Ebeveynler, genel olarak olmak istedikleri ama olamadıkları roller ve meslekler için çocuklarını zorlarlar.
Yatkınlıklar ve yetenekler göz ardı edilir. Bundan dolayı da birçok anne-baba çocuklarını çok yoğun ve aşırı bir ders çalışma programına hapsetmek ister. Çok çalışmanın başarıyı getireceğine inanmak, elbette kolaydır. Ama bilinen bir gerçek ki, çok yoğun bir çalışma takvimine tabi tutulan bazı çocuklar yine de bazı derslerden başarısız olabilmektedirler. Özel ders aldığı halde, matematikten yine de başarısız olan çocukların başarısızlığını nasıl açıklayacağız? En sonunda çözümü, yine faturayı çocuklara kesmekte buluruz; ‘algısı kıt!‘
Çok çalışmanın, eğer çalışma bir verim doğurmuyorsa hiçbir anlam ifade etmeyeceğini anlamak zorundayız. Aksine, aşırı ve yoğun çalışmaya tabi tutulan çocukların büyük kısmında bu geri tepmektedir. İşte çok değil ama verimli çalışma için öğrencilere tavsiyeler:
Sevemediğiniz derslerle barışmaya bakın!
Bir hoca yüzünden bir dersi sevmeyebilir, o dersten soğuyabilirsiniz. Şaşırtıcı olmayan, çokça karşılaşılan bir durum bu... Ama ufak nedenlerden dolayı bir dersi sevememenizle sonuçlanan bu durum, o dersten başarısız olmanıza da yol açacaktır. Böylelikle ‘ufak‘ olarak gördüğünüz bir neden dolayısıyla, kendiniz için belirlediğiniz asıl hedefinizi tehlikeye atmış olursunuz. Bu da neresinden bakarsanız bakın hiç de akıllıca değildir.
Sevemediğiniz derslere bir türlü odaklanamazsınız. O dersi anlamaz ve dikkate almazsınız. Bununla baş etmenin yolu yok. Bir an önce hem o dersle, hem de o dersten sizi soğutan etkenlerle barışmak zorundasınız. Öncelikle bu dersle ilgili kendinize sorular sorun: "Bu dersi neden sevmiyorum", "Bu derste öğrendiklerimin hayatta bana ne gibi faydası olacak", "Bu dersi nasıl daha eğlenceli hale getirebilirim" gibi soruların cevaplarını aramaya bakın.
Kendinizi küçümsemeyin!
İşin başında bu var. Eğer kendinizi küçümser, öneminizin ve yapabileceklerinizin farkında olmazsanız ‘ben bu dersi anlamıyorum‘ gibi bir cümle kurmanız kolay olacaktır. Bunun yerine ‘anlamak için hangi yolu denemeliyim‘ diye kendinize sormalısınız. Çeşitli dış etkenler dolayısıyla sevemediğiniz dersler, sevmediğiniz için az çalıştığınız derslerdir. Bunun doğal sonucu olarak da o dersten aldığınız notlar düşüktür. Siz, düşük notu, anlamıyor olmanıza yorumlarsınız ama gerçek bu değildir. Düşük notun tek sebebi, o derse yeterince ve verim alacak şekilde çalışmamış olmanızdır. Zayıf olan dersler, en fazla ağırlık verilmesi gereken derslerdir. Başarılı olmak istiyorsanız, zayıf derslerinize öncelik verin ve her gün en az yarım saat programlı bir şekilde notlarınızı tekrar edin. Gelişime ve sonuçta iyi notlara, kendiniz de şaşıracaksınız.
Kendinize bir sistem kurun!
Mesele ‘dikkate‘ almaktır. Eğer önem verirseniz üstesinden gelemeyeceğiniz hiçbir şey yok! Sadece önem verip, dikkate almanız gerekiyor. Bir dersin tamamında başarısız olmanız mümkün değildir. Her dersin konuları arasında mutlaka daha başarılı olduğunuz bölümler vardır. Bunları siz de bilirsiniz. Bu bölümleri ve zorlandığınız kısımları belirleyin ve öğrenmekte zorlandığınızı sandığınız konulara ağırlık vermeyi deneyin. Konu konu çalışmanız ve dersi bölümlere ayırmanız, öğrenmenizi fazlasıyla kolaylaştıracaktır.
Çok değil, yeterince çalış!
Çoğu kişi çok ders çalışmanın alkışa değer bir şey olduğunu sanır. Gerçek bu değildir. Gerçek, verimli, anlamlı ve aktif ders çalışmadır. Ders çalışmak için zihninizin aktif olduğu zamanları seçmelisiniz. Okuldan eve döndükten sonra saatlerce oyalanır, televizyon izler ve yatmanıza yakın derslerin başına oturursanız, uykunuz geleceği için pek verimli çalışamazsınız. Velev ki gece ikiye kadar ders çalışmış olun.
Okuldan eve döner dönmez kendinize hiç zaman tanımadan ödev yapmaya başlarsanız da, zihninizin iyice yorulmasına sebep olursunuz. Bu yüzden zamanlamayı iyi yapmalı ve programlı bir şekilde çalışmalısınız.
Asla ertelemeyin!
Nefis, hoşlanmadığı şeylerden insanı alıkoymaya çalışır. Eğer asıl hedefinizi unutur ve dalgınlığa düşerseniz, canınız ders çalışmak istemeyecektir. Ders çalışmak istemeyen her öğrenci kendine bahaneler üretir. Ve bu bahaneler bitmez, tükenmez bir şekilde arka arkaya üretilebilir. Yapmanız gereken kararlı olmaktır. Allah Resulü (sav) ‘Erteleyenler helak olmuştur‘ buyurur. Bu hadisi, bu bağlamda iyi anlamaya bakın. Yapmanız gereken ödevleri, tekrar etmeniz gereken konuları günü gününe elinize almazsanız, hepsi birikecek ve gözünüze bir dağ gibi görünecektir. Şartlar ne olursa olsun, o gün tekrar etmeniz gereken dersi tekrar edin. Hiçbir şeyin sizi engellemesine izin vermeyin.
Ebeveynlere tavsiye!
‘Erteleyenler helak olmuştur‘ Hadis-i Şerif‘ini çerçevelettirip çocuklarınızın odasında her gün görebilecekleri bir yere asın!