Van yolculuğum

Abone Ol

İran sınırına dayanan Doğu Anadolu Bölgesi ndeki bu şirin ilimiz, 500 bine yaklaşan bir nüfusa sahip İlçe, belde ve köyleriyle birlikte 1 milyon civarında 11 ilçesi var. Yüzölçümü 19069 km. kare Son 10 sene içinde birçok köy güvenlik gerekçesiyle boşaltıldığı için Van da ciddi bir nüfus patlaması yaşanmış.

Van ilimiz, dağ ve tepeler ile Van Gölü arasındaki düz bir arazi üzerinde kurulmuş. Suyun "hayat" anlamına geldiğini, burada çok belirgin şekilde şahit oluyorsunuz. Van Gölü ne yakın araziler sulak ve verimli iken, gölün geri tarafındaki araziler çorak, dağlık ve verimsiz Engebeli ve dağlık arazi yapısı sebebiyle, ancak yüzde 6.5 luk alanda ziraat yapılabiliyor. Yörenin en belirgin geçim kaynağı tarım ve hayvancılık iken, bu saha bugün çok düşük bir düzeyde seyrediyor. Halk, sınır ticareti ağırlıklı bir geçim yoluna yönelmiş.

Van a; Muş, Bitlis, Tatvan istikametinden gidiyorum. Dağlık araziler... Van gölü içindeki adalar Şehre 10 km. kala Van Gölü kenarında şirin bir ilçeye ulaşıyoruz: Edremit... Balıkesir Edremit le benzeşen yönleri var.

Şehre girerken beni Yaşar Gündüz kardeşim karşılıyor. AGD Van Şube Başkanı Kedi anıtının yer aldığı kavşakta buluşuyoruz. "Van kedisi" bu ilin sembolü haline gelmiş. Cana yakınlığı ve iki gözünün de farklı renklerden oluşması en başta gelen özelliği Sahibine bağlılığı ve insan davranışlarını taklit eden bir hayat yaşaması ile temayüz etmiş. İlk durağımız Şeker Pansiyon Burasını AGD işletiyor. Van da parmakla gösterilen ve "marka" haline gelmiş bir müessese Temizliği, etüt salonları, mescidi, yemekhanesi, yatakhanesi, bilgisayar odaları, Van Gölü ne nazır terası ve güleryüzlü  personeliyle, öğrenciyi ders çalışmaya teşvik eden bir görüntüsü var. Sıcak atmosferi ve taahhütlerini yerine getirmesiyle şehirde itibarlı bir yere sahip.

AGD kadrolarıyla Pansiyon un terasında bir araya geliyor, sıcak, samimi ve seviyeli bir sohbet gerçekleştiriyoruz. Engin bir tecrübeye sahip olan Yaşar beyle, derneğin işleyişi konusunda yaptığımız çalışma oldukça zevkli geçiyor.

Yaşar Gündüz beyle çevreyi geziyoruz. Van daki çeşitli okullarda idarecilik yapmış Haşim Bayrak ve Turizm Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi  Mehmet Kimya beyler de bize eşlik ediyorlar. Hazır bir Turizm rehberi bulmuşken, ilk durağımız Van ın ilk kurulduğu yerler oluyor. 1915 te Ermeni ve Ruslar tarafından soykırıma tabi tutulan ve göçe zorlanan Van, o dönemde büsbütün boşalıyor. Van ın ilk yerleşim yeri olan bu bölgeler şimdi harabe gibi O zaman topraktan yapılan evler kar ve yağmurlar altında eriyerek girintili çıkıntılı görüntüler oluşturmuş. Medreseler ve Said-i Nursi nin inzivaya çekildiği Horhor Camii metruk durumda Burada hâlâ restorasyonla kurtarılabilecek yapılar mevcut. Ayakta kalabilen yalnız iki cami var: Kaya Çelebi Camii ve Hüsrev Paşa Camii. İkincisinde, son haftalarda cuma namazı kılınmaya başlanmış. Bu camilerin kesme taşları Ahlat tan getirilmiş. Zaman geçtikçe daha da sertleşebilen taşlar. Camilerin pencere  duvarlarının kalınlığı 2 m.yi buluyor. Cami yanındaki kümbetler bakımsız ve yıkılmaya terkedilmiş. Keşke, tarihi eserlerimizin kıymetini bilebilseydik

Bundan sonra Van Kalesi ni gezmek istiyoruz. Yol güzergahında Abdurrahman Gazi Camii ve Türbesi var. Burası bakımlı ve restore edilmiş. Yanındaki mezarlık da korumaya alınmış. Fatiha ve İhlas surelerini okuyarak yolumuza devam ediyoruz.

Van Kalesi girişi Solda örnek bir eski Van evi Tamamen çamurdan yapılmış. Van Kalesi nin önüne geliyoruz. Burası uzun süre Urartu Uygarlığı na başkentlik yapmış. Kale, M.Ö 834 yılında Urartu kralı Sardur tarafından yaptırılmış. Urartular, M.Ö 900-600 yıllarında bölgede etkin konumdaymışlar. Van Kalesi nin başkent olduğu zamanki ismi "Tuşba". Kale nin pek çok yerinde pişmiş toprak kullanılmış ve toprak aralarına yerleştirilen fırınlanmış ağaçlarla sağlamlaştırılmış. Kale de 12 mezar odası, Açık Hava Tapınağı ve çivi yazılı kitabeler var. Çeşitli dönemlerde burada Romalılar, Mervanoğulları, Akkoyunlular, Safeviler yaşamış. Daha sonra da Osmanlılar ın hakimiyetine girmiş.

Şimdi, Van Gölü iskelesindeyiz. Deniz iskelelerine benziyor. Buradan, Tatvan, Edremit gibi ilçelere feribot seferleri yapılıyor.

Van Gölü nün yüzölçümü 3.733 km.kare Ortalama derinliği 100 m Bir üçgene benzeyen gölün uzunluğu 120 km.yi buluyor. Vanlılar bu göl için "deniz" tabirini kullanıyorlar.

Van Gölü nün suyu sodalı ve tuzlu. Sinüzit, cilt hastalıkları ve yaralara iyi geliyor. Adeta, bir şifa kaynağı

Rehberimiz Mehmet Kimya beye, basında sık sözü edilen Van Gölü canavarını soruyorum. Diyor ki. "Akdamar da canavar figürleri var. Halk bunların psikolojik etkisinde. Suyun hareketlerinden oluşan şekilleri  kendine göre yorumluyor. Görüntü kayıtlarında  bir netlik söz konusu değil... Araştırmalar da bir sonuca ulaşmadı."

Van yolculuğum konusunda, daha anlatılacak çok şey var. İnşaallah, daha sonra devam etmeye çalışacağım.