ve de Beyaz TV...

Abone Ol

ARDA Turan, Türkiye futbol tarihinin en büyük transfer gelişmesine imza attı. İspanya’nın en köklü kulüplerinden olan Atletico Madrid’den, son yıllarda bütün futbol alemini kendine hayran bırakan takımı Barcelona’ya gitti. Bugün kim ola ki, Barcelona ile adı anılıyorsa o, yaşadığımız sürecin en büyük oyuncularından biri oluyor. Ancak ne var ki Arda bir altı ay oynayamayacak. Çünkü Barcelona’nın transfer yasağı vardır. Ne mi yapacak Hazırlık maçlarında oynayacak, idmanlara alışacak ve belki de hafta aralarında takıma giremeyenler için yapılacak hazırlık oyunlarında forma ıslatacak. Ama ne olursa olsun, Arda, kulübüne 40 milyon avronun üzerinde para kazandırmıştır. Kendisi de, aldığım bilgilere göre, 8, 5 milyona avro ama vergiler çıkınca 4, 5 milyon avro kazanacaktır. 

Bir kere daha hayırlı olsun. Peki, Arda, oynama zamanı gelince Barcelona’da ne yapar. İşi zor. Çünkü bu takımın müthiş bir pas trafiği içinde ama çok çabuk, hücum düzenliyor. Neredeyse Messi de dahil tam takım aynı çabuklukla savunma yapmaya gayret ediyor. Oysa Atletico’da topun arkasına topluca geçmek birinci görevdi. Sonra düzenlenecek ataklarda önde iyi top tutan elemanlara görev düşerdi ki, oralara daha fazla adam sokabilmek için zaman kazanmak gerekiyordu. Şimdi o takımdaki oyunun tam tersi var Barcelona’da... Yine de kutlayıp gurur duyalım...

VE BEYAZ TV

Pazar akşamı A Spor’daki programdan çıkınca bana o geniş ekranlı cep telefonlarından bir görüntü oynattı bizim Ceyla spiker... Baktım Dr. Ahmet Çakar yüzüyordu. Ne var bunda diye soracak oldum, bana Beyaz TV’nin malum spor programı elemanlarının Kıbrıs’ta tuluat mı desek, orta oyunu mu desek, yoksa onlara hakaret mi olur, bir gösteriye başladıklarını söylediler. Sonra hatırladım. İki ay önce bana böyle bir, ismini koymakta zorluk çekiyorum, sözüm ona gösterinin yapılacağı haberi gelmişti. Neyse o akşam kaçırdık kepazeliği...

Ne mutlu ki (!), pazartesi akşamı tekrar ettiler. Dr. Ahmet Çakar... Dünya Gençler Şampiyonası finalini yönetmiş eski ünlü hakemim... Üstelik de Hipokrat yeminli... Ama denizi pislediğini de söylüyor... Sinan Engin... Ne yazık ki koca Beşiktaş’ın eski menajeri... Malum kişiyi yurt dışına postalayan aracı... Hürriyet’e şike süreci diye adlandırılan dönemde kasıtlı manşet attıran eski futbolcu... Argonun babası yapılıyor. Ama RTÜK denen kurum mu nedir, o, A Haber’e ceza üstüne ceza kesiyor... Neyse burası Türkiye, burada yaşanır rezilliklerin en birincisi... Rasim Ozan Kütahyalı... Benden onca belge alıp hiç birini yayınlama cesaretini gösteremeyen sözüm ona siyaset yazarı... Ne işin var senin bu kepazeliklerde Senin siyasi yazılarına inanacaklara da şaşarım artık... Abdülkerim mi Eh, ona eleştiri getirmem... Neden mi Taaa Fenerbahçe için gündeme geldiğinden beri tanırım(!) Sunucu mu Eh, devir o devir...

Haaa şimdi bir yere gelelim bakalım. Bu televizyonun sahibi kim O sahip, bugün Türkiye Futbol Federasyonu başkanı Yıldırım efendinin yeni yönetim listesinde var mı, yok mu Var! Daha ne yazıp söyleyeyim ki Pardon, bitmedi... Mikrofonlara bu programı izlediğini söyleyen, ya da o fırsatı kaçırıp ortalıkta “Vallahi izliyoruz ama eğlenmek, gülmek için” diyenler... Asıl size acıyorum. Haa derseniz ki, “Tiyatrolar çok pahalı. Yol parası falan adam başı bir yüzlüğü geçer. Oysa evde sadece bir bardak çay veya kahve ile işi götürüyoruz”, o zaman eyvallah... Allah kimseyi kalibresinden düşürmesin!