Vay anasını be sayın seyirciler!

Abone Ol

Ben de tanırım. Tanıyan da bilir; Ali Abalı, Ankara’nın duayen isimlerindendir.

Parlamento muhabirliği yaptığım dönemlerde TBMM’de sık görürdüm. Bir ara, DYP’li Necmettin Cevheri’nin yakın çalışma ekibindendi.

Asıl ilgi alanı spor olan Abalı, gazetecilik yaptığı için gazetecilerin derdinden, halinden de anlar.

***

Her neyse!..

Cumhuriyet gazetesinden Işık Kansu, Ali Abalı’nın 12 Eylül askeri darbesine ilişkin “yayınlanmamış, kitaplaştırılmamış” anılarına yer verdi, köşesinde.

Abalı’nın “yayınlanmamış” şu anısını okur musunuz;

“12 Eylül darbesinin ardından Yeni Asır’da Evren ile ilgili bir seri yazı yayımladım. Yaşam öyküsüne, ailesine, birçok kez generallikten emekli edilecekken nasıl şans eseri orgeneralliğe ve Genelkurmay Başkanlığı’na yükseldiğini anlattım. Bu yazı dizisi için Evren’in annesinin fotoğrafını da bulmuştum. Onu da yayımladık.

Dizi çıktıktan bir süre sonra Diyarbakır’da bir uçak kaçırma olayı olmuş, ardından bir manevra düzenlenmişti. Evren’in Basın Müşaviri Ali Baransel, benim de bu manevraya katılmam istendiğini bildirdi. Grip olmuştum, yerime gazeteden bir başkasının gelmesini önerdim. ‘Kenan Evren’in emri var, icap ederse sedyeyle gelecek’ karşılığını verdiler.

Mecbur, ilaçlarımı yanıma aldım, Etimesgut’tan büyük bir askeri nakliye uçağı ile yola çıktık. Havadayken, Evren ile Celasun’un oturduğu bölmeye gitmek için ayağa kalktım. Evren’in Yaveri Çevik Bir, ‘Oturunuz yerinize. Komutan sizi az sonra çağıracak’ diye uyardı.

Biraz sonra beni çağırdılar. Özel bir masanın iki köşesinde oturmuşlardı. Ben de oturmaya niyetlendim. Evren, ‘Oturma’ diye bağırdı. ‘Sen benim bunak annemin fotoğrafını nereden buldun da gazetede yayınladın ’ diye kükredi. Ardından da, ‘Ben seni ne yapayım şimdi Uçaktan mı attırayım ’ dedi. Bir yandan da çok ağır sövgüleri peş peşe sıralıyordu.

Diyarbakır’a indik. Toplantılar sırasında Celasun’un yanında yer ayırmışlardı bana. Oraya oturmadım. Gittim, onlardan en uzak köşeye yerleştim. Ancak, Korgeneral Kemal Yamak aracılığıyla zorla beni ayrılan yere oturttu Evren.

Benim için çok acı olan bu olaydan sonra Evren’in hiçbir davetine katılmadım. Karşılaştığımızda, bana elini uzattığı halde, karşılık bile vermedim.”

***

Bu satırları okuduktan sonra içimden şunu geçirdim;

“Vay anasını be sayın seyirciler. Top görünmeden gol oldu! Ali Abalı keşke anılarını yayınlasa, kitaplaştırsa da geçmişe ait gerçek fotoğraflar daha iyi ve net okunsa… Önemli kişiliklerin bilinmeyen yanları ortaya çıksa… Ne iyi olurdu…”

Sizce de öyle değil mi

Yapma, atma be Bülent kardeş!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Adayı Bülent Tezcan iktidara geldiklerinde Hazine arazilerini evsiz vatandaşlara bedava vereceklerini ve devlet olarak yapacakları evleri de 277 lira taksitle vatandaşlara dağıtacaklarını söyledi.

Tezcan ayrıntılar da verdi;

* “Bir yığın Hazine arazisi her yerde var. Bu Hazine arazilerini birileri yandaşlarına peşkeş çekebilir. Biz bu işi planladık ve Türkiyede Hazine arazilerini ev sahibi olmak isteyen evi olmayan vatandaşlarımıza arsa olarak bağışlayacağız.”

* “Hazine arazilerini eve ihtiyacı olan vatandaşlara bedava vereceğiz.”

* “277 lira aylık taksitlerle de onlara devlet eliyle ev yaptıracağız.”

* “Herkes, toplam 2 göz odalı 70 metrekarelik ev sahibi olacak.”

***

Bülent Tezcan kardeş!

İyi güzel de bu vaatler, bu milletin hafızası ile alay etmek değil de ne

Son zamanların en moda tabiri ile seslenmek istiyorum;

- Yapma, atma be Bülent kardeş. Kaynak nerede, kaynak!

Ne oldu, hani her aileye iki anahtar verilecekti!

Unutmadan…

CHP’li Bülent Tezcan seçim vaatlerinde sınırları aşarak, “Herkese ev ve arsa vereceğiz” dedi ya, hani!

Demirel’in Genel Başkan, Çiller’in A Takımı’nda yer aldığı DYP’nin 1991 seçim vaatleri gözlerimin önünden şöyle bir gelip geçti. Bakalım mı;

* İşsizlik sigortası oluşturulacak, asgari ücret vergi dışı bırakılacak.

* Beş yıl içinde her aile bir ev, bir de otomobil sahibi olacak.

* Bozulan gelir dağılımı düzeltilecek, enflasyon yüzde 10’un altına indirilecek.

* Emeklilik süresi düşürülecek ve herkese emeklilik hakkı sağlanacak.

* Halk ve yönetim arasında güven sağlanacak.

* Yolsuzluk yapmış bürokratlar tasfiye edilecek.

* Yeşil Kart uygulaması ile sağlık hizmetleri parasız olacak, her köye, her mahalleye sağlık evi yapılacak.

* Memurlara sendika hakkı tanınacak.

* İşçi haklarını kısıtlayan 12 Eylül hukuk kuralları kaldırılacak.

* Herkes düşündüğünü özgürce söyleyip yazabilecek.

* Tüm karakollar, adli makamlar şeffaf olacak, insan hakları ve temel özgürlükler uygulanacak.

* Her ile bir havaalanı yapılacak.

* YÖK kaldırılacak, üniversitelere özerklik tanınacak.

* Askerlik süresi kısaltılacak.

* Seçmen yaşı 18, seçilme yaşı 25’e indirilecek.

* Bazı ilçelere verilmiş il vaadi yerine getirilecek.

* Dili, dini, mezhebi, inancı ne olursa olsun herkes birinci sınıf vatandaş kabul edilecek.

***

Bunları okuduktan sonra siz de “yalanınız batsın!” dediniz mi, demediniz mi

Hani asgari ücret vergi dışı kalacaktı!

O zamanki adıyla SHP’yi es geçmek olur mu hiç!

“On numara, on numara! Salla salla vur duvara!” nümayişini hatırlatan SHP’nin 1991 seçim vaatlerini de hatırlayalım mı

* Kadın sorunları bakanlığı kurulacak.

* Köşe dönmeciliğe son verilecek, dar gelirliler için sosyal konutlar kurulacak.

* Parası olmayan hastaların tedavisi sağlanacak, eğitime ayrılan bütçe iki katına çıkarılacak.

* Anayasa değiştirilecek, YÖK kaldırılacak, özerk üniversiteler kurulacak.

* Askerlik iki aya indirilecek

* Yargı bağımsızlığı gerçekleştirilecek, DGM’ler kaldırılacak.

* İdam cezası kaldırılacak.

* İşkencenin kökü kazınacak.

* Kürdistan’da OHAL ve koruculuk kaldırılacak, dil özgürlüğü getirilecek.

* Pahalılık ve enflasyon iki yıl içinde alt edilecek.

* Emeklilik yaşı indirilecek.

* Asgari ücret vergi dışı bırakılacak.

* Çiftçilerin Ziraat Bankası’na olan borçları bir defaya mahsus silinecek.

* Seçmen yaşı 18, seçilme yaşı 25’e indirilecek.

***

Peki, bunları okuduktan sonra da, solcu kardeşlere “yalanınız batsın!” dediniz mi, demediniz mi

NOT: Bugün, 18 Mayıs 2015, Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!