Uyanık olmak!

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta sonu uzunca bir çalışmanın yorgunluğunu atmak üzere Bursa nın şirin ilçesi İnegöl ün Oylat Kaplıcaları na iki günlük bir seyahat yaptık. Tatil programımızda boş durmadık Saadet Partisi İnegöl İlçe Teşkilatı nın, Milli Gazete Temsilcisi Ziya Ülgen in katkılarıyla organize ettiği "Türkiye de Medya Gerçeği" başlıklı bir konferansa katıldık Ve, Saadet Partisi İnegöl İlçe Başkanı Salih Berber in, sivil şapkasıyla her Cuma günü İnegöl ün en çok izlenen yerel televizyonlarından Süper Kanal da yaptığı Milli Duruş programına konuk olarak, medya eksenli bir sohbet gerçekleştirdik. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum Türkiye de siyaseti dizayn eden iç ve dış mihrakların, kendi arzuladıkları bir dünya çerçevesinde konjonktür belirledikleri bugünlerde, konferansımızı dipdiri,  capcanlı ve arzulu Milli Görüş erlerinin doldurduğunu görmek, bizleri ziyadesiyle sevindirdi. Bu ülkenin sahipsiz olmadığını görmek, oynanan oyunları kavrayan, bilen, ferasetli ve dirayetli insanların çoğaldığına şahit olmak gerçekten sevindirici.

Çünkü, özellikle medya manivelasıyla bu toplumu, menfaatleri doğrultusunda çevirmeye, dönüştürmeye gayret edenlerin karşısında "dimdik durabilen", "Siz bu ülke üzerinde oyun oynayabilirsiniz, ama bu oyunları bozacak biz varız" diyebilen insanların sayısını azaltmak için türlü madrabazlıkların yapıldığı bir süreçten geçiyoruz.

Konferansımızda bu köşede sürekli gündeme getirdiğimiz konuları işlemeye çalıştık Toplumu dizayn etmek için medyayı fütursuzca kullananların, toplumsal ahlakı yok etmek, gayri meşru ilişkileri hakim kılmak, insanları düşünmeyen, sorgulamayan, üretmeyen, konuşmayan, koyun gibi güdülecek bir kıvama getirmek için çabaladıklarını anlattık. Türkiye de sisteme karşı muhalif tek gazetenin Milli Gazete olduğunu, iktidara karşı muhalefet gibi görünenlerin devletten teşvik, kredi ve bol keseden ihale alabilmek için kırk takla attıklarını dile getirdik.

Her akşam elimize kumanda aletini alıp kanallar arasında dolaştığımızda, karşımıza çıkan içi boş, sığ ve arızalı ilişkileri ele alan dizilerle, gayri meşru ilişkileri renkli hayatlar kılıfıyla gözümüzün içine sokan magazin yapımlarıyla, soytarılığı, madrabazlığı, üç kağıtçılığı şovmenlik ve komedi unsuru olarak ortaya koyan ürünlerle zihinlerimizin iğdiş edildiğini, kötülüğün sıradanlaştırılmaya çalışıldığını anlatmaya çalıştık. Medyanın asıl işlevi olan enformasyon (halkı bilgilendirme) noktasında hiçbir şey yapmadığını, yorumlanan haberlerle, cımbızla seçildiği izlenimini veren gündemlerle, sanal irtica yaygaralarıyla, "havadaki kuşa bak" taktiğiyle rant plazalarını tahkim etmeye çalıştığını anlattık. Konferansımızın sonunda bize soru yönelten bir katılımcı, "Peki bunlara karşı ne yapılabilir " diye sordu. Türkiye de medya anlayışı bu eksende gelişiyor diye bizler doğruyu, Hakk ı söylemekten vazgeçecek değiliz. İki cihan serveri Hz. Muhammed (sas) efendimiz bir hadisi şeriflerinde, "Müslümanın ferasetinden korkunuz" buyuruyor.

Müslüman uyanık olacak Bu rezillikleri, kepazelikleri, ahlaksızlığı hakim kılmak için çabalayanlara karşı her an hazırlıklı olacak Kanallar arasında gezinirken ekrandan, manşetler arasında gezinirken gazetelerden kendilerini uyutmak için hazırlanmış tüm zehirlere karşı, panzehiri hazır olacak. Onların yapmaya çalıştığı dönüşüm harekatının panzehiri, uyanık olmak ve feraset Kesinkes biliyoruz ki, biz ne dersek diyelim, onlar bu kepazelikleri yapmaktan vazgeçmeyecekler Çünkü onların varoluş sebepleri bu Sanal gündemler oluşturmak ve havadaki kuşa bak taktiği Biz de bakmayacağız, kişiliksiz gazetelerini almayacağız, okumayacağız İzlesek de, okusak da, zehirlenmeyeceğiz