Yoktan yere üretilen mal varlığı tartışmaları, aslında ülkenin en önemli krizlerinden birisinin üzerini örttü. İstikrar masalı başlıklı dünkü yazımızda, en basit doğalgaz kesintisinde çuvallayan hükümetin, enerji politikalarındaki beceriksizliğini dile getirmiş, elektrik alanında dışa bağımlı hale getirilen sanayimizin içinde bulunduğu tehlikeye dikkat çekmiştik IMF tarafından bilinçli şekilde borçlandırılan, en değerli varlıkları yabancılara peşkeş çekilen Türkiye, yönetimdeki basiretsizlik sebebiyle giderek dışa bağımlı ve kaynaklarını kullanamayan zavallı bir ülke haline getirilmeye çalışılıyor. Önceki gece NTV ekranlarında Oğuz Haksever in "Enerji Politikalarımızın" tartışıldığı Karşı Görüş programını seyrettik Programın konukları arasında CHP Milletvekili Tacidar Seyhan, AKP Milletvekili Hüsnü Ordu, Prof. Dr. Ergin Arıoğlu, Milliyet Gazetesi Yazarı Serpil Yılmaz, Prof. Dr. Şarman Gençay ve Tuğrul Erkin gibi isimler vardı
Bize göre programın en can alıcı değerlendirmesini Tuğrul Erkin yaptı Tuğrul Erkin, Türkiye nin iç ve dış borcunun katlanarak arttığını, hiçbir alanda yatırım yapılamadığını belirterek, "Türkiye nin en büyük termik elektrik santrali olan Elbistan ı bile çalıştıramıyoruz Mevcut santrallerin kapasitelerinin artırılması yönünde hiçbir adım atmıyoruz Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla alakalı hiçbir çalışmamız yok Tamamen doğalgaz enerjisine bağımlı bir yapıya doğru koşuyoruz Bu manzara, enerji alanında sağlıklı bir politika geliştiremediğimizin göstergesidir" diye konuştu. AKP Milletvekili Hüsnü Ordu, Türkiye nin enerji alanında yaşadığı krizden çıkarılabilmesi için acilen enerji çeşitlendirilmesi yapılması gerektiğini söyledi ve mevzuatta bu yönde değişiklikler yapılmasının şart olduğunu ifade etti Ordu, enerjiyle alakalı yapılacak düzenlemelerin 5-10 sene sonrasını kuşatacağını, şu anda yapılacak çalışmaların meyvesinin seneler sonra yenilebileceğini dile getirmeye çalıştı
O halde sormak gerekiyor Madem ki, bu sorun yılların birikimidir, daha önceki hükümetlerin enerji konusundaki vurdumduymazlıkları dolayısıyla problemler giderek büyümektedir, iktidara geldiği andan itibaren AKP ülkemizin olmazsa olmaz enerji ihtiyaçları noktasında şimdiye kadar neler yapmıştır Üç sene kısa bir süre değil Hüsnü Ordu, "Enerjiyi çeşitlendirmemiz için mevzuat düzenlemeleri yapmamız gerekiyor Daha aktif çalışmalar yapmamız gerekiyor" şeklinde konuşuyor Peki, şu anda yapılacak düzenlemeler, beş on sene sonra meyve verecekse, orta yerde duran mevcut problem nasıl çözülecek İktidara geldiği günlerde doğalgaz sevkiyatıyla ilgili anlaşmaların bir gün gelip böyle bir kriz doğurabileceğini AKP hükümetinin akıl hocaları bilmiyorlar mıydı İran doğalgaz sevkiyatında tenkisata gittikten sonra başlayan tartışmaların arasında, ülkenin önemli noktalarına "doğalgaz depolama" tesislerinin yapılması konusu da vardı. Hüsnü Ordu, bu tesislerden birinin Silivri de devam ettiğini, Haziran ayı nda faaliyete geçeceğini söyledi Madem ki, böyle bir tesis ortaya çıkacak bir krize küçük çaplı da olsa fayda sağlayacaktı, neden koskoca üç sene içinde planlama yapılmadı, çalışma yapılmadı Bir haftalık dönem içinde doğalgazları kesildiği için milyonlarca dolar zarara uğrayan sanayicilerimizin, işadamlarımızın, emekçilerimizin günahı neydi AKP hükümetinin kriz bütün derinliğiyle ortaya çıktıktan ve herkesin canını yaktıktan sonra ürettiği depolama tesisi çözümü, yumurta kapıya dayandıktan sonra akıllarının başlarına gelmesinden başka bir şey değil Karşı Görüş programında yapılan tartışmalardan çıkardığımız sonuç şu: Yenilenebilir enerji konusunda Türkiye de hiçbir şey yapılmıyor
Termik elektrik santrallerinin üretim kapasitelerinin artırılması ve daha verimli hale getirilmesi noktasında hiçbir çalışma yok Su cenneti olmamıza rağmen hidro elektrik santrallerinin kurulması bilinçli şekilde engelleniyor Ve can alıcı soru: Enerji kaynaklarını kullanmayan, enerjide dışa bağımlı hale getirilen Türkiye, nasıl büyüyecek