Eskiden tamamına yakını ya fakir ya da orta sınıfa mensup olan iktidardaki arkadaşlar, “etraflarındakilerin tamamı zenginleşince” ülkede herkesin zenginleştiğini zannediyorlar.
Sokakta kol gezen sorunlardan bîhaberler. Hâşâ; “Biraz da bizimkiler zengin olsun” çarpıklığı ve bahanesiyle ülkedeki sermaye de epeyce el değiştirdi. Ama taban hâlâ yerinde, mahallesinde, köyünde duruyor.
Çok fazla sayıdaki medya aracılığı ile ve birtakım hocaların ağzı ile insanlara fakirlik pazarlanıyor. Mideler boş olsa da zihinlere hamasi milliyetçilik pompalanıyor.
Bu konuda da “iş görecek” başarı elde ediliyor.
Sandıktan kazanan olarak çıkınca da insanlara şaşı bakmaya başlıyorlar.
O arkadaşların dikkatinden kaçırdığı önemli bir ayrıntı var, “Turgut Özal’ın o orta sınıfı” da yok artık.
Ya bir avuç zengin ya da fakir var etrafımızda.
Bütün bunları niçin anlatıyoruz; malum son bir haftada “vergiye dahi gelen zamlar” o bir avuç zengin dışında kalan halkın belini kıracak cinsten.
Son yapılan zamların hiçbiri tavana ulaşmayacak. Tamamı tabandaki insanların sırtına yüklenmiş durumda.
Çokça kullanılan “vergiyi tabana yaymak” deyimindeki kastın adaletli bir sistem dizayn etmek olması lazımdı ama kantarın topuzu şaşalı epey oldu.
Çok zam, çok ekonomik sıkıntı gördük ama böylesine hiç rastlamadık.
Allah sonumuzu hayır eylesin...
ANLAŞILDI, ENKAZ DEVRALDINIZ DA ÇÖZÜM NEDİR? ONU DEYİN HELE!
En son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim; ENDİŞELİYİZ.
Ülkemizin durumu, “hanımının kolundaki bilezikleri de sattıktan sonra çocuğun kumbarasındaki paraya dadanan babalar” var ya, tam o noktada…
Tüm yaşananların tek bir izahı var; paramız yok. Satacak bilezik, hatta nikâh yüzüğü de yok. İşin kötüsü, kimse de çıkıp tek kelimelik de olsa içimizi ferahlatacak açıklama yapmıyor.
Hiçbir iktidar bu denli emeklisine zulmetmez. Bu kadar acımasızca vergi yükünü halkının sırtına yüklemez. Tabii parası varsa.
Aleni şekilde para aranıyor. Umudumuz Arap coğrafyası. Altyapı çalışmaları yapılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE, Katar ve Suud merkezli çıkarması dün başladı. Başka da gidecek kapımız yok!
ZAMLARI KİM YAPIYOR?
Siyasi aidiyet iyidir. Ama “siyasi körlük” sonrası ya uçurumdan aşağı düşersiniz ya da duvara toslarsınız. Bu satırlarda asla Mehmet Şimşek’i övmek değil kastımız! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ıslak imzası ile Resmî Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren zamların faturasını Mehmet Şimşek’e tevdi etmek SİYASİ KÖRLÜKTÜR.