Tuhaf bir dönemeçteyiz. Koca ülke bir pazar halini almış.
Partilerde şirket olmuş. Fikir ticareti de değil yapılan. Vaad pazarlamacılığı.
Yaptıklarını ve yapmadıklarını konuşmanın korkağı bir iktidar, ne istediğini
bilmez bir muhalefet, bana dokunmayan yılan güzellemesinin gölgesinde bir
yavru muhalefet horoz dövüşüne tutuşmuş. Bizi de ülke olarak seyirci yapmışlar.
Ağzımız açık izliyoruz. Tüccar ağzı bile denmeyecek bir ağızla bize yalan
pazarlayanlara hatırlatmakta fayda var. Aldatan bizden değildir ya da tartı
da adaletsizlik yapmayın! emrini başucumuza iliştirmekte fayda var.
Biz de ilginç bir dönüşüm yaşadık aslında. Dünün dine dil
uzatanların boynuna sarılan eller, bugün enflasyon oranında faize yatırdığı
parayı sayar olmuş. Kendi hırsının kurbanı olan babalar söz hakkı olmayan
çocuklarının geleceğini kuru gürültü laf kalabalığına tercih eder hale gelmiş.
Kendini yanlışı bile bile savunmak zorunda hisseden çakma avukatlar, fikir
duvarlarının bir gün bu ahmaklığın karşısında kıyama kalkacağını unutmuş
olmalı.
Akıl sahiplerinedir bu acizane kardeş tavsiyelerim;
Yanlışı savunmak zorunda değilsiniz! Takım tutar gibi
siyaset gütmek, amansız ve amaçsız bir şekilde tapınmak, hataya düşenin
itikadına kefil olmak zorunda değilsiniz!
Yaratıcının istemediği bir şeyi talep ederse anne ve
babanıza bile itaat etmek zorunda olmadığınız bir sistemin mensubu olarak,
yaratılmışların ardından bu kadar ivazsız yürümek zorunda değilsiniz!
Başkasının yalanını üstlenmek, vebalinin altına girmek
zorunda değilsiniz!
Akıl nimetinin en büyük nimet olduğunu sakın aklınızdan
çıkarmayın. Zekanızla dalga geçenlerin karşısında dik durabilmek adına hâlâ,
azıcık şahsiyetiniz kaldıysa Kalkın kıyama! Bir sorun Allah aşkına;
Madem bu kadar büyüdü bu ülke neden hâlâ ay sonunu
getiremiyoruz biz Refah seviyemiz çok yüksek madem suç oranları neden bu kadar
arttı ve neden boşanıyor bunca çift, neden dağılıyor aileler
O kadar ürettiğimiz şey var madem, bu fabrikalarda(!) kaç
işçi istihdam ediyoruz Ediyoruz da işsiz sayımız neden her geçen gün artıyor
Her ile üniversite açarken ki amaç ülkedeki işsizler güruhuna okumuş insan
kazandırmak için miydi Kars ilinde Marmaray ı, Karaman da üçüncü köprüyü
hayırlamanın mantığı neydi Seçilmiş üç-beşin yaşam standardını 80 milyonun
standardı mı zannediyorsunuz yoksa
Çok soru sorarım daha fakat şu aralar çok sık
kullanmadığımız zekâmıza halel gelsin istemem.
Ama bir listem var benim. Saklıyorum. Ekliyorum.
Bu ülkenin geleceğini yakma pahasına geçmiş satanları,
İçi boş vaad satanları, yalan satan, kelime
satan, kurşun satanları
2012 de Arakan Budistlerine silah satanları, ülkemin
verimli toprağını, kâr eden kurumlarını satanları, içi boş müfredatıyla
gençlerin zihinlerini satanları, AB Bakanlığı vebalini omzumuza yükleyerek
ahlaksızlık satanları, bir neslin geleceğini satanları, yıllar sonra Anzaklara
boğazı peşkeş çekip ecdadının haysiyetini satanları
Kuru sıkı silahlarla tetikçilik yapanları, sözcüklerden
ilmek yapıp vicdanı asanları..
Gazze de kan, Bangladeş te idam satanları, Rabia
meydanında İhvanı satanları, Irak ta ve Suriye de çocukların sıcağını
satanları, Arakan da ülkelerin sınırlarını satanları! (tüm bunların iktidarla
ne alakası var demeyin sakın. Kalbinizi kırarım. Engel olamasa bile, tepki
zulmün hamisi Avrupa dan medet ummak olmamalıydı. Bugün bile Mursi için
Amerika da bulunan heyet laf arasında(!) konuyu açacakmış. Ben demiyorum. Sayın
Cumhurreisin açıklaması. Çemkirmeden önce iki dakika gerçeğin peşine düşün diye
hatırlatıyorum)
Ey vicdan sahipleri! Allah aşkına aklınıza ve fikrinize
müsaade edin bir anlığına. Tefekkür nimetinden tadın azıcık. Bu tat hoşunuza
gidecektir. Sitem modunda takılı kaldığımı düşünenler olabilir. Gördüklerimi ve
görmediklerimi paylaşmam lazım. Yaptıklarımız\yazdıklarımız kadar
yapmadıklarımızın da\yazmadıklarımızın da vebali olduğunu düşünenlerdenim.
Yoksa bana ne
Nasıl olsa Mahşer var. Onu da inkâr edemezler ya
Kalbinizin sahibine emanet olun..
Eyvallah!!!