Küçük cemilerde minberlerin kürsü tipinde yapılmasını bir iki gazetede yazarak teklif etmiştim. Bunun için de Güneydoğu’daki camilerimizin bazılarında olduğu gibi Medine camilerindeki minberlerin örnek alınabileceğini dile getirmiştim. Fakat bu konuda yalnız kalmışım galiba. Bir kişinin yazmasıyla bir hareket oluşmuyor demek ki. Bu nedenle yeni bir şekil ortaya koymak icap ediyor.
Mademki camilerimiz ortasını bölen minberlerden kurtulamıyor, öyleyse hutbe anında cemaatin pozisyonunda bir değişiklik yapılabilir. Bu değişikliği müftülük yaptığım Malkara/Tekirdağ’da, camilere bir yazı çıkararak gerçekleştirmeye çalışmıştım.
Evet! İtiraz edilemez bir gerçektir ki camilerimizin birçoğunda cemaatin birçoğu hatiplerimizi ensesiyle dinliyor. Hitabetin tekniklerini bilenlerin takdir edeceği gibi hatibin sadece sesi değil jest ve mimikleri de bir şeyler anlatır. Öyleyse Cuma günleri ilk sünnetin caminin gerilerinde kılınmalı ve hatip hutbesini irad ederken onun yüzüne bakılmalıdır. Böylece hatibin anlatmak istedikleri daha iyi ve tam olarak anlaşılabilir.
Cemaatin birçoğu sevap olması dolayısıyla birinci, ikinci ve en azından üçüncü safta imama uymak ister; ancak hatibin anlattıklarını iyice anlamak ön saflarda namaz kılmaktan daha sevaptır. Yani hutbeyi daha iyi anlamak için hutbe anında caminin arka tarafları dolacak, ön taraf boş bırakılacaktır. Başka bir ifadeyle cami arkadan dolmaya başlayacak, arkada yer kalmamışsa öne geçilecektir. Belki de sonradan gelenler camiyi öne kadar dolduracak, birinci, ikinci, hatta üçüncü safta yar kalmayacaktır. Ama hatibin anlattıklarını iyi anlama niyeti ön saflarda namaz kılmaktan çok sevap getirecektir.
Vakıa camilerimizin birçoğu dolmuyor; bu nedenle hutbeyi dinledikten sonra farza durulacağı zaman ön saflara geçilebilir. Bu sitil sünnetle farzın ayrı ayrı yerlerde kılınmasına da imkân verecek ve daha çok sevap getirecektir. Bilindiği gibi namazın tüm kıtalarını bir yerde kılmak tenzihen de olsa mekruh, en azından fazla sevap almaya manidir. Hutbe anında öndeki saflar sıkışınca sünnetle farzı aynı yerde kılmak zorunda kalınır.
Bu yazımız vesilesiyle bir kere daha teklifimizi tekrar edelim: Küçük camilerde minberler kürsü tipinde yapılmalı, birinci saftan itibaren herkesin hatibi görerek dinlemesi sağlanmalıdır.