Sürekli uyanın diyoruz. Kime neye dediğimiz mühim
değil. Bir şeyler yolunda gitmiyor ve biz o yolunda gitmeyenlere uyarı
veriyoruz uyanın . Herkes ne kadar değişmiş ne kadar bozulmuş düzen. Artık
silkelenip kendilerine gelmeliler uyanın . Samimiyetsizler üstelik değil mi
Bu insanlar neden böyle soğuk böyle samimiyetsiz ve ikiyüzlü Neden menfaatten
başka çıkar yolları yok neden
Sürekli uyanın diyoruz. Ya asıl uyanması gereken
bizsek Samimiyetten yoksun olan, insana insan olduğu için değer vermeyen
çıkarları gözeterek değer verenlersek Sürekli kıskanan ya bizsek Neden kimse
kendisini kusursuzlar listesinden çıkartıp da bir süzgeçten geçirmeye niyetsiz
Kendi kusurlarımızla yüzleşmedikçe çözemeyeceğiz dünyanın sorunlarını. Kirini
arındıramayacağız bu karakürenin. Kendimizi kusursuz sandıkça billurdan bir
abide gibi yükselecek kibir. Ama billur bu, gün gelir tuz buz olur biz de yerle
yeksan oluruz.
Herkes önce kendi işine baksa, kendi yolunun telaşına
düşse, başkalarının ileride mi geride mi olduğunu fark etmez bile, sadece kendi
yolu ile uğraşır. Kendi yolu kendi amaç ve hedefleri. Ve insan bilir ki kimse
kimsenin yerini kapamaz kaderde. Bir yer kime yazılmışsa o yazgının sahibini
bekler durur ve kime yazılmamışsa o kimse de boş yere çabalar durur. Bunu
güzelce idrak etseydik kıskançlık kavramı silinirdi lügatlerimizden. Kimsenin
bizim yerimize geçemeyeceğini anlasaydık bu çılgın hırs dünyasından kurtulur
rahat huzurlu bir dünyaya kavuşurduk. Ama idrak zayıf, evliliğin kader olduğunu
idrak edemeyenler sevdiklerini ellerin aldığı zannına kapılıyor. Makamın bir
kader olduğunu idrak edemeyenler rakiplerinin onun makamını kaptığı zannına
kapılıyor. Birinci olmak isteyen öğrenci birinci olan arkadaşının onu geçtiğini
sanıyor. Kimse kimsenin yerine geçemez oysa, kimse kendisi için yazılandan
fazlasına kavuşamaz azını da elde etmez tamı tamına yazılandır ona ulaşan.
Başarı da, başarısızlık da, sevgi de mutluluk da evlilik de, hüzünler ve
sıkıntılar da. İnsan o kadar aciz bir varlıktır ki kendisinden üstün olan gücü
unuttuğu vakit bocalamaya başlar. Sonrasında hırs dolaşır damarlarında, kendi
yerine geçtiğini sandığı insanlarla kavgaya tutuşur, anlamsız tartışmalar yaşar
ve yaşatır. Onun şiirinden daha iyi bir şiir olmamalıdır mesela, olmuşsa o kişi
öldürülmelidir öldürmek mümkün değilse bile küçük düşürülmelidir. Bunun için
mümkün bütün yolları dener ve kendince başardığını sanır, kul hakkını unutarak.
Oysa helal edilmeyecek haksızlıklar karşısında hiçbir hak. Bütün suizanlar
sahiplerine ait olduğundan kıyamette ayaklarından tutup geriye çekecek onları
ve cehennemin vadisine uçurum köşesine doğru çekecek.
O vakit hâlimiz nicedir Hiç durup o anı tasavvur
ettiğimiz oluyor mu Sırat köprüsünü mizanı hassas teraziyi ne kadar tanıyoruz
Bütün bunlara rağmen bu oyalanma yurdunun oyuncaklarına takılıp kalmaktan başka
ne yaptık ki Hâlâ en iyi matematikçi benim benden üstünü olamaz diye diye,
hâlâ en iyi şair benim benden daha iyi şiiri kimse yazamaz diye diye dolaşıp
durmaktayız. Bir dursak, olmaz mı