Gündem

Üzerimizden silindir geçti

Üzerimizden silindir geçti

Abone Ol

TÜİK‘in açıkladığı büyüme rakamları, Başbakan Erdoğan‘ın "Kriz teğet geçti" açıklamalarının doğru olmadığını ispatladı. Resmi rakamlara göre Türkiye yüzde 14 daha fakirleşti.

Halkın, ekonomik sorunlar bir yana bırakılarak suni gündemlerle oyalandığını belirten Yülek, darbe tartışmalarının ekonomik problemlerin önüne geçtiğini söyledi. Hükümetin krizi ciddiye almadığını kaydeden Genel Başkan Yardımcısı Yülek, AKP‘nin iktidara geldiği günden bugüne kadar ciddi bir ekonomi programının olmadığını, IMF programlarını uyguladığını belirtti.

Bütçe açığının 2009‘un ilk beş ayı itibariyle 20 milyar TL‘yi geçtiğine işaret eden Yülek, yıl sonuna kadar bu açığın 50 milyar TL‘yi aşacağını kaydetti ve "Türkiye ekonomik krizi bütün ağırlığıyla yaşıyor" diye konuştu. Demokrasiye karşı suç işleyen herkesin sivil mahkemelerde yargılanması gerektiğini de ifade eden Yülek, "Ordu içinde bir takım cuntalar teşkil ediliyorsa elbette sivil mahkemelerde yargılanmalıdırlar" dedi.

Saadet Partisi Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, önceki gün TÜİK‘in açıkladığı büyüme rakamlarını değerlendirdi. Yülek, Başbakan Erdoğan‘nın ‘kriz teğet geçti‘ açıklamasını eleştirerek, bu gün ortaya çıkan rakamların Başbakan Erdoğan‘ı yalanladığını kaydetti. Yülek krizin dünyada en çok etkilediği ülkeler sıralamasında Türkiye‘nin 4‘üncü olduğunu da dile getirdi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yülek, TÜİK‘in önceki gün açıkladığı büyüme rakamlarını ele alarak, hükümeti eleştirdi. Büyüme rakamları yerine esasen küçülme rakamlarının açıklanması gerektiğini kaydeden Yülek, "Büyüme yok, küçülme var. Büyüme zenginliği ifade eder. Küçülme fakirleşmeyi ifade eder. Dün ilan edilen rakamlara göre Türkiye yüzde 13.8 gibi bir küçülme ile karşı karşıya geldiğine göre bunun manası Türkiye yaklaşık yüzde 14 oranında fakirleşti demektir. Eğer biz geçen seneler ile bunu kıyaslarsak fert başına milli gelir, dolar bazında Türkiye yüzde 30 civarında fakirleşmiştir" dedi.

Bunun acısı ileride çıkar

Dünyadaki bütün ülkelere baktığımızda en büyük küçülme sıralamasında Türkiye‘nin 4‘üncü sırada yer aldığını da sözlerine ekleyen Yülek, "30 OECD ülkeleri içerisinde ve 20 tane G20 ülkeleri içerisinde en büyük küçülme Türkiye‘de. Hala Başbakan diyor ki ‘biz en az etkilenen ülkelerden biriyiz‘ Rakamlar ortada. Tabi bu Başbakan‘ın hitabeti ile örtülebilir ama herhalde rakamları değiştirmek de mümkün değil. Türkiye, bunun acısını şimdi değilse bile ilerde uzun süre çekecektir" değerlendirmesinde bulundu.

4 yıl önceki rakamlara dönüyoruz

Erdoğan‘nın ihracat sürekli ihracat rakamları ile övündüğüne de kaydeden Yülek, "Bu küçülme ile birlikte ihracat yüzde 40 azalmış. Başbakan ihracatın yüksekliği ile övünüyordu. ‘Şöyle arttırdık, böyle arttırdık‘ Bizde diyorduk ki ithalat çok daha fazla artıyor. İhracat içinde ithalat ürünleri de çok fazla diyorduk. Şimdi ithalatta, ihracatta düştü. Böyle devam ederse 4 yıl önceki ihracat rakamlarına geri döneceğiz" dedi.

2001‘de 9.1 hükümet düşürdü

Ortaya çıkan sonucun içler acısı olduğunu da belirten Yülek, Türkiye‘nin krizi bütün ağırlığı ile yaşadığını söyledi. "Başbakan‘ın dediği gibi ne teğet geçmiş, ne de bir kurşunun içeri girdiği gibi delip geçmiş, kriz bütün organları parçalamış. Kriz kurşun gibi vücuttan çıktığı zaman tahribatının daha da büyük olacağı aşikardır" diyen Yülek,  ülkenin neden bu hale geldiğini anlattı. Yülek,  "Çünkü hükümet bu işi ciddiye almadı. Bu işi öngöremedi. Esasında AKP hükümeti geldiği günden bu güne kadar ciddi bir ekonomi programının olmadığı ve IMF programlarına sahip çıkarak yürüttüğünü hepimiz biliyoruz. Türkiye 2001 yılında tarihinin en büyük küçülmelerinden birini yaşadı. 9.1 gibi bir rakam hükümeti götürdü. IMF ile anlaşma yapıldı ve AKP 2002 yılının kasım ayında iktidara geldiğinde ne yapacağını şaşırdı. Elinde ciddi bir program yoktu. 2005 yılında tekrar IMF ile anlaştılar. Altı aydan beri IMF ile anlaşma yapalım mı yapmayalım mı diyorlar. Önümüzdeki ay içerisinde IMF ile anlaşma yapacaklardır. IMF‘nin bir kere daha tuzağına düşeceklerdir. 20 defa şifa olmamış bir IMF 21‘inci defa yine olmayacaktır" dedi.

28 Şubatçılar da, 27 Nisancılar da yargılanmalı

Gündemdeki bir başka konu olan darbe tartışmaları ve askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını da değerlendiren Yülek, "İsminin bile geçmesi insanı rahatsız eden bir darbe tartışması var. Türkiye‘de devamlı olarak bundan bahsediliyor. Sürekli bunları gündeme getiriyorlar. Demokrasiye karşı suç işleyen kim olursa olsun, askerde olsa bağımsız sivil mahkemelerde yargılanmalıdır. Keşke 28 Şubatçılar‘da böyle bir mahkemede yargılansa. Keşke, 27 Nisan‘da muhtıra verenlerde yargılansa. Ordu içerisinde bir takım cuntalar teşkil ediliyorsa, sivil mahkemelerde yargılanmalıdır" dedi.