Vatikanın sırları

Abone Ol

Vatikan’da Papa’nın istifası, Katolik Kilisesi’nin

liderliğine ciddi anlamda gölge düşürdü.

Aslında konunun uzmanı Prof. Dr. Aytunç Altındal, bir

söyleşisinde Papa’nın istifa edeceğini önceden bildirmişti.

Arda Uskan, Vatikan cephesinde neler olduğunu sorduğunda,

şöyle cevap vermişti:

“En önemli gelişme şu: Papa 16.Benedict yıl sonuna kadar

gitmiş olacak! Onu devre dışı bırakacaklar. Senin anlayacağın gidici adam.”

“Hasta olduğu söyleniyor ama…”

“Yok hastalıktan değil; Vatikan artık stratejisini

değiştiriyor. Zaten Papa’nın başında çok büyük belalar ve mahkemeler var…

Üstelik hakkında tutuklama kararı çıkarılmış.”

“Bizim bildiğimiz Vatikan’da kol kırılır yen içinde

kalırdı.”

“Bu defa kalamıyor maalesef, çünkü iş çok dallandı. Papa

17 bin erkek çocuğuna cinsel tacizde bulunan 4 bin 500 Katolik din adamını

korumakla suçlanıyor, bu işin üzerini kapatamazlar.”

“Vatikan’da bu kadar tacizci mi var ”

“Sadece Vatikan’da değil. Tüm dünyadan söz ediyorum.

Bunların hepsi Papa’ya bağlı ya…” (01.03.2012, Takvim)

Altındal rakamlar veriyor:

-4 bin 450 papaz, 1950-2002 yılları arasında dinen

“Delicta Graviora’ diye adlandırılan “erkek çocuklarına cinsel taciz” suçunu

işlemiş.

Dahası; 2001 yılında Amerika’da bu konuda büyük bir

skandal yaşanmış… 6 papaz bu suçlamalar karşısında kilisenin onurunu kurtarmak

için intihar etmiş.

KİLİSEDEN KAÇAN KAÇANA

Avrupa’nın göbeği, Avusturya’da da kiliselerde ortaya

çıkan cinsel taciz skandallarının patlak verdiği merkezlerden biri.

Sonrasında kilise aleyhinde suçlamalar ve davalar.

Son üç ay içinde:

-Aşağı Avusturya Eyaletindeki kiliselerden 1000…

-Voralberg Kilisesi’nden 850,

-Tirol Kilisesi’nden 650,

-Salzburg şehir merkezindeki kiliselerden ise 120 kişi

kiliseden ayrıldığı kayıtlara geçmiş.

-Viyana Kilisesi ise rakam vermek istememiş. Ama geçen

yılın resmi rakamlarına göre 52 bin 216 kişi kiliseyi terk etmiş.

Çocuklara yönelik cinsel taciz vakaları medyada geniş yer

bulunca utancından kiliselere kayıtlı bulunan 5.6 çalışan, işi bırakmış. (BBC,

uk)

Yani kaçan kurtuluyor!

SİSTEMATİK ÖRT-BAS

Bir din kurumunun üstelik “sistematik” bir şekilde cinsel

taciz olaylarını ört-bas ettiğini, yayımlanan raporlar ortaya koyuyor. Yanı

sıra Papa’nın 1970 ve 1980’lı yıllarda Münih Başpiskoposu olduğu dönemdeki

sicili uluslararası medya tarafından didik didik ediliyor.

Daha bunun gibi Avrupa’nın birçok ülkesinde benzer

sıkıntılar had safhaya ulaşmış.

Mesela Papa’nın kendi ülkesi Almanya… 16. Benediktus,

Münih’te Başpiskoposluk yaptığı dönemlerde rahiplerin karıştığı taciz

olaylarını biliyordu. Sonrasında, Alman bir piskopos, Münih’teki olayların

örtbas edilmesinin sorumluluğunu üzerine aldı.

Vatikan’ın üst düzey yöneticilerinden Charles Scicluna,

yalnızca son on yılda rapor edilen “taciz” olaylarındaki büyük artışla ilgili

bir mülakat vermiş.

ABD’deki rahiplerin cinsel taciz olaylarına karıştıkları

yönünde suçlamaların akın akın önlerine geldiğini anlatmış bir bir (2003/2004).

O dönemlerde Benediktus, dünya genelinde suç olaylarına

karışan rahiplerin cezalandırılmasından sorumlu olan birimin başındaymış.

Sadece konuları “cesaretle ele almış” olmanın dışında bir iş yapmadı

Benediktus.

Scicluna’nın açıklamalarına göre, suçlamaların;

-Yüzde 60’ı eşcinsel ilişkiler…

-Yüzde 30’u heteroseksüel,

-Yüzde 10’u pedofil, vak’alarını içeriyor…muş.

Bununla beraber “cinsel istismar” ya da “suç olaylarıyla

ilgili” olarak 3 bin Katolik rahibin Vatikan’a rapor edildiği… Ki bu oran,

yaklaşık 300 rahibe denk düşüyor… Kilisenin yani Vatikan’ın savunmaları

komikten öte… Traji-komik!

KİLİSEDE ÇIPLAK FİGÜRLER

Yani; kapalı toplumlarda cinsel sapkınlığın alabildiğine

yayıldığı görülür.

Sözümüz sadece “Katolik kiliselerine” yönelik değil.

Hıristiyanlık inancına mensup diğer “mezhepler”i de bu kategoride

değerlendirmek mümkün.

Kilisenin resim ve heykellerine baktığınızda aslında

sapkınlığa giden yolun daha ilk adımlarda atıldığını görebiliriz.

Aslında neredeyse bütün kilisede yarı-çıplak veya

çırılçıplak erkek ve kadın figürleri yer alır. “İkon” diye tabir ettikleri

“İsa” portrelerine ne demeli

Vaftiz edilmiş küçük bir çocuğun kiliseye adım attığı an

itibariyle, belli bir yaşa gelene kadar düzenli kiliseye gittiği hesap

edilirse, anormal derecede “cinsel” içerikli mesaj içeren bu figürlerden

anormal bir derecede etkilenmemesi mümkün değil.

Kilisede bulunan çıplak bedenlerin, kiliseyi sürekli

ziyaret edenlerin bilinçaltını nasıl fesat edeceğini düşünmek bile korkunç bir

durum.

Hele bir de kronik biçimde “taciz”e uğramışsa.

Hele bir de tahrif edilmiş İncil varsa!

Ne dine mensubiyet kalır, ne de tacizlerden dolayı

kiliseye inanç…

Hal böyle iken, kilise “cinsel tacize uğramış” binlerce

“psikopat” üretiyor otomatik olarak.

PAPANIN İSTİFASI VE KURTULUŞ

Papanın istifası; sapıklığın ve sapkınlığın kol gezdiği,

aslında Hıristiyanlık inancının tartışılır hale geldiğini gösteren en önemli

bir delildir.

Asırlardan beri “din” unsurunu bir sömürge aracı olarak

kullanan Vatikan, manen iflas etmiştir. Şatafatlı saraylarda, muazzam bir

hazinenin zangoçluğunu yapan papazların anlatacak hiçbir şeyi kalmamıştır.

Ahlaken çökmüş bir dinden kim ne medet umabilir.

Tek kurtuluş çaresi:

Vatikan’ın günahlarından arınıp, İslam inancına dahil

olmalarıdır. Tevhid esasını benimseyip “Eşhed-ü en La ilahe İllallah ve eşhedü

enne Muhammeden abduhü ve resulü” demeleridir.