Gündem

Vatan sevgisi imandandır...

Vatan sevgisi imandandır...

Abone Ol

Türk milleti, bu toprakları bize vatan kılan, anlam ve değer dünyamızın gün be gün iplik iplik söküldüğü bugünlerde hâlâ hayatta olduğunun en güzel örneklerini sergiliyor. Ne kadar tahrip edilmeye çalışılırsa çalışılsın, Anadolu ya çekilen settin kolay kolay yıkılamayacağını bir kez daha gösteriyor. Birkaç gün evvel İstanbul Valiliği nden Gülhane Parkı na doğru ağır ağır yürürken, ortaöğrenim öğrencilerinden oluşan kalabalığın ellerindeki pankartlarla slogan atarak yürüdüğünü fark ettim. Motor ve korna seslerini bastıracak kadar gür bir şekilde, son dönemde sıkça duyduğumuz, bir sloganı seslendiriyorlardı: "Şehitler ölmez, vatan bölünmez!"Sadece ortaöğrenim öğrencileri değil, üniversite öğrencilerinin, öğretim elemanlarının, işçilerin, memurların ve emeklilerin dilinde yine aynı slogan var. Stadyuma maç izlemeye gelenler hakeme ya da futbolculara küfretmeyi bir kenara bırakıp, hep bir ağızdan haykırıyorlar: "Şehitler ölmez, vatan bölünmez!"Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını seyretmek için televizyon karşısına geçtiğimde de aynı sloganlarla karşılaşıyorum. Hipodromda yapılan kutlamalara katılanlar başı açık ya da başı kapalı, top sakallı ya da çember sakallı, mini etekli ya da pardösülü, laik, "dinci", liberal ya da muhafazakâr ama vatanını seven insanlar. Hepsi Kitab ın birçok yerinde övgüyle bahsedilen ve Allah ın insanoğluna bahşettiği en yüksek mertebelerden biri olan şehitlik makamına övgüyle atıfta bulunuyor: "Şehitler ölmez, vatan bölünmez!"Çok değil altı ay önce "Türkiye laiktir, laik kalacak!", "Mollalar İran a!" sloganı atanlar da bugünlerde aynı sloganı atıyor: "Şehitler ölmez, vatan bölünmez!"Bir kişiye bile ihtiyacımızın olduğu böyle kritik günlerde, bu tür tabloları görmek beni fazlasıyla mutlu ediyordu. Ediyordu diyorum çünkü Sayın Büyükanıt ın Cumhuriyet Bayramı açıklaması, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında yaşananlar ve Cumhurbaşkanının iki ayrı Cumhuriyet Bayramı daveti vermesi ile mutluluğum kursağımda kaldı.Sayın Büyükanıt, genelkurmayın internet sitesinde yaptığı açıklamada: "Türkiye Cumhuriyeti‘nin çağdaş kazanımlarına kasteden irtica tehdidi karşısında en büyük dayanağımız laikliktir. Cumhuriyetimizin dayandığı akılcı ve bilimsel tutumun ayrılmaz bir parçası olan laiklikten vazgeçilebileceğini düşünmek, çağdaş uygarlık hedefinden uzaklaşarak karanlıklar içine gömülmeyi arzu etmekle eş değerdir." demiş.Ardından, eğer iddialar doğruysa, bu cumhurun seçilmiş bir vekili, Cumhuriyet Bayramı nda kutlamalara başı örtülü eşiyle katıldığı için bir takım rütbeli subaylar tarafından protesto edildi.Bundan daha vahimi cumhurun başı gelecek tepkileri önlemek için cumhuriyet bayramı davetini gündüz ve gece olmak üzere iki ayrı bölümde vermek durumunda kaldı. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı, resmi törenlere eşile birlikte katıldığında protesto ediliyor.Allah göstermesin, herhangi bir savaş durumunda başkomutanlık sıfatını yüklenecek olan makamın temsilcisine karşı alınan bu tavır, koruyucusu oldukları cumhura karşı bir tavırdır.Said Halim Paşa nın ifade ettiği gibi, vatan çift anlamlı bir kavramdır: Fiziki coğrafya, insanların üzerinde yaşadığı toprak parçası, yani maddi vatan ile bu maddi vatan üzerinde hayat süren insanların toprakla kurduğu ilişki, yani manevi vatan bir milletin anlam ve değer dünyasıdır. Devlet ise, aynı anlam ve değer dünyasını paylaşan insanların bir toprak parçası üzerinde örgütlenmesidir.Çin siyaset felsefesine göre devlet, ordu çökünce; toplum, kendisini bir arada tutan anlam örgüsü çözüldüğünde yıkılır. Ordu, yalnızca aynı anlam örgüsü içerisinde yaşayan insanların birlikteliğinin hayat bulduğu maddi coğrafyayı değil, aynı zamanda bu birlikteliği mümkün kılan anlam örgüsünü korumak ve muhafaza etmekle yükümlüdür. Daha genel anlamıyla var olmak yalnızca maddi coğrafyayı korumak değildir. Var olmak aynı zamanda maddi coğrafyaya derinlik katan, onu üzerinde yaşayan insanların vatanı kılan anlam dünyasını koruyup kollamaktır. Vatanın ve milletin selameti için sınır boylarında nöbet tutan Mehmetçiklerin hain bir kurşunla öldürülmesini Kitab i bir kavram olan şahadetle izah edenler, aynı Kitab ın emrettiği bir başka kavram olan, başörtüsüne neden karşı çıktıklarını ve yasakladıklarını bize izah etmek durumundalar.Devlet, kimin mescide gittiğini, kimin eşinin başının kapalı olduğunu kayıt altına almak, Allah ın emri doğrultusunda başlarını örten ve bu şekilde okumak isteyen genç kızlarla uğraşmak yerine, Marksist, Leninist ve Ateist ideolojilerin ağına düşerek vatan haini olan gençlerimizi kazanmak için çaba sarf etmelidir. Aksi takdirde terör örgütü militanlarının tedavisinde görev almak amacıyla Kuzey Irak a giden tıp fakültesi öğrencileriyle karşılaşmamız hiç de sürpriz olmayacaktır.