Vatikan?ın ilkleri

Abone Ol

Vatikan ilk turda olmasa bile müteakip turlarda kararlı

bir biçimde yeni Papa seçimini kotardı. Sistine Şapeli nde yapılan Conclave

toplantısında kardinaller fazla uzatmadan ve yaymadan, uzlaşarak yeni papayı

seçtiler. Yeni Papa nın seçiminin akabinde Vatikan ın bacasından beyaz dumanlar

yükselirken medyanın ve Katolik kitlelerin karşısına geçen Kardinal Jean Louis

Tauran vardıkları sonucu ve aldıkları kararı dünyaya duyurdu. Vatikan bu

seçimle birlikte buhranlı günlerini biraz da olsa geride bırakmış oldu.

Arjantin in başkenti Buenos Aires ten gelen Jorge Mario Bergoglio, İkinci

Francis ismini alarak görevine başladı. Bu yeni seçimle birlikte bazı tabular

temelden yıkılmış oldu. Bu tabulara değinmeden önce, Emir Said ismindeki

yazarın sabık Papa ile ilgili bir değerlendirmesini nazara vermek istiyorum.

Mübarek/kutsanmış anlamına gelen 16 ıncı Benediktus (Ratzinger) hakkında

Hazreti Peygamberle alâkalı yakışıksız ifadeler kullandığından dolayı ebter

nitelendirmesinde bulunmaktadır. Zemahşeri gibi müfessirlere göre ebter ,

Hazreti Peygamberin düşmanlarına verilen bir sıfattır ve soysuz veya soyu kesik

anlamındadır. Hasımları bu ifadeyi Hazreti Peygamber için kullanmışlarsa da

Allah bu ifadeyi makûs surette onlar hakkında kullanmıştır. Zikri ve yâdı

unutulan demektir. Bu anlamda Emir Said adlı yazar, Papa 16 ıncı Benediktus un

tahtını ve tacını kaybettiğini ve yâd ve zikrinin de zamanla yok olacağını

ifade etmektedir. Hazreti Peygambere soysuzluk isnat edenlerin kendileri

okkanın altına düşmektedir. 16 ıncı Benediktus un istifası Kilise tarihinde az

görülen bir vakadır ve 600 yıl aradan sonra ikinci kez vuku bulmuştur.

*

Buna mukabil, halefi olan Arjantinli Papa İkinci Francis

ise İkinci Jean Paul stilindedir. Arjantinli Papa İkinci Francis ile birlikte

Vatikan yeniden İkinci Jean Paul un tarzına geri dönmüştür. Bu tarz doktriner

olmaktan ziyade halka açık ve mistik yönü ağır basan bir anlayıştır. Teolojik

veya doktriner çizgi halk ile buluşmayı engelliyor. Halk tarafından da

tutulmuyor. Zaten İsevilik bir doktrin dini olmaktan öte mistik yönü ağır basan

bir dini geleneği temsil ediyor. Budizm gibi. Onu Yahudilikten ve İslam dan

ayıran temel özelliği budur. Belki bu tarzla birlikte Kilise, etrafındaki kan

kaybını bir nebze olsun dindirebilir. Bu, sadece bir faraziye ve ihtimaldir.

Kimileri hüsnü kuruntu da diyebilir. İkinci Jean Paul u, Demir Perde sınırları

içindeki Polonya gibi bir ülkeden seçmeleri bir yenilikti.

Bu SSCB nin çöküşünde kilometre taşı olmuştur. İkinci

Jean Paul un bu makama getirilmesinde CIA nin etkisi varsa, yerindedir. Elbette

karar vericiler açısından. Berzezinski de Afganistan üzerinden Mücahitlere

destek vererek Rusları sıkıştırmış ve iki inanç ekseni ve sarkacı arasında

kalan SSCB darmadağın olmuştur. Stalin İkinci Dünya Savaşı şartlarında

Kilise nin kaç tümeni olduğunu sormuştur. Merakı pahalıya patlamıştır. Fatih

Güllapoğlu nun Tanksız Topsuz Harekât kitabının çağrıştırdığı gibi, SSCB

Afganistan cephesinde tanklı ve toplu savaşla yıkılırken Polonya cephesinde ise

tanksız ve topsuz savaşla tuşa getirilmiştir. Ahmak Stalin savaşın sadece

tankla topla yürütüleceğini sanmıştır. Marksist aklı gözüne inmişti. Savaş

sadece fizikle değil kimya ile de kazanılır. Bu irade gücüdür. İrade de gücünü

imandan alır. Kılıç kesmez bilek keser. Kılıç araçtır. Kazan olmasa kepçenin

kıymeti nedir

*

İkinci Francis ile birlikte Kilise, bazı ilklerle

tanışmıştır. Bunlardan birisi yeni Papa nın Arjantinli yani Latin Amerika

kökenli olmasıdır. İkincisi de yine tarihte ilk kez bir Cizvit kökenli papa

olmasıdır. Bu durum Kilise nin artık Avrupa merkezli olmaktan çıktığını

göstermektedir. Seçicilerin ağırlığı nedeniyle şimdilik Papalık makamı Latin

Amerika nın payına düşmüşse de bir sonrakinde yeni durağı Afrika olabilir.

Çoktandır Kilise Avrupa merkezli olmaktan çıkmıştı. Avrupa, Post Hıristiyanlık

aşamasını yaşıyor. 16 ıncı Benediktus u deli eden de buydu. Katolik

Kilisesi nin yeni merkezi Latin Amerika dır. Yeni Papa nın Arjantin kökenli

olması bunun resmen de tescili anlamına geldi. Hıristiyan Avrupa da bin yıllık

hatta iki bin yıllık tabular ve gelenekler yıkılıyor. Vatikan bu seçimle

birlikte yeniden İkinci Vatikan Konsili çizgisine dönüyor. Bugün bu çizgiyi

16 ıncı Benediktus un arkadaşı ve aynı zamanda hasmı olan Alman teolog Hans

Küng temsil ediyor. Dini çoğulculuğa ve Kilise nin dışında kurtuluşa inanıyor.

İslam dünyası da Regensburg konuşmasından sonra Papa 16 ıncı Benediktus u

boykot etmişti. Ezher ve Karadavi nin başında bulunduğu Müslüman Âlimler

Birliği yeni papa seçimiyle birlikte diyalog zeminine geri dönüleceğini beyan

etmişlerdir. Papa İkinci Francis selefi Birinci Francis gibi diyaloga inanıyor.

Birinci Francis de Eyyübi Hanedanlığı döneminde Mısır ı ziyaret etmiş ve

Eyyübileri Hıristiyanlığa davet etmişti. Tabii ki elleri boş döndü. Kilise yeni

Papa ile birlikte tabularını kırarken yeni bir mecranın içine girmiştir. Eskisi

gibi kalamaz. İzleyelim, görelim.