Uygulamanın başkanlıktan farkı kaldı mı?

Abone Ol

Uygulamanın başkanlıktan farkı kaldı mı

BAŞLIĞA bakıp başkanlık sistemi karşıtı olduğum akla geliyorsa yanlış bir değerlendirme yapılıyor demektir. Çünkü Türkiye’de yıllardan beri yaşanan sıkıntıların sebepleri bellidir. Özellikle siyasete siyaset dışı müdahaleler milli iradeyi değiştirme ve dönüştürmeye yönelik olmuş, yani seçmen iradesine yönelik tahammülsüzlük toplumun büyük bir kesimini üzmüş, rahatsız etmiştir. Küçük bir azınlık ise siyasete müdahalelerle bazen bürokraside bazen de icrada milletin vermediği iktidarı kullanma imkânı bulmuşlardır. Bunun da sebeplerinden birisi bürokratik oligarşi ve bu güçlerin sahip olduğu siyaset dışı destek ise bir diğeri de tek partinin gerekli çoğunluğu sağlayamaması, dolayısıyla bir takım dengelerin peşine düşülmesi olmuştur. Elbette bir ülkenin sıkıntısız yönetilmesi için ille de tek başına iktidar olunması gerekmez. Toplumda uzlaşma kültürünün yaygınlaştırılması gerekir. Ne var ki, ülkemizde birlikte iş yapma ve ülkeyi yönetme kültürü gelişmemiş olduğundan bu tür ittifaklar ve koalisyonlar genellikle siyasete müdahale için fırsat kollayan bürokratik oligarşiyi devreye sokmuştur… Özellikle de partilerin kimliklerini koruyarak seçim ittifakı yapamamaları bunda etkili olmuştur.

Ancak AK Parti’nin 12 yıllık iktidarında bu tür sıkıntılardan söz etmek mümkün değildir. Çünkü AK Parti Meclis’te bu süre içinde her istediği yasal düzenlemeyi yapabileceği çoğunluğa sahip olmuştur, hem de yapılan anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanı halkın seçmesi ve siyasete müdahalelerin önünü kesecek düzenlemeler yapılabilmiştir. Bu bakımdan aslında şu anda iktidarın istediği gibi hareket etmesini engelleyen fazla bir sıkıntı söz konusu değildir. Zaten mevcut uygulama çoğunlukla yarı başkanlık sistemi olarak nitelendiriliyor.

Aslında uzun yıllardan beri uygulanmakta olan Parlamenter sistem ille de başkanlık sistemi olsun diyenler açısından da felaket değildir. Çünkü Parlamenter sistemde bir parti Meclis’te gerekli çoğunluğu sağladığı takdirde yasal düzenlemeler ve ülkeyi yönetme konusunda bir sıkıntıya düşmez. 12 yıldır da AK Parti iktidarı böyle bir sıkıntı yaşamadı. Eğer Parlamenter sisteme yönelik 12 yıllık uygulama ile ilgili bir şikayet söz konusu ise bu doğru değildir. Çünkü Meclis’te çoğunluğa sahip olmak yürütme ve yasamanın tek kişinin kontrolüne girmesi demektir. Özellikle milletvekili listelerindeki sıralamayı da belirleyen partinin lideri çoğunluğu sağlamış ise tek kişinin her alanda hâkimiyeti gündeme girer. Sanıyorum sadece yargı konusunda yıllardır beri devam eden bir sıkıntı vardı ama AK Parti iktidarı bu konuda da ciddi bir sıkıntıya maruz kalmadı. Paralel yapılanma dolayısıyla bir takım sıkıtınlar gündeme gelmiş ise de bunun sorumlusu 12 yıldır tek başına iktidarda olan, tüm atamaları yapanlardır. Bunu söylerken Paralel yapıyı onaylıyor değilim. AK Parti sözcülerinin her fırsatta dile getirdikleri bir ihanet şebekesi yönetimi kontrol altına almış ise bilinmelidir ki, bu işin sorumlusu iktidar sahipleridir. Her ne kadar bilememişiz, arkadan vurulmuş gibi savunma yapılıyorsa da iktidarı ellerinde tutanlar sorumluluktan yanıltılmış olduklarını söyleyerek kurtulamazlar.