Ezanlar özgürlüğün istiklal marşıdır. Salalar genel de sevincin özelde ise üzüntünün paylaşımıdır. Cuma akşamları ve bayram arifelerinde okunan salalar manevi sevince işaret ederken; cenazelerde okunanlar ise son nebi’nin de bu dünyadan göçtüğünü hatırlatarak sabrı hatırlatmaktır. Ancak sadece bunlar değildir ezan ve salaların üstlendiği rol.
Ezanların varlığı ve okunuşu üzerine birçok tartışma yaşadı bu ülke. Peygamberi okuyuş tarzı yasaklanarak veya terk edilerek Türkçe okutmalar yapıldı. Yeni oluşturulan yaşam alanlarında, mahalle ve semtlerde cami alanları oluşturulmaması; ezanın sesinin kısılması ya da cami içerisinde okutulması gibi bir dizi operasyonla karşı karşıya kaldı ezanlar.
Tarih ve sosyoloji okumamış örf ve geleneğin dindeki yerini bilmeyen bir takım dindar geçinen kimselerde; ezanın okunuş şekline ve salaların bidat! Oluşuna kafayı taktılar. Bazıları minarelerin bidat olduğunu söylediler. Oryantalist hedeflere hizmet ettiler. Hâlbuki tüm güçleri ile İslam’a ve Müslümanlara saldıran Müşrik/Batılılar; ülkelerinde yüz binler Müslüman yaşamasına rağmen minare ve cami mimarisi tarzında yapılara izin vermiyorlar. Ezanın hoparlörden sesli okunmasını yasaklıyorlar. Niçin!
Ezanlar; Allah’ın varlığının ve birliğinin ilanıdır. Hz. Peygamberin dindeki rolünün yüksek sesle hatırlatılmasıdır. İdeolojilerin çöplüğüne dönüşen 20.yy.da kurtuluşun İslam’da olduğunun haykırılmasıdır. Ezan; Müslüman olduğunu söyleyenleri namaza çağıran; kutlu sözdür. Bir beldenin Müslüman olduğunu gösteren tapu; ezan ve minareler. Göklerin süsü/ziyneti yıldızlar; yeryüzünün süsü ve ziyneti minareler.
Namaz Mekke’de farz oldu ama ilk ezan veya ezanlar hicretten sonra Medine’de okundu. Müslümanlar 3 yıla yakın ezansız namaz kıldılar. Çünkü özgürlükleri yoktu. Ama hicret sonrası sosyal, siyasal ve ekonomik özgürlüklere sahip olunca, bunun ilk işareti mescidin inşa edilmesi ve ezan okunmasıdır.
Vaktinde okunan ezan ve salalar olduğu gibi vakitsiz okunan ezan ve salalar da vardır. Vaktinde okunanlar namaza çağırırken vaktinde okunmayanlar direnişe çağırmaktadır. Kutsal değerlerin korunması için kıyama davet etmektedir. Fransızların Maraş’ı işgal ettiklerinde öyle olmuştu; ezan ve salalar içtima borusu rolünü üstlenmişlerdi… vatanın, mabetlerin, bayrağın, can ve namusun korunması için direnişe çağırmaktı; vakitsiz okunan ezanların rolü.
Şimdi de ezanlar ve salalar vakitsiz okunuyor. Müslümanların birliğine, dinine, bayrağına, vatanına, iffet ve onuruna yönelik suikast ve kalkışmayı önlemek adına meydanlara davet ediyor; vakitsiz ezanlar.
Müslümanların direniş türküsü, özgürlük marşı ve nebinin (s) kutlu sözü; Ezan.