Kültür-Sanat

Uygurlar sadece adalet istiyor...

Uygurlar sadece adalet istiyor...

Abone Ol

ABD‘de yaşayan Uygur kökenli avukat ve eylemci Nuri Türkel‘in, Radikal‘de yayınlanan: ‘Uluslararası toplum Uygurları yüzüstü bıraktı‘ başlıklı yazısı, Doğu Türkistan‘da yaşayanların nelerle karşı karşıya kaldığı hususunda aydınlatıcı bilgiler veriyor:

"(...) Rabia Kadir, Çin‘de piyasa ekonomisi sayesinde zengin oldu, iş ve organizasyon tecrübesi kazandı, dünyayı tanıdı. Uygurların haklarını savunduğu için on yıl hapse çarptırıldı, eşi ABD‘ye iltica etti. ABD‘nin baskısıyla Pekin, Rabia‘yı hapisten çıkarıp sınır dışı etti, o da "Dünya Uygur Kongresi"nin ve "Uygur Amerikan Derneği"nin başkanı olarak davasını dünyaya anlatıyor.

İki oğlu halen Urumçi‘de hapistedir! Uygurların mücadelesinde terör yok!

Tibetliler gibi silahsız mücadele ediyorlar. The Washington Post‘taki makalesinde görüyoruz ki:

* Rabia Çince ‘Şincang‘ (Sincan) demiyor, Doğu Türkistan diyor.

* Son olayların münferit olmadığını, Şubat 1997‘de Gülce‘de barışçıl gösteri yapan binlerce Uygura karşı Çin rejiminin yaptığı "Gülce katliamı"nı hatırlatıyor.

* Tibet‘in Kutsal Lideri Dalai Lama‘nın mücadelesi ile paralellik kuruyor, Tibet ve Doğu Türkistan dayanışmasını savunuyor.

* Müslüman olduklarını vurguluyor, "dinimiz, kimliğimiz için hayati derecede önemlidir" diyor, din ve vicdan özgürlüğü istiyor.

* Şiddeti, terörü kesinlikle reddediyor.

Bunlar dünyanın anlayacağı fikirler ve stratejilerdir.

Çin elbette ekonomik, siyasi ve askeri bir devdir. IMF geçen hafta Çin‘den 50 milyar dolar kredi aldı! Dünya Çin‘e ekonomik ambargo falan uygulayamaz.

Çin‘in gücü çok "katı"dır ama çağımızda insan hakları etkili bir siyasi "yumuşak güç"tür. Uygurlar buna sahip olmaya başlamışlardır.

Çin bundan ürktüğü içindir ki, Rabia‘yı son olayların sorumlusu, şiddet yanlısı gibi göstermek istiyor.

Yol çok uzun elbette. Ama Çin, Mao‘ya geri dönmeyip ekonomik kalkınmasını dünya ile ilişkilerini geliştirerek sürdürecekse, er geç hem Urumçi‘de hem Tianenmen‘de demokratik özgürlükleri tanımak zorunda kalacaktır!

Rabia‘yı hapisten çıkarmak zorunda kaldığı gibi! (...)"

(Nuri Türkel / Radikal)