ANAYASA Uzlaşma ya da Mutabakat Komisyonu çalışmalara
başlayamadan dağılmış. Bana göre beklenen bir sonuç ortaya çıktı. Çünkü daha
işin başında uzlaşmak için değil uzlaşmamak için bir araya gelen temsilcilerin
mutabakat sağlayarak yeni bir anayasa yapmaları mümkün değildi. Yani, Anayasa
Uzlaşma Komisyonu nun görevi yeni bir anayasanın nasıl yapılabileceğini değil,
yapılamayacağını göstermekti. Daha komisyon oluşmadan partiler kendilerine göre
kırmızıçizgiler ilan etmiş, katı bir tavır takınmışlardı. Böyle olunca uzlaşma
masasının devrilmemesi mümkün değildi. Meseleye bu açıdan bakıldığında ortada
kesinlikle insanı şaşırtan, sürpriz bir durum yok, beklenen bir sonuç söz
konusu. Geçen dönemde de yeni bir anayasa yapmak için komisyon oluşturuldu,
uzun süre çalışıldı hatta bazı maddeler üzerinde anlaşma sağlandığı ilan
edilmiş olmasına rağmen üzerinde uzlaşılan 60 maddenin hayata geçirilmesi bile
mümkün olmadı. Yeni bir anayasa hazırlanması hususunda uzlaşma iddialarının
samimi olmadığı görüldü. Başarısızlıkla sonuçlanan geçen dönemde 60 madde
üzerinde uzlaşıldığının ilan edildiği günlerde bile Meclis te temsil edilen 4
partinin mutabakatı ile yeni bir anayasa yapmanın mümkün olmayacağını bu köşede
dile getirdim. Aynı düşüncemi bu dönem için başlatılan yeni anayasa hazırlama
çalışmalarının gündeme gelmesi ve komisyon kurulmasının ardından da ifade
ettim. Keşke yanılmış olaydım da yeni bir anayasa hazırlanabilmiş olaydı. Bu
bakımdan artık Meclis te temsil edilen partilerin uzlaşması ve oy birliği ile
yeni bir anayasa yapmak ya da yapıyor görünmekten vazgeçerek bunu en çok
isteyen bir ya da iki partinin uzlaşması ile yeni bir Anayasa yı Meclis ten
geçirerek halkoyuna sunmaktan başka bir yol yoktur. Olduğunu söyleyenler ya
hayal âleminde yüzüyorlar ya da bunu yaparken halka, Biz istiyoruz ama diğer
parti ya da partiler istemiyor görüntüsü vererek oyalamaya çalışıyorlar.
Bu noktada iktidar yanlısı medyanın ifade ettiği gibi CHP
masayı devirmiş ya da masadan kaçmış ise diğer iki parti ya da birisi ile
anayasa hazırlama çalışmalarını sürdürmek gerekmez mi Çünkü CHP nin her
fırsatta tekrarladığı kırmızıçizgilerini koruyarak yeni bir anayasa
hazırlamanın mümkün olmayacağı açıkça ortada idi. Özellikle de başkanlık
sisteminde iktidar partisinin ısrar etmesi durumunda toplanan komisyonun sadece
görüntüden ibaret kalacağı da kimsenin meçhulü değildi. Yani, iktidar kanadı
başkanlık sistemini yeni anayasa için olmazsa olmaz şart olarak sürdükçe, CHP
ve diğer partilerde bu şarta sonuna kadar karşı oldukları sürece komisyon kurulması
bile gereksizdi. Kaldı ki, bazı partilerin başkanlık sistemini Cumhurbaşkanı
Erdoğan ın şahsı ile birlikte algıladıkları, olaya, Erdoğan ı başkanlık
koltuğuna oturmayacağız noktasından baktıkları sürece daha işin başında yeni
bir yol haritası çizilmesi, yeni anayasanın hazırlanmasını 4 partinin
uzlaşmasına bağlamaktan vazgeçilmesi gerekiyordu. Bu arada Cumhurbaşkanı
Erdoğan ın komisyon kurulması ile birlikte başkanlık sistemi ile ilgili bir
kampanya başlatması, bunun için Anadolu yu dolaşacağını ilan etmesi de başta
CHP olmak üzere diğer partileri rahatsız etmiş olabilir.
Gelinen noktada daha önce de belirttiğim gibi ya
başkanlık sistemi bir süre rafa kaldırılmalı ya da bu işi iktidar partisi
bulacağı dış desteklerle halletmelidir. Bunun da ülkede ciddi sıkıntılara yol
açacağı, zaten gergin olan siyasi ortamı daha da gereceğini görmek gerekiyor.
Hemen belirteyim ki, iktidar partisi başkanlık sisteminden vazgeçmiş olsa bile
4 partinin her konuda mutabakatı ile yeni bir anayasa hazırlamak mümkün
olmayacaktır. Çünkü başkanlık sistemi ile ilgili tavır ön planda tutuluyor ama
özellikle CHP nin özgürlükçü ve sivil anayasadan anladığı ile iktidar kanadı
ile iki partinin anladığının aynı olmadığını düşünüyorum. Ancak, Anayasa
Uzlaşma Komisyonunun daha işin başında dağılmış olması en azından zaman kaybını
önlemiş oldu. Olayı masa devrildi gibi tanımlamanın da anlamı yok. Çünkü
kurulmamış masanın devrilmesi söz konusu olabilir mi