Gündem

Verdiği sadakayı başa kakanların durumu

Verdiği sadakayı başa kakanların durumu

Abone Ol

"Allah‘a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara (gelince) işte Allah onlara bir gün mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Nisa: 152)

"Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, ancak oruçlular içindir." (Taberani)

EL-ÂHİR: Ebedi olan, varlığının sonu olmayan.

EZ-ZÂHİR: Yarattıkları ile varlığı açık, aşikâr olan, kesin delillerle bilinen.

EL-BÂTIN: Aklın tasavvurundan       gizli olan.

Cümleler doğrudur sen doğru isen. Doğruluk bulamazsın sen eğri isen. (Yunus Emre)

Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir.

(Cenap Şahabettin)

Verdiği sadakayı başa kakanların durumu

Cenab-ı Allah Bakara Suresi‘nde sadakayı başa kakanların durumunu şöyle izah ediyor: "Ey İnananlar! Allah‘a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını sarf eden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kayanın durumu gibidir, üzerine bol yağmur yağdığında onu cascavlak bırakır. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah inkar eden kimseleri doğru yola eriştirmez."

Oruçlu kimse yemeğin tuzuna bakabilir mi? Oruçlu bir kimsenin bir mecburiyet bulunmadıkça, pişirilen yemeğin tuzuna bakması veya satın alacağı bir yiyeceğin tadına bakması, mekruhtur. Boğazından kaçırırsa orucu bozulur.