Şeytanın diğer adının “Satan” olduğunu, şeytana tapanlara da “Satanist” denildiğini bilmeyen yoktur sanırız.
Aylar öncesinden ilan edilmişti. Bu yıl G20 adını verdikleri ülkelerin liderleri Hindistan’da toplanacak diye. Bu toplantının konusunun “küresel güçlerin” insanlığa dayatıp durduğu şeytanca fikirlerden oluşan “ iklim değişikliği” ile ilgili olacağı da açıklanmıştı. Toplantı temasını “Tek Dünya-Tek Aile-Tek Gelecek” sloganı ile ifade etmişlerdi.
Bizim bu toplantıdan ana beklentimiz şu idi:
Bu liderler zirvesi Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın bu satanlara haddini bildirmek için ele geçirdiği bir altın fırsat olacaktır. Lafını kimseden esirgemez bir huyu olduğunu bildiğimiz Erdoğan, konuşma sırası kendisine geldiğinde muhtemelen o liderlere şöyle hitap edecektir:
Eyy liderler!
Sizin niyetiniz hava veya çevre kirliliği, iklim değişikliği değil. Asıl niyetiniz, dışınızdaki tüm insanları hükmünüz altına alarak yönetmek istemenizdir. Bilin ki, bu fikrin kendisi şeytancadır.
“Tek Dünya” diyorsunuz. Bundan kastınız herkesin yaşadığı bu dünyayı ıslah etmek ise dünyayı yaşanmaz hale getiren sizler değil misiniz? Havayı ve çevreyi hoyratça kullandınız, kirlettiniz, kana buladınız. Şimdi bu dünyada başkalarının da yaşamakta olduğu yeni mi aklınıza geldi? Çevreyi katletmeyi, havayı, suyu kirletmeyi durdurun, kan akıtmaktan vazgeçin, ifsat programlarınızı çöpe atın. İnsanlığın sizden başka bir beklentisi olmaz. Dünyayı ıslah etmenin yolu budur. “Tek Dünya” sloganı devletlerin sınırlarının kalkacağı anlamına kullanılmışsa, bu kirli emelinize bugüne kadar ulaşamadınız, bundan böyle de asla ulaşamazsınız. Bizlerde satanlara vatanımızı feda edecek niyet ve tutumlara yer yoktur.
“Tek Aile” deyimi ile kendi kokuşmuş aile düzeninizi bizlere de benimsetmek ise bu şeytanca fikri asla kabul edemeyiz. Biz ülkemizde gaflete düşerek imzaladığımız İstanbul “Sözleşmesi”ni, eğitime kadar soktuğumuz “Toplumsal Cinsiyet” kavramını ve aileyi içten çökertici düzenlemeleri değiştirerek düzeltmenin çabasındayız. Bu şeytanca fikirleri asla kabul etmeyiz.
“Tek Gelecek” kavramı, kararttığınız dünyanın geleceğini kurtarma amaçlı ise bu sizlerin sonsuz ihtiraslarınızdan vazgeçmenize, şeytanca planlarınızı çöpe atmanıza, sömürü çarklarını durdurmanıza, diğer insanlara insan gibi muamele yapmanıza bağlıdır. İnsanların tertemiz beslenme zincirini değiştirip yapay gıdalarla kendinize bağımlı hale getirme fikrinden vazgeçin. İnsanları tek merkezden yönetecek ifsat teknolojilerinizden vazgeçin. İnsan fıtratı ile oynamayın.
İklim değişikliği hakkındaki dayatmalarınızı, sizin dışınızdaki devletlere üç-beş milyarlık yardımlarla istediklerinizi yaptırma fikrinizi de size iade ediyoruz. Siz tertemiz dünya iklimini ve çevreyi kirleterek değiştirmekten vazgeçerseniz sorun kalmaz.
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın kendine has üslubu ile bu minval üzere çıkışlar için bir fırsat yakaladığını düşünüyorduk. Beklentimiz bu yönde idi.
Lakin:
Zirve sonunda kendi yaptığı basın toplantısından anladık ki, boşuna bir beklenti içine girmişiz. Kendi ifadesine göre G20 zirvesinde varılan şeytani sonuçların tümünü şartsız ve kayıtsız imzalamış. İmzalamakla kalmamış, bu ifsat programlarının hayata geçirilmesi için gayretle çalışacak ülkelerin en başlarında olmaya sözler vermiş.
Kendisi imam hatip mezunu. Ekonomist. Dini konularda “dinde güncelleme” konusu dahil, nassların işaretlerini su gibi ezberlemiş, vatan, millet, bayrak, ezan, insanlık denildiği zaman aslanlar gibi kükreyen, kallavi tecrübe sahibi bir şahsiyet.
Bunlara rağmen küresel satanların insan fıtratına aykırı çarpık fikirlerini, yurdunda tartışmadan, kamuoyuna açmadan, uzmanlardan rapor almadan, istişare etmeden nasıl kabul ettiğini anlamak mümkün değil. Attığı imzalar sadece bugünü değil, bir milletin istikbalini bağlayıcı özelliktedir. Vatan’ın Satan’a feda edilmesi demektir.
Bu Satanlara haddini bildirecektir şeklindeki beklentilerimiz yıkıldığı gibi, bunları nasıl kabul ettiğini anlamak mümkün değildir.
Asla mümkün değildir.
SEL GELİYOR!
Satanlar melek kılığına girmiş,
Sarılmışlar evrensele, küresele.
Hepsinin ifsat niyetleri birmiş:
“Verilecek bütün yer küre sele”