Başlığa bakıp da Türkçeye yeni bir terim armağan ettiğim
düşünülmesin. Bu kullanım eski radyo spikerlerinin güzide armağanıdır mütevazı
Türkçemize. Ülke gündemine dair normal haberlerden sonra hareketli bir müziğin
ardından vepor derdi spiker. Ardından spor haberleri verilirdi. Ülke gündemine
dair haberlerde hükümetin icraatları ya da dönemin başbakanının o günkü yaptığı
konuşmalar verilirken de özellikle şu kullanım dikkat çekiciydi; Hükûmet
yetkililerine dayandırılan bir bilgiye göre Hükümet kelimesinin ikinci `ü sü
şapkalı u (û) olarak telaffuz edilirdi. Şapka ya da inceltme işareti dediğimiz
işaret uzatma işareti olarak kullanılırdı. Tabi `şapka uzatma işareti olarak
da kullanılabilir ama burada doğru bir kullanım olduğundan mı kullanılırdı işte
orası meçhul!
Çocukluğumda ve ilk gençliğimde futbola düşkündüm. Okula
öğle gidiyorsak sabahtan öğleye kadar top koştururduk. Sabahçı isek öğle
okuldan gelir gelmez önlükleri çıkarıp topun başına geçerdik; öğleden akşama
kadar top oynardık. Ben çocukluğumda oynadığım her oyunda olduğu gibi top
oynamada da liderdim. Biz o zaman lider demez ebe derdik oyun kaptanlarına. Bu
şu anlama geliyordu; o anda top oynayacak diyelim on kişi varsa iki kişi ebe
olur, o iki kişi diğer sekiz kişiyi takımına seçerdi. Ben hep ilk seçen kişi
olurdum; örneğin Salih i ben aldım derdim öbür arkadaş Mehmet i ben aldım der;
böyle seçe seçe on kişiden beşer kişilik iki takım oluştururduk. Okul haricinde
top koşturduğumuz yetmezmiş gibi okulda teneffüslerde de hep top oynardık.
İlkokuldayken kaç kez şut çekerek okulun pencere camını kırdım Allah bilir;
öğretmen dayağı şöyle dursun cam parası da cabasıydı. Ortaokulda okul takımına
seçilmiştim. Nasıl seçilmeyeyim ki okulda ders sabah sekizde başlardı biz sabah
yedide okul bahçesinde futbol oynamaya başlardık. Lisede de okul takımına
seçilmiştim ama lise birin ikinci yarıyılında gözlük kullanmaya başlayınca
benim futbol hayatı sona erdi. Futbol, içimde kanayan bir yaradır! O yüzden
oğlumun beş tane topu var evde; şuana kadar henüz üç defa kırabildik duvar
saatini!
Futbola düşkündüm ya her futbol fanatiğinin olduğu gibi
benim de tuttuğum bir takım vardı; Fenerbahçe! Önceleri Galatasaray ı tutardım.
Ortaokuldan sonra Fenerbahçe! O yıllarda televizyon olmadığı için spor haberlerini
radyodan dinlerdim. Sadece haberleri değil futbol maçlarını da hiç kaçırmazdım.
Kendimi Maradona sanırdım! Zaten o yıllarda benim için haber dendiğinde spor
haberleri vardı başka haberlerden bana ne; varsa yoksa futbol! Yalnız
anlayamadığım bir durum vardı; radyodaki spiker spor haberlerine başlarken
vepor der başlardı. Yıllar sonra anladım ki spiker vepor demiyor ve spor
diyormuş! Hay devlet radyosunun spor spikeri ve dahi benim güzelim Türkçemin
kopyalanmış talihsizliği!
Spor, spiker, kral, problem, tren vb kelimeler batı
dillerinden Türkçeye kopyalanmış kelimelerdir. Ne yazık ki ülkemin çok değerli
dil çalışanları bu kelimelerdeki `Türkçe eksikliğini giderememiştir! Türk Dil
Kurumu (TDK) ise aşağı yukarı her on yılda bir yazım kılavuzunu revize ederek
durumu idare etmekle meşgul! Düşünün devletin resmi kurumu TDK nın yayımladığı
Yazım Kılavuzu nda bile her baskıda aynı şeyler farklı biçimde gösteriliyor.
Üniversitelerdeki Türk Dili dersi kitabında bile tutarlılık yok! Basit bir
örnek verelim; kural şu; noktadan sonra büyük harfle başlanır, bu bir yazım
kuralıdır. Bir paragrafın içindeki bir cümlede tırnak içinde bir cümle
veriliyor tırnak kapatılıyor cümle devam ediyor ama Türk Dili kitabında tırnak
içindeki cümle bitiyor nokta koyuluyor ve devam ederken küçük harfle devam
ediliyor oysa kural noktadan sonra büyük harfti hani! Kural gitti! Hâlbuki
cümle içinde tırnak içinde alıntı yapılan cümle bittiğinde nokta koymadan devam
etse kural bozulmaz. Ki bir cümle içinde tırnak içinde bir cümle alınıyorsa
tırnak içindeki cümle bittiğinde eğer ana cümle devam ediyorsa tırnak içindeki
cümlenin bitimine nokta konulmaz. Konulmamalı.
Türkçe, yazıldığı gibi okunan bir dildir. Mesela
İngilizce yazıldığı gibi okunan bir dil değil. Madem Türkçe yazıldığı gibi
okunan bir dil de, niye okunduğu gibi yazılmıyor! Ya da niye okunduğu gibi
yazılmasın! Spor kelimesini şu yazıldığı şekilde telaffuz etmenin (okumanın)
imkânı var mı, yok! Peki niye s harfi ile p harfi arasına i ya da ı konularak
yazılmıyor. Spor kelimesini söylerken sipor veya sıpor diyoruz, yazılmasında
niye spor diye ısrar ediyoruz. Efendim bu gibi kelimeler batı dillerinden
geldiği için öyle kullanırsak batılı dostlarımız rahatsız olurlar! Deme yahu,
ciddi misin! Bize dil dersi vermeye kalkan bizim o çokbilmiş dil kalpazanları
nerede hangi dilleri geveliyorlar acaba! Acaba!
TDK ya açık öneri;
yazılışında iki sessiz harfin yan yana geldiği (spor, spiker, kral, problem,
tren, tramvay vb) okunuşunda (telaffuzunda) araya bir sesli harf koyulan bütün
batı dillerinden Türkçeye geçmiş kelimelere okunuşunda olduğu gibi iki sessiz
harfin arasına sesli harf koyularak yazılmasını bir yazım kuralı haline
getiriniz lütfen. Bu öneriyi benden önce başkası yaptı mı bilmiyorum ama
yapmadıysa eğer ilk defa öneren biri olarak patent hakkımı saklı tutarım!
Vepor! Türkçe, Avrupa liginde batı dilleri karşısında
finale oynarken TDK ve çokbilmiş dil kalpazanları yüzünden küme düşmek üzere
sayın dinleyiciler!