Daha yakın zamanlarda Nazistler, Faşistler, Komünistler, Leninistler, Maocular neler yaptılar !.
Yaptılar da ne oldu
Akıbetleri veyl olmadı mı; vay onların hâline!..
Şimdi İsrail de veyl/vaveyla yok mudur .. Vay onların hâline!..
Bugünkü Irak ta veyl/vaveyla yok mudur Vay onların hâline!..
Ülkemizde de veyl/vaveyla vardır ama henüz oraların seviyesine erişmemiştir.
İnsanlar "Adil Düzen"i benimserlerse bu veyl ve vaveyladan kurtulacaklardır.
Bu vesileyle bir kere daha kısaca da olsa hatırlatalım ve hep birlikte hatırlayalım.
"Adil Düzen" nedir
1. "Adil Düzen" her şeyden önce "yerinden yönetim"dir.
2. Sonra, "Adil Düzen" "içtihat ve icma sistemi"dir, "istişare sistemi"dir.
3. En önemlisi, "Adil Düzen" "hakemlik sistemi"dir, "adaleti sağlayan sistem"dir.
4. "Adil Düzen"de sahtekârlık yoktur, yolsuzluk yoktur, hırsızlık yoktur, hortumculuk yoktur
Güç kullanarak kanunlar çıkaracaksınız, ondan sonra da bunu ulusun iradesi yaptı diyeceksiniz!..
İşte veylin/vaveylanın kaynağı budur; bu kandırmaca ve aldatmacadır; bunları yapanların vay hâline!..
"Adil Düzen" işte bu dayatmaya karşı oluşturulan güçtür.
Şimdilik bu güç zayıf görünüyor ama haklı olduğu için mutlaka galip gelecektir. Çünkü Kâinatı var eden Allah tan daha güçlü kimse yoktur ve O nun halifesi olan ulustan daha güçlü güç de yoktur.
Er veya geç, ama bir gün mutlaka halkımız kendi kanunlarını kendileri yapmaya başlayacaktır.
Bunun aksini yapanlara ise sadece veyl/vaveyla vardır; vay onların hâline!..
O vaveylayı duyduk bile
"Avrupa Birliği ne gireceğiz, zengin olacağız, işsizlik son bulacak, ekonomi düze çıkacak, adalet sağlanacak, başörtüsü zulmü son bulacak!.." diye böylesine millî iradeye dayanmayan kanunlar çıkarılıyor.
Bunu yapanlara veyl/vaveyla vardır; vay onların hâline!..
Cumhuriyet in ilk döneminde çıkarılan kanunlarda böyle çıkar hesapları yoktu. O dönemde, gelişen dünyada yaşamamız için mevcut kanunlarımız yoktu, olanlar da yetersizdi.
İşte bu eksiklik sebebiyle geçici olarak onların kanunlarını tercüme ederek aktarmak ve uygulamak zorunda idik. Zaten benzer kanunların aktarılmasına Osmanlıların son zamanında başlanmıştı.
Sonra, o kanunlar bilerek ve anlayarak aktarıldı. Ülkemizi savunma zorunluluğundan aktarıldı. Savunma anlarında zaruret vardır.
Oysa Avrupa Birliği ne girme savunma amaçlı değil, çıkar amaçlıdır. Üç-beş kuruş gelecektir diye millî hakimiyeti satmaktır. İşte bu küçük çıkar hesaplarıyla bunu yapanlara yani bunlara veyl/vaveyla vardır; vay onların hâline!..
Nitekim Danıştay da öldürülen merhum üyenin cenazesinde bu vaveylayı duyduk bile
Küçük çıkarlar için binlerce yıldır ulusumuzun yaptığı nice istiklâl mücadelelerimiz ayaklar altına alındıktan sonra rahat edeceklerini sanıyorlarsa, yanılıyorlar; vay onların hâline!..
Adalet zulme galip gelecektir
İsrail devleti de böyle bir dayatma ile oluşturuldu, şimdi kan kusuyor
Eskiden Müslüman memleketlerde Yahudilerin bir itibarı vardı, halk onları sevmese de sempati duyardı. Şimdi Müslümanlar tüm Yahudilere düşman edildi. Yahudilere karşı Hıristiyanlar arasında var olan tarihi kin şimdi Müslümanlar arasında başladı. Dünyayı birbirine düşürüp beş yüz yıldır savaştırırken, şimdi bütün dünya onlara düşman olmuştur. Çinliler ve Hintliler de onların yanında yer almıyorlar. Rusya Devlet Başkanı Putin bile Müslümanlara yanaşmakta ve İslâm Konferansı Örgütü üyesi olmak istemektedir.
Dünya zalim sermayeye karşı örgütleniyor...
Onların yanında yer alanlar da yakında onlarla beraber boğulup gideceklerdir.
Tarihte hiçbir zaman zulüm galip gelmemiş, hep adalet zulme karşı galip gelmiştir.
Zulüm galip gelseydi zaten bugün insanlık olmazdı.
Canlılar arasında birbirlerini yok etme savaşı vardır. Yaşlananları ve hastaları günü gelince mikroplar ortadan kaldırırlar, ama onları ortadan kaldıran mikropların kendileri de sonunda onlarla beraber yok olurlar. Mikroplar dışındaki diğer canlılar hep savaşı kazanmışlardır.
Bugün yeryüzünü dolduran kişiler ve hayvanlar işte o muzaffer canlıların nesilleridir.
İnsanlık içinde böyle mikroplar hep var olmuş, görevli olarak bozulmuş ve yaşlanmış toplulukları ortadan kaldırmışlar ama, sonunda kendileri de o yok olması gereken topluluklarla birlikte yok olmuşlardır
Oysa insanlık ve uygarlık gelişerek bugünkü hâle gelmiştir.