Türkiye toplumu O‘nun ismini ilk olarak Afganların Rusya‘ya karşı verdiği bağımsızlık mücadelesiyle duydu.
Birkaç kimliğe bölünmüş ülkede Ruslara karşı savaşan en büyük grubun lideriydi. Mücadeleyi Afgan halkı kazandıktan sonra Rusya güdümlü Necibullah hükümeti devrilmiş ve Afganistan için yepyeni bir dönem başlamıştı. Afganistan, tarih boyunca böyle "yepyeni bir dönemin başlangıcı" denilen süreçlerden geçiyordu zira. 24 Kasım 2010 günü Milli Gazete‘de Afganistan gezi yazısı dizisine başlamış ve şöyle bir şeyler yazmıştım: "Afganistan bambaşka bir yer: "İnsanların yıkılan hayallerini son bir gayretle yeniden kurdukları, sonra yeniden kurulan hayallerinin bir daha yıkıldığı, yeniden umutların yeşerdiği" ülkedir Afganistan."
İşte Afganistan‘ın yıkılan hayallerini yeniden kurmaya çalıştığı böyle zamanlardan birinde aktör bu defa Burhaneddin Rabbani‘ydi. Bundan 71 yıl önce dünyaya gelen Rabbani Mısır El Ezher Üniversitesi‘nde eğitim gördü. İslam Hukuku alanında akademik kariyer yapan Rabbani, çoğu Afganistanlı gibi Farsça, Peştunca ve Urduca‘nın yanı sıra Arapça, Türkçe ve İngilizce de biliyordu.
Taliban gelince çekilmek zorunda kaldı
Savaştan sağ çıkarmayı başardığı ülkesinin cumhurbaşkanı oldu. 1996 yılında, Taliban‘ın Pakistan sınırında bir yerlerden her ne hikmetse bir anda çıkıp Kabil‘i ele geçirmesiyle ülkenin kuzeyine çekildi. Amerika‘nın ülkeyi işgal etmesiyle yine kendisi için sıkıntılı günler başladı. İşgalci güçler Rabbani‘yi tutuklayarak hapse attı. Ancak kamuoyu tepkileri üzerine koşullu olarak serbest bırakıldı. Tüm bunlara rağmen politik mücadeleden vazgeçmedi. Kurduğu partiden birçok kişi milletvekili seçilerek parlamentoya girdi.
Son yıllarda Afganistan‘daki muhalif grupları birleştirmek için çabalıyordu. Ülkedeki kaos ortamının sona ermesi ve siyasi istikrarın sağlanabilmesi için kurulan Yüksek Barış Konseyi‘nin başkanlığını yapıyordu. Bu konsey çerçevesinde evinde, 1996‘da kendisini cumhurbaşkanlığından eden Taliban‘ın temsilcilerinin de yer aldığı bir toplantıya bombalı saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıyla Afganistan‘ın aradığı bir çözüm yolu daha kapanmış oldu. Rabbani ismini tarihe "mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmeyen bir lider" olarak yazdırdı.