Vatandaşlık hakkımı helal etmiyorum

Abone Ol

Ortadoğu nun böylesine cayır cayır yanmasının, ateş

çemberi olmasının ve son dönemde mezhepler çatışmasıyla çatır çatır

bölünmesinin temelinde, Siyonizm in kirli oyunlarından başka bir şey yoktur.

Devletleştiği günden bu yana, Ortadoğu yu bir cadı kazanı gibi kaynatan,

devletinin sınırlarını kademe kademe artıran, Filistin topraklarını açık açık

işgal eden, kirli ideallerini gerçekleştirmek için hain planlar yapan Siyonizm,

kardeşane yaşamak ülküsü dışında hiçbir amacı olmayan Müslüman coğrafyadaki

ülkeler arasına nifak tohumlarını ekmek için her türlü gayreti göstermiştir.

Siyonizm, kelimenin tam anlamıyla baş belasıdır Siyonizm, Arz-ı Mev ud

hesaplarına hizmet edecek her türlü rezilliği ve kepazeliği kendisine mübah

gören bir anlayışla ülkeleri biçimlemeye devam etmektedir.

Hatırlarsanız, Kimyasal silahlar üretiyor yalanlarıyla

ve diktatörü devirmek masallarıyla Amerika nın Irak a yaptığı Saddam

operasyonunda, bu operasyonun da sembolü olarak kullanılan, ajanslara düşen

petrole bulanmış bir martı görüntüsü vardı. Aradan yıllar geçtikten sonra bu

görüntünün Amerika açıklarında bu operasyonun ruhuyla uzaktan yakından alakası

olmayan bir gemi faciasına ait olduğu ortaya çıkmıştı. Bu görüntüyü servis

eden, dünya medyasını kendi meşreplerince kontrol eden, toplum mühendisliğiyle

kamuoyunu dönüştürerek zihinleri iğdiş eden Siyonistlerden başkası değildi.

Ayrıca, operasyon sonrasında ortaya çıkan Ortadoğu haritasının açıkça İsrail e

güvenlik şemsiyesi oluşturmak için cetvelle çizildiği ortaya çıkmıştı. Bugün

devletimizin en üst dümeninde bulunanlar da o günlerde kendisine Büyük Ortadoğu

Projesi nin bir uzantısı olarak değer biçiyorlardı.

Gazze ablukasına insani yardım taşımak için uluslar

arası sularda baskına uğrayan Mavi Marmara gemisinde şehit olan kardeşlerimizin

hesabı hâlâ sorulamadı. Mikrofonu gördü mü herkese efelenenler, İsrail i

diplomatik olarak bir türlü dize getiremedi. Şimdi de ilişkileri yumuşatma ve

hatta kadifeleştirme aşamasına geldiler Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş de,

Kıbrıs üzerinden İsrail e su verebiliriz şeklinde açıklama yapıyor.

Açık açık yazıyorum Böyle bir şeye vesile olan, böyle

bir şeyi düşünen, böyle bir şeyi gündeme getiren, buna tevessül eden ve yarın

bir gün projelendirmeye kalkışan kim olursa olsun, bu Siyonist güruhun her

yaptığıyla yüreği ta derinden acıyan birisi olarak, zerre miktarı olan

vatandaşlık hakkımı kendilerine helal etmiyorum Zerre miktarı dindaşlık

hakkımı kendilerine helal etmiyorum Bu ülkenin konjonktürel olarak tepesinde bulunmaktan

başka bir özelliği olmayanlara, böyle bir şey yaparlarsa, bu eylemde

bulundukları projenin katrilyonda birlik kuruşunda hakkım olursa, işte bu bir

kuruşluk hakkım sonuna dek haram olsun. Ne demek İsrail e su vermek!

Her akşam Filistin den, Mescid-i Aksa dan Siyonizm in

kardeşlerimize yaptığı terörün görüntüleri ekranlara yansıyacak, kalleş İsrail

askerleri, 6 yaşındaki çocuğu bile tartaklayarak, döverek gözaltına alacaklar

Müminlerin ilk kıblesi Mescid-i Aksa ya girebilmek için bu zorbalardan izin

alınacak Gazze semalarına fosfor bombaları atılacak, gökten ölüm yağdırılacak.

Bizimkiler de kalkacaklar, bu kepazelere, bu düzenbazlara, bu teröristlere, bu

çıbanbaşlarına, Müslümanların evlerini başına yıkan bu rezillere bu memleketin

suyunu peşkeş çekecekler. Gündeme bile getirilmesi, tüylerimin diken diken

olması için yetti de arttı bile. Unutmayın Bu ümmetin sizin atacağınız her

adımda hakkı var Bu ümmetin sizin sırtınıza yüklenmiş vebali var. Siyonizm i

ve ideallerini çok seviyorsanız, onlara hizmet etmeye niyetliyseniz, gidin Tel

Aviv de yaşayın! Benim bildiğim tek doğru var. O da Rabbimin buyruğudur: Ey

iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve

oyun (konusu) edinenleri ve kâfirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer

inanıyorsanız, Allah tan korkup sakının.