KIŞ İstanbul u bembeyaz yaptı. Bu, sağlık demektir. Bu,
mikropların ölmesi, dolayısıyla da son bir iki aydır peşimizi bırakmayan nezle
ve girip gibi rahatsızlıkların sona ermesi demektir. Bu, doğanın kanununu
zamanında yerine getirip, insan psikolojisinde ciddi olumlu etkiler yapması
demektir. Yani, her zaman, her şey yerinde ve zamanında olmalı kanunu...
Dönelim bizim spora... Fenerbahçeli Emenike, İngiltere de
Kıyak tatilini sürdürürken bazı kulüplere de yanaşıp, Beni alın ne olur
demiş. Kıyak tatil dedim, çünkü Fenerbahçe, Başakşehir maçından önce bu
oyuncusuna özel izin vermişti. Neyse; orası büyük kulüp, biz icraatlarını
anlamayız(!) Aynı Emenike, hatırlarsanız 18 adet 500 bin avroluk senetlerle
Karabük ten transfer edilmiş, ancak formanın içine hiç giremeden malum süreç
yüzünden bir milyon avro fazlası ile Rusya ya satılmıştı. Sonra aynı Emenike,
ciddi bir sakatlık geçirmiş olmasına rağmen yanılmıyorsam iki sene sonra bu
defa 13 milyon avro ödenerek geri alınmıştı. Ne kulüp ama değil mi Çağdaş ya,
biz anlamıyoruz(!) Neyse; aynı Emenike şimdi İngiltere den beş maddelik bir
ültimatom çekmiş. Bakın burası delikanlılık mı, değil mi tartışırız... Ve en
önemlisi de kendisine biri iki defa bazı eylemleri, söylemleri sebebiyle ceza
verildiğini de belirtmiş, ültimatomun içinde... Şimdi ben sormaz mıyım; Yahu
değerli medya mensubu kardeşlerim neden bizim bu cezalardan hiç haberimiz
olmuyor Yoksa korkuyor musunuz Sonuç mu Emenike dönmem diyormuş... İyi bir
para karşılığı da oralarda futbol hayatını sürdüreceğine dönük haber var...
Olur mu Neden olmasın ki İki sene sonra iki yaş yaşlanmış, yıpranmış, hatta
belki de sakatlanmış olarak geri döner Hangi kulübe mi Tabii ki en
çağdaşına(!)
Ve nihayet Fatih hoca da uzun bir konuşma yaptı. Zaten
yanılmıyorsam ilk gün de yapmıştı. Sonra bana sorup duruyorlar, bu yeni düzen
kimin icadı diye... Kimin olacak ki Şimdi bu saçmalığın, hatta ülke futboluna
ihanetin üstü kapansın diye konuşmalarına devam edecek Fatih hoca... Hani şu
UEFA Kupası nın Taffarel, Hagi ve Popescu ile, yani üç yabancı ile bütün
Avrupalı rakiplerini dümdüz ederek kazanan hocam... Peki, şimdi 14 yabancı
vizesi ile Bülent e, Ümit e, Fatih e, Ergün e, Hakan Ünsal a, Okan a, Suat a,
Emre ye, Hakan Şükür e, Arif e ayıp edilmiş olmuyor mu Haa ülkenin en iyisi
dediğim hocamın bir alışkanlığı da vardır. Galatasaray a ikinci gelişinde üç
günde bir yabancı alıp göndermiş, dönemin şimdi rahmetli olan başkanı Canaydın
dostum bana, Senin hocan beni 53,5 milyon dolarlık yaptı diye sitem etmişti.
Benim asıl şaştığım, üzüldüğüm mesele nedir mi Ülkemin
birçok teknik adamının bu yeni yabancı-yerli uygulamasını övmeleri ve bununla
ülke futbolunun aydınlığa çıkacağında birleşmeleridir. Acaba bir şeylerden mi
korkuyorlar
Son soru... Siz Fenerbahçe ile Galatasaray ın başını
çekeceği en az on yabancılı kaç kadronun oluşacağını tahmin edebiliyor musunuz
Ben bu sayının ligdeki takım sayısının yarısını geçeceğini söyleyebilirim.
Peki, o zaman Türkiye Futbol Direktörü, milli takımda beni mi oynatacak, yoksa
kendisi mi oynayacak Haa kolayı var... Milli Takım eşofmanını başka birine
teslim edersiniz, o yanar...
Bir de şu var; Özbeöz yurt dışındaki çocuklarım buraya
gelip futbol oynamaya kalkarlarsa yabancı statüsüne girecekler. Olsun be,
yeniden düşünür, yeniden yargılarız olur biter...