Ülkemiz pek çok cihetten “tuhaflıklar ülkesi” durumunda. Resmî kayıtlara göre nüfusun yüzde 99’u Müslüman. Ama gel görelim ki bu Müslüman ekseriyet inancının gereğini layıkıyla yaşayamıyor. Misal mi istersiniz. Alın size misal: Cuma namazı farz bir ibadettir. Ama milyonlarca memur, işçi ve öğrenci; -mesâi saati Cuma namazı vakti ile çakıştığı zaman- çoğu defa Cuma namazını kılamıyor. Bunun için bazı yerlerde tuhaf uygulamalara gidiliyor. Bazen öğle namazı vakti girmesine rağmen, namaz yarım saat sonra kılınıyor. Saat 11.30 yerine 12’de ezan okunuyor ve namaz kılınıyor. Niçin .. Memurlar ve talebeler de namaz kılabilsin diye. Bu gibi sancılı uygulamalar yerine, Cuma günü niçin tatil edilmiyor
Bakınız nüfusun % 0,6’sını teşkil eden Hıristiyanlar için Pazar günü tatil edilmiş. Nüfusun % 0,3’ünü teşkil eden Yahudiler için Cumartesi tatil edilmiş. Peki, nüfusun % 99’unu teşkil eden Müslümanlar için niçin Cuma günü tatil edilmiyor Oysa 1935’e kadar Cuma günü “resmî tatil günü” idi. Yanlış okumadınız, 2 Ocak 1924 tarihinde kabul edilen 394 sayılı kanun ile Cuma günü hafta tatili olarak kabul edilmişti. Yine o tarihte Osmanlılardan kalma bir gelenek olarak Peygamber Efendimizin (asm) doğum günü (12 Rabiü’l Evvel) bayram olarak kutlanmaktaydı. Tâ ki 1935 yılına kadar… Tek Parti devrinde, 27 Mayıs 1935 tarihinde çıkarılan altı maddeden ibaret bir kanunla; Cuma’yı hafta tatili kabul eden kanun kaldırılıp onun yerine Pazar günü hafta tatili olarak ikame edilmiştir. “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” mûcibince; 29 Ekim, 30 Ağustos, 23 Nisan, 1 Mayıs ve 1 Ocak’ta birer gün, Ramazan bayramında 3, Kurban bayramında 4 gün tatil yapılması esas alınmakta, yine aynı kanunla, Osmanlılar zamanından beri Peygamber Efendimizin (asm) doğum gününün (mevlid kandili) bayram olarak kutlanması geleneğine de son verilmekteydi. Yakın zamandaki tuhaf uygulamayla, sırf Hıristiyan oyuncular Noel’i kutlasınlar diye 24 Aralık’tan yılbaşına kadar futbol ligleri tatil edilmekte; Ramazan ve Kurban bayramı günlerinde ise liglere ara verilmeyip maçlar oynatılmaktadır. Bu tablo, insanı, “Bu ülke kimin ” diye kara kara düşündürtmektedir.
Lafı eğip bükmeden, ıkınıp sıkınmadan dobra dobra söyleyelim: Bu ülke insanı niçin sancılanmadan, zorlanmadan Cuma namazını kılamıyor Bunun için Cuma günü resmî tatil olmalıdır. Tıpkı 1935’e kadar olduğu gibi… Ramazan ve Kurban bayramlarında maç yaptırılıp da Müslüman oyunculara eza etmekten de vazgeçilmelidir. Kamerî aylardan Rabiü’levvel ayının 12’si, Peygamber Efendimizin (asm) doğduğu tarihtir. Fil vak’asından 50 veya 55 gece sonra bütün kâinat nûra gark olmuştu. Bu tarih, Milâdî takvimde 571 yılı 20 Nisan’ı Pazartesi gününe tekâbül etmektedir. Bu bakımdan her sene Rabiü’levvel ayının 12’si gecesi “Mevlid kandili” olarak kutlanmaktadır. Osmanlı devrinde bu kutlu gün asırlarca “bayram” olarak tes’îd edilmiştir (kutlanmıştır). Yukarıda da söylediğimiz gibi, Cumhuriyet tarihinde de 1935’e kadar yine bayram olarak kutlana gelmiştir. Bu güzel âdet tekrar ihyâ edilmeli ve nasıl 1 Mayıs “İşçi bayramı” olarak kutlanıyorsa, 12 Rabiülevvel de, Kainatın Efendisinin (asm) doğum günü bayramı olarak kutlanmalıdır.
10 Muharrem de resmî tatil olmalıdır. Bu tarihte pek çok mühim hâdise meydana gelmekle beraber, en dikkat çekici olanlardan biri de Hz. Hüseyin’in (ra) şehit edilmesidir. Bu tarih, “Mazlumlarla Dayanışma Günü” olarak kabul edilmeli ve bu ülkenin bütün zulme ve zâlimlere karşı olduğu, mazlumların yanında yer aldığı bütün dünyaya ilan edilmelidir.