Vah memleketim!

Abone Ol

Şu ana kadar TRT ye iki kez resmi olarak işimiz düştü. Birincisinde, üniversitedeki stajımız dolayısıyla. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünde okuyorduk ve okulumuz üçüncü ve dördüncü sınıflarda bir aylık zorunlu staj istiyordu. O günlerde memlekette başka bir televizyon kanalı bulunmadığı için, resmi olarak evraklarımızı TRT ye gönderdiler. Staj yapacağımız bölümü, program yapımcısını bulduk. O kadar hevesliydik ki, Ortaköy de Boğaz a nazır TRT stüdyolarında bir ay boyunca meslekî bilgilerimize, bilgi ekleyeceğimizi sanıyorduk. Ama, yanılmışız. Program yapımcımız, "Bizim işimiz hep dışarıda, seni de götüreceğimizi zannetmiyoruz. Sen düzenli olarak buraya gel, imzanı at, bir ay sonra değerlendirmeni biz yaparız" deyince, dünya başımıza yıkıldı. Bu diyalogdan sonra, TRT ye zaten üç kez ya uğradık, ya da uğramadık

Nereye geleceğiz Gazetelerde TRT ile ilgili garip bir yolsuzluk haberini okuyunca, bizim de eski anılarımız tazelendi. Birileri, bin 200 dolarlık Bollywood filmlerini, tanesi 20 bin dolardan TRT ye okutmuş. Yani, kendi değerinde beş para etmeyen filmlerin, yüksek değerden TRT ye satılarak, kurumun yoktan yere zarar ettirilmesi olayı. Bollywood filmlerini bilirsiniz Hani, bir erkek ve kadın sanatçının biteviye dans ettikleri, sürekli şarkı söyledikleri, neyi anlattığı belli olmayan Hint filmleri Senaryo yok, aksiyon yok, konu yok Bir stüdyo ayarla, tek planda 10 dakikayı çek, araya birkaç diyalog ekle. 120 dakikalık filmi, iki günde tamamla. Bin 200 dolar, bu filmler için çok bile

Aylarca başına bir genel müdür bile atayamadığımız bürokratik oligarşinin çiftliği TRT nin neden yerlerde süründüğünü anlatmak için uzun söze gerek yok. Milletin seyretmeyeceği filmlere bile yüzbinlerce doları bayılan bir kurumun sağlıklı işlediğini kim iddia edebilir

Buradan, sıcak bir tartışmaya gelmek istiyoruz. Malum, bugünlerin sıcak gündemi başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılması meselesi Konuyla ilgili değişik platformlarda, değişik televizyon kanallarında herkes bir şeyler anlatıyor. TRT ekranlarında da yayınlanan bir tartışma programına önceki günlerde Gazeteci-Yazar Fatma Karabıyık Barbarosoğlu katılmış. Barbarosoğlu başörtülü bir hanımefendi kardeşimiz. Birileri veryansın ediyor... Neymiş TRT ye bu haliyle çıkamazmış Türbanlı konuk olmazmış

TRT, bu ülkenin kurumu değil mi Darbe çığırtkanı, entel-dantel olanı, soldan çarklıların tamamı, liboşu, demokrat geçineni, kartelcisi, ulusalcısı TRT yi mesken tutacak, türbanlı bir yazar, sosyolog fikirlerini TRT de anlatamayacak öyle mi TRT, bu milletin tamamının vergilerini, elektrik faturalarından alınan zoraki kesintileri kullanmıyor mu TRT, kendilerine dokunulmaz zırhlar icat eden, soldan çarklıların, dinozorus fikirlilerin milleti dönüştürmeye çalıştığı bir geyik muhabbeti merkezi mi Vah, memleketim vah!