Bu gün dünyada en çok anılan, milyonlarca minareden "Eşhedü enne Muhammeden Rasülüllah" diye ilan edilen Sevgili Peygamberimizdir.
Yetmiş milyon Türk milletinin İstiklal Marşına aldığı,
"Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeli
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli." dediği, dua ettiği, bu Ezan-ı Muhammedinin bir an kesilmemesi için canını ortaya koyduğu, Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellemdir.
Bin dört yüz yıldır O nun adı Yaratanımızın adıyla birlikte anılmaktadır.
Çünkü O nu yaratan ve Peygamber olarak gönderen Allah Celle Celalühü, O nun hakkında " Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi buyurmuş (İnşirah 49)
Rabbimiz tarafından adı/şanı yüceltilenlerden biri de İbrahim aleyhisselamdır.
Bir gün Rabbine yönelmiş ve "Sonra gelenler arasında bana doğruluk dili kıl. (Geride kalanlara hoş bir sada bırakayım.) diye dua etmiş. (Şuara 84)
Dille duasını yaparken elleriyle de Kâbe yi yapmaya devam etmiş ve kıyamete kadar gelecek Müslümanların birleşme ve kıyam etme yeri yaparak dünyanın en değerli vakfını bırakmış.
Oğluyla beraber yaptığı vakfın kabul edilmesi için Rabbine dua etmişler. "Hani İbrahim Beyt in/Kâbenin temellerini (oğlu) İsmail le yükseltirken "Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur. Şüphesiz Sen işiten ve bilensin" (demişlerdi)." (Bakara 127)
Mekke deki Kâbe, Hz. Adem in inşa ettiği, dünyada en eski vakıf mabettir. Rabbimiz "Şüphesiz insanlar için ilk kurulan ev, Bekke (Mekke) deki evdir. Alemlere hidayet ve bereket için kurulmuştur." buyurmuş (Al-i İmran 96)
Hz. Ömer, Hayber in fethinde sehmine düşen hurmalıkları görünce Sevgili Peygamberimize gelmiş ve "Ya Rasülellah, bu güne kadar bana bu kadar hoş gelen bir mal isabet etmemişti. Ben, bu güzel malla Allah a yaklaşmak istiyorum" der.
Sevgili Peygamberimiz de "İhbis asleha ve sebbil semeraha" Yani malın aslını tut, gelirini "Sebil" yap" buyurmuş ve Hz. Ömer in bu sevimli malını vakıf yapmış. (Darakutni, Sünen 4/186-193, hadis 5,6,12,17, İbni Huzeyme, Sahih 2/49, hadis 2388)
Topluma, kurtlara kuşlara faydalı olsun diye yapılan vakıflara "Sebil" de denir. İşte bu hadisi şeriften almıştır ismini.
Tarihimizde vakıf hukuku hakkında ilk eseri yazan Hassaf, Ahkam-ül evkaf sayfa 1 de Sevgili Peygamberimizin ilk vakfettiği mal, Muhayrık isimli bir Yahudinin malıdır.
Müslümanların safında Uhud harbine katılan Kaynuka Yahudi hahamlarından Muhayrık için Sevgili Peygamberimiz "Yahudilerin en hayırlısı Muhayrıktır" demiş. Muhayrık ölürken mallarının velayetini Sevgili Peygamberimize bırakmış. (Bak İbni Sa d, Tabakatı Kübra 1/502, İbni Hişam, Siyre 2/88)
Bütün peygamberleri örnek alan ecdadımız, tarih boyunca cami yaparak halkı beş vakit bir araya getirmişler, aynı yöne yönelmişler, omuz omuza vermişler, araya şeytanlaşmış insanların girmesine, tefrika çıkartmasına izin vermemişler.
Mektep ve medrese yaparak halkın eğitimini parasız olarak yapmaya çalışmışlar.
Dâr-üş-Şifalar, hastaneler yapmışlar fakirlerin parasız tedavisi yapılırken işten kaldığı günlerin parasını da vermişler.
Yol ve köprüler yaparak toplumun ulaşımını kolaylaştırarak cennete yol aramışlar.
Yol boyuna Kervansaraylar yaparak Müslüman kafir ayırımı yapmadan parasız konaklama sağlanmış ve ticaretin gelişmesine katkıda bulunmuşlar.
Köy ve şehirlerin temizliği, aydınlanması için kurulan vakıfların yanında fakirlerin kirlerinden temizlenmesi için vakıf hamamları yapmışlar.
Vakıf hanlar kurarak ülke ve uluslar arası ticaretin serbest alışveriş merkezlerini oluşturmuşlar.
Bütün bunlarla "İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olanıdır" hadisiyle tarif edilenler arasına girmeyi hedeflemişler. (Kenz-ül ummal 16/171 hadis 44154)
Mimar Sinan yaptığı eserlerle anılırken Baki de bir mısrasıyla anılmaya devam ediyor.
Hani Baki:
"Avazeyi aleme Davud gibi sal
Baki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş" demiş.
Bâkî nin bu mısraını bilmeyenimiz çok az. Demek ki çok yazmak, çok söylemek önemli değilmiş. Önemli olan faydalı, güzel, anlaşılır, ikna edici ve kalıcı söz söyleyebilmektir.
Koca Ragıb Paşa: "Eğer maksud eserse mısra-i berceste kâfîdir
Acep hayretteyim ben seddi İskender hususunda"
Yani: "Eğer gaye, hedef, bir eser meydana getirmekse mısra-ı berceste/ güzel bir mısra bile yeterli. Çünkü İskender in yaptığı o ünlü seddin yerinde yeller eser" diyor.
Kalıcı bir iziniz, sesiniz, eseriniz olsun.
Malla yapılan ibadet olan vakıf malları mülkiyeti Allah a, menfaati yaratılmışlara tahsis edilen mallardır.
Vakıf malının mütevellisi o malı vakfedenin koyduğu şartların dışında kullanamaz, satamaz, bağışlayamaz.
Sevgili Peygamberimiz, "Kişi ölünce amel defteri kapanır. Ancak üç kişinin amel defteri kapanmaz. Sadaka-i cariye (Mektep, medrese, üniversite, köprü, yol, hastane, çeşme, imaret, aşhane vs.. gibi toplumun her kesimine karşılıksız hizmet götüren kuruluşlar), bıraktığı ilim ve yetiştirdiği salih evlat." (Müslim, Sahih, Vesaya Hadis 1631)
"Bende bunların hiç biri yok" demeyiniz. Yapılan camilere medreselere bir tuğla parası, ilim hareketlerine bir kalem veya kitap parası vermekle, burslara, kurslara katkıda bulunmakla hem sadak-i cariye hem ilim hareketlerine katkıda bulunmuş olursunuz.