Veda hutbesi - 4

Abone Ol

Günümüz müelliflerinden bazıları Veda Hutbesini İslâm’ın “insan hakları” veya “kadın hakları” beyannamesi olarak değerlendirir. Gerçekten de insanların “mal, can, ırz” dokunulmazlığının teyidi tarihte ilk defa cereyan eden bir vak’adır. 20. asırda Birleşmiş Milletlerce benimsenen insan hakları beyannamesi, hep kağıt üzerinde kalmıştır ve öyle olmaya devam edecektir. Burada ise âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin tebliği olarak vicdanlara, ruhlara, akıl ve fikirlere nakşolma söz konusudur. İnsanlık, Müslümanların en şa’şa’alı, en güçlü devirlerinde bile, dili, dîni, rengi ne olursa olsun İslâm topraklarında kanından, malından, ırzından emîn olmuş, hürriyet içinde yaşamıştır. Avrupalıların hâkimiyet kurdukları yerlerde öldürüle öldürüle nesli tüketilen, terör ve yasaklarla dili, dîni unutturulan kavimlerin, yeryüzünden tamamen silinen medeniyetlerin sayısı çoktur.

Veda Hutbesi, 23 yıl boyunca tebliğ edilen, yeni dinin esaslarını ihtiva etmesi bakımından üzerinde önemle durulması gerekmektedir. Burada, bütün cahiliyet âdetleri ayaklar altına alınıp çiğnenmiş ve reddedilmiş, fakat getirilen esaslar da insanlığa yepyeni bir ufuk açmıştır.

İslâmiyetin ortaya çıkıp kısa bir müddet zarfında geniş çapta yayılmasının asıl sebebi, onun insan fıtrat ve aklına uygunluğu kadar, tebliğ edilen emirlerin veya nehiylerin evvelâ bizzat Peygamber ve yakınları tarafından tatbik edilmesidir. Namaz kılınacak, önce, oruç tutulacak, harbe gidilecek, fakire yardım edilecek, hepsinde önde ve bütün hâl ve hareketleriyle tam bir önder.

Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Arafat’ta okuduğu bu Veda hutbesi bir insan hakları belgesidir. Bu hutbe ile, insanlığın hayatında önemli bir değişim başlamış, insanlığın ufkunda yeni bir ışık doğmuştur. Artık haksızlığın ve geçici dünya ölçülerine dayalı ayrımcılığın yerini adalet ve eşitlik almıştır. İnsanların ALLAH Teâlâ katında en değerlisi ve en hayırlısı: ALLAH Teâlâ’dan en çok korkan, O’na en bağlı olan, insanlara en faydalı olandır.

Bu sebeple Müslümanlar için bir çeşit `insan hakları beyannâmesi’ niteliğinde olan Veda Hutbesi aslında Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin duruşunun en açık göstergelerindendir.O gün, yüzbin kişiye hitap eden Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, hutbesinde hem kendi duruşunu, hem de Müslümanların duruşlarının nasıl olması gerektiğini deklare etmiştir.

Veda hutbesinde getirilen esasları sıralayacak olursak:

1- Her işte daima ALLAH Teâlâ’ya hamd-ü sena etmek gerekir.

2- Tevhid inancı.

3- Nefis, insanı her zaman şerre yöneltmek ister. Bu sebeple nefislerin şerrinden de ALLAH Teâlâ’ya sığınmak lâzımdır.

4- İnsanların doğuştan eşit olduğu, ırk ayrımı ve renk ayrımının olamayacağı.

5- Bütün Müslümanlar kardeştir. Her türlü sınıf farklılıkları ve ayrıcalıklar kaldırılmıştır. Üstünlük takva ve fazilet iledir.

6- Evlilik hakkı, aile hukuku ve kadın erkek haklarının eşitliği, ilk defa ortaya atılmıştır.

7- Kadınların ve erkeklerin karşılıklı hak, vazife ve sorumlulukları vardır.

8-  Hem kadın hem de erkekler zinadan şiddetle kaçınacaklardır.

9- Mülkiyet hakkı ve başkasının hakkına saygı gösterilmesi, konut dokunulmazlığı sağlanmıştır.

10- Can, mal ve ırz kutsaldır. Yaşama hakkı tabii bir haktır. Irz, şeref, haysiyet, hürriyet ve mülkiyet saldırıdan korunmuş haklardır.

11- Zulümden sakınmak gerekir, halkın malı haksız yere yenemez, birine ait bir şey sahibinin izni olmadıkça başkası için helal olmaz.

12-  Müslümanlar biribirleriyle savaşmaktan sakınacaklardır.

13- İşkence kaldırılmalı, köle ve hizmetçilere iyi davranılmalıdır.

14- Kan dâvalarının uydurma ve yalan olduğu.

15- Modern iktisadın henüz yeni ulaştığı faizin sıfıra indirilmesi fikri “faizin her türlüsü kaldırılmıştır” denilerek, iktisadın ve “borçlular alacaklılara ancak aldıkları parayı iade edecektir” diyerek toplumsal güvenlik ve yardımlaşmanın temeli atılmıştır.