Uyanın

Abone Ol

Sürekli uyanın diyoruz. Kime neye dediğimiz mühim

değil. Bir şeyler yolunda gitmiyor ve biz o yolunda gitmeyenlere uyarı

veriyoruz uyanın . Herkes ne kadar değişmiş ne kadar bozulmuş düzen. Artık

silkelenip kendilerine gelmeliler uyanın . Samimiyetsizler üstelik değil mi

Bu insanlar neden böyle soğuk böyle samimiyetsiz ve ikiyüzlü Neden menfaatten

başka çıkar yolları yok neden

Sürekli uyanın diyoruz. Ya asıl uyanması gereken

bizsek Samimiyetten yoksun olan, insana insan olduğu için değer vermeyen

çıkarları gözeterek değer verenlersek Sürekli kıskanan ya bizsek Neden kimse

kendisini kusursuzlar listesinden çıkartıp da bir süzgeçten geçirmeye niyetsiz

Kendi kusurlarımızla yüzleşmedikçe çözemeyeceğiz dünyanın sorunlarını. Kirini

arındıramayacağız bu karakürenin. Kendimizi kusursuz sandıkça billurdan bir

abide gibi yükselecek kibir. Ama billur bu, gün gelir tuz buz olur biz de yerle

yeksan oluruz.

Herkes önce kendi işine baksa, kendi yolunun telaşına

düşse, başkalarının ileride mi geride mi olduğunu fark etmez bile, sadece kendi

yolu ile uğraşır. Kendi yolu kendi amaç ve hedefleri. Ve insan bilir ki kimse

kimsenin yerini kapamaz kaderde. Bir yer kime yazılmışsa o yazgının sahibini

bekler durur ve kime yazılmamışsa o kimse de boş yere çabalar durur. Bunu

güzelce idrak etseydik kıskançlık kavramı silinirdi lügatlerimizden. Kimsenin

bizim yerimize geçemeyeceğini anlasaydık bu çılgın hırs dünyasından kurtulur

rahat huzurlu bir dünyaya kavuşurduk. Ama idrak zayıf, evliliğin kader olduğunu

idrak edemeyenler sevdiklerini ellerin aldığı zannına kapılıyor. Makamın bir

kader olduğunu idrak edemeyenler rakiplerinin onun makamını kaptığı zannına

kapılıyor. Birinci olmak isteyen öğrenci birinci olan arkadaşının onu geçtiğini

sanıyor. Kimse kimsenin yerine geçemez oysa, kimse kendisi için yazılandan

fazlasına kavuşamaz azını da elde etmez tamı tamına yazılandır ona ulaşan.

Başarı da, başarısızlık da, sevgi de mutluluk da evlilik de, hüzünler ve

sıkıntılar da. İnsan o kadar aciz bir varlıktır ki kendisinden üstün olan gücü

unuttuğu vakit bocalamaya başlar. Sonrasında hırs dolaşır damarlarında, kendi

yerine geçtiğini sandığı insanlarla kavgaya tutuşur, anlamsız tartışmalar yaşar

ve yaşatır. Onun şiirinden daha iyi bir şiir olmamalıdır mesela, olmuşsa o kişi

öldürülmelidir öldürmek mümkün değilse bile küçük düşürülmelidir. Bunun için

mümkün bütün yolları dener ve kendince başardığını sanır, kul hakkını unutarak.

Oysa helal edilmeyecek haksızlıklar karşısında hiçbir hak. Bütün suizanlar

sahiplerine ait olduğundan kıyamette ayaklarından tutup geriye çekecek onları

ve cehennemin vadisine uçurum köşesine doğru çekecek.

O vakit hâlimiz nicedir Hiç durup o anı tasavvur

ettiğimiz oluyor mu Sırat köprüsünü mizanı hassas teraziyi ne kadar tanıyoruz

Bütün bunlara rağmen bu oyalanma yurdunun oyuncaklarına takılıp kalmaktan başka

ne yaptık ki Hâlâ en iyi matematikçi benim benden üstünü olamaz diye diye,

hâlâ en iyi şair benim benden daha iyi şiiri kimse yazamaz diye diye dolaşıp

durmaktayız. Bir dursak, olmaz mı