Uyuyan bir nesil

Abone Ol

Sürühayvanların içgüdüsel olarak bir araya gelmeleri ve

öndekileri takip etmeleri ile gerçekleşir. Burada öndekiler nereye giderse

arkadakiler onları takip ederler. Sürüye dahil olmuş bir hayvan buradaki

ortamın bir parçasıdır. Geçtiğimiz yıllarda bir uçurumdan aşağı atlayan koyun,

bütün sürünün telef olmasına sebep olmuştu. Çünkü arkadakiler öndekini

bilinçsizce takip etmektedir.

Sürünün bir parçası olmak ve sürü ile birlikte hareket

etmek hayvanlar aleminde geçerli bir kural olabilir. Fakat insan için bilinci

ayakta tutmak ve her harekette ve her eylemde şuurlu ve uyanık olmak esastır.

Çünkü ahiret yurdunda suçu öndekine atfetme mazereti üretemeyiz, böyle bir

hakkımız yok. Orada hepimiz kendi eylemlerimizden, yaptıklarımızdan ya da yapamadıklarımızdan

sorumluyuz. Otorite olarak gördüğümüz kişileri şartsız kabul etme eğilimine

sahibiz. Bu bizi bilinçsiz yığınlar haline getiriyor.

Tarafında yer aldığımız kişi ya da grubun tavırlarını ise

şartsız kabul ediyor ve bu kimselerin hatalarını görmezden geliyoruz. Yani

benim tarafım haklıdır anlayışına sahibiz. Mesela: Benim annem gelinine her

türlü haksızlığı yapabilir ama onu savunmalı ve desteklemeliyim

Benim hocam hata yapmaz, günah işlemez, hocayı yanlış

anlamış ya da kıskanmış olabilirler.

Benim siyasetçim asla hata yapmaz, günahsızdır,

kusursuzdur, eğer bir kusur varsa insanların uydurmasındandır.  Benim çocuğum asla kötü olamaz ama

kıskandıkları için çamur atmaya çalışıyorlar anlayışına sahibiz. Anne babalar

unutmayın, benim evim, benim mahallem, benim ırkım, benim camiam, benim

arkadaşlarım hata yapmazlar yapsalar da ben bunu görmemeliyim anlayışı ile

büyüyen çocuklar ileriki yaşamlarında bilinçsiz insan yığınlarına dönüşüyor. Bu

kimselerin hayatları öndekilerin tavırlarına göre biçimleniyor ve hiçbir zaman

iradelerini kullanamıyorlar. Kendilerinden daha güçlü ve daha etkin gördükleri

kişi ya da gruplara katılıp bu kişilerin eylemlerini akıl ve irade süzgecinden

geçirmeden kabul ediyor ve savunuyorlar. Siz onlara hakikati ne kadar anlatırsanız

anlatın, onlar kendilerine enjekte edilen düşüncelerinden vazgeçmeyip, eğer

böyle olmasaydı büyüklerimiz yaparlar mıydı diye savunacaklardır. Siz onlara

büyüklerin eylemlerinden önce Allah ın dinine bakmamız gerektiğini

söylediğinizde yine bir mazeret bulup işin içinden sıyrılacaklardır. Çünkü

sürüye dâhil olmuş kişinin en belirgin özelliği bilinçsizce yapılan taklittir.

Bilinçsizce yapılan taklitlerde ise kişi aklını ve iradesini kullanamaz.

Toplumun harcı insandır, insanı yetiştiren ise anne

babadır. Her birimiz bir anne babanın tedrisatından gelmekteyiz. Öyleyse

çocuklarımıza sadece bilgi vermekle kalmamalı aynı zamanda bilinç de

kazandırmalıyız. Eğer çocuklarımıza, İslam ekseninde bir bakış açısı kazandırır

ve hayata buradan bakmayı öğretebilirsek bu çocuklar ileriki yaşamlarında

sürüleşmez, bilinçli ve aktif olurlar. Bundan emin olabilirsiniz.