efendiler bu insanları ayaklarının altına alarak egolarını tatmin yoluna giderler. Geçtiğimiz günlerde internet ortamında sergilenen bir görüntü vardı. Görüntülerde, kaçırılan Filistinli bir çocuk Yahudi aile tarafından kapatılmış ve küçük bir kız çocuğuna darp ettiriliyordu. Zavallı çocuk başını avuçlarının içine almış yalvarmaklı şekilde ağlıyor, Yahudi çocukları ise bir yandan vuruyor diğer yandan eğleniyordu. Bu görüntülerin daha niceleri Filistinli masum halk üzerinde sergileniyor. Yahudi çocukları büyüdüklerinde vicdan ve şefkat duygularını tamamen kaybediyor ve masum halkı öldürmeye devam ediyorlar. Bu çocuklar, kibri, öldürmeyi, gaddarlığı ve zulmü anne-babadan öğreniyor ve bu tavırlarını kutsallarıyla ilişkilendirerek devam ettiriyorlar. Aslına bakarsanız, bu insanların sadece Filistinlilerle değil dünya ile doğa ile ve insanlarla olan empatisi de neredeyse hiç yok. Adeta uzaydan gelmiş ve dünya ile uyum sağlayamamış vahşi yaratıklarla karşılaşıyorsunuz. İnsan değil de bir tür gibi hareket ediyorlar. Yerkürenin doğasıyla birebir zıtlar. Bazen zihnim iyice dağılıyor ve acaba bunlar dünyaya ait bir tür değiller mi diyorum. Empati, şefkat ve adalet duygusunu tamamen kaybeden bir toplum… Allah Müslümanları bu toplumun zulmünden korusun…