Önce bir hatırlatma....
28 Şubat sürecinin
en hararetli, civcivli, ateşli günleri.
Entrika içindeki iç ve dış çevreler, hep birlikte
Refahyol Hükümeti ni dolanarak yıkma peşinde..
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Başbakan.
54. Erbakan Hükümeti ni yıkma plan ve programları bir bir
hayata geçiriliyor...
Otellerin üst katlarında milletvekillerini ikna odaları
kurulurken, otellerden çıkan ikna olmuş vekillerin arabasının bagajında
şişkin deri çantalar dikkat çekiyor..
Televizyonuyla, gazetesiyle
neredeyse bütün medya 28 Şubat sürecini tetikliyor; Refahyol Hükümetini nasıl
iktidardan indiririz diye uyduruk, asparagas manşetler atıyor..
***
İşte tam da o günlerde
Milliyet Gazetesi nde bir makale çok dikkat çekiyor.
Makale, eski Kültür Bakanlarından Talat Halman a ait.
Halman, 30 Nisan 1997 tarihinde yayınlanan makalesinde
özet olarak şöyle diyor:
Hükümetin akibeti ne olursa olsun, RP nin bir parti
olarak bölünmesi hayırlı ve uğurlu olacak.
Aslında sosyal demokratlar gibi, din partilerinde de,
görüş farkları yüzünden bölünmeler olması doğaldır. Refah bölünmese bile yeni
din partileri kurulması mümkündür. Düşünün; Refah tan üç parti doğarsa, yeni
seçimlerde hiçbiri barajı aşamayabilir. Ya da yepyeni bir parti kurulursa belki
yeni partiler küçümen partiler olurlar TBMM de.
Milletçe okuyup üfleyelim de birleşik din cephesi
DELİNSİN, BÖLÜNSÜN, PARÇALANSIN tek çıkar yolumuz bu olsa gerek.
Talat Halman Milliyet teki köşesinde başka neler
yazmıştı Bu satırlar da Halman ın;
NASIL HAYIFLANMAZ İNSAN DYP den sık sık istifalar
oluyor. Milletçe seviniyoruz. Başkanı yüzünden bu parti, millete memlekete
muazzam zarar verdi. Çiller in siyasal ihtirası, para düşkünlüğü, hakkında
Meclis soruşturması açılmasını önleme taktiği, kendi iştahlarını milletin
menfaatleri üstünde tutması gibi kusurları olmasaydı, herhalde Refahyol diye
çirkin bir ittifak kurulmayacaktı, iğrenç bir yıl boyunca izlediğimiz iç ve dış
rezaletler olmayacaktı, suçlular aklanmayacaktı, devletin içine bir şeriatçı
beşinci kol yerleştirilmeyecekti...
Hayıflanıyorum, çünkü son haftalarda istifa eden
DYP liler, birçoğumuzun Refahyol hükümetinin daha ilk aylarında defalarca
önerdiği gibi, çok daha önce partiden ayrılsaydı, o kakokrasi koalisyonu çoktan
düşürülebilirdi. Vatan sevgisini, ulusa sadakati, medeni cesareti göstermekte
niçin bu kadar geç kaldı DYP li milletvekilleri
Unutmayın, bayanlar baylar, Tansu Çiller, Cumhuriyet
tarihimiz boyunca devlete ve millete en fazla zarar vermiş olan politikacıdır.
Hiç kimse ondan fazla kötülük yapmadı bu memlekete. Şimdi DYP nin görevi,
Çiller i parti başkanlığından uzaklaştırmaktır. Bu yapılmazsa DYP liler tarih
karşısında bir kez daha suçlu olacaklar.
***
Süreci hatırlayacaksınız
Önce Refah Partisi kapatıldı. Olmadı Fazilet Partisi de
kapatıldı.
Ve AKP kurduruldu.
Ve Cumhurbaşkanı Gül bu satırların yazarını Köşk te
ağırladı, hatırlayacaksınız...
Eeeee, ne olmuş yani dediğinizi duyar gibiyim..
Aynı Talat Halman UNİCEF Temsilcisi olarak dün, 23 Nisan
Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı dolayısıyla ekranlarda endam etti, boy
gösterdi.
Halman a önce şunu sormak gerekiyor: Ey Talat Halman,
eski Kültür Bakanı olarak antidemokratik 28 Şubat darbesine destek verdiniz,
halkın oylarıyla seçilen Refahyol Hükümeti nin alaşağı edilmesi için karanlık
odaklarla işbirliği yaptınız.
Şimdi hangi yüzle 23 Nisan törenlerinde boy
gösteriyorsunuz
Sizde hiç mi utanma, arlanma yok!
Siz önce o
karanlık odaklarla yaptığınız işbirliğinin hesabını verin...
Bir çift laf da Talat Halman ı ekrana çıkaran zihniyete:
Siz Halman ı ekrana çıkararak legalleştirmek, meşrulaştırmak mı istiyorsunuz
Size tek kelime ile cevap vermek gerekirse; YEMEZLER!..
HASTALIKLI RUH!
Adana Otistik Çocuklar Sağlık ve Eğitim Derneği Başkanı
Sosyolog Fehmi Kaya, otistik çocuklarla ilgili ilginç bir açıklamada bulundu.
Fehmi Kaya, bütün otistik çocukların ateist olduğunu
belirterek, Otistik çocukların beyinlerinde inanç alanı olmadığı için Allah a
inanmayı bilmiyorlar. dedi.
Bu açıklama karşısında otistik çocukların
anne-babalarının ne kadar rencide olduklarını, çok üzüldüklerini biliyorum.
Fehmi Kaya ya tek cümle etmek istiyorum;
-Sen önce o hastalıklı ruhunu tedavi ettir!
ARAP CAMİİ NDE NELER OLMUYOR!
Karaköy deki Arap Camii, İstanbul un Fethi için M.S. 717
yılında, Müslüman Arap kumandanlarından ve sahabe neslinden M. Bin Abdülmelik
adındaki komutan tarafından yapıldı.
Daha sonra bir dönem kiliseye çevrildikten sonra 1453
İstanbul un Fethi nin ardından yeniden camiye dönüştürülen ibadethane.
Arap Camii nin, restorasyon sonrası müze olmaması için bu
köşeden verdiğimiz mücadeleyi biliyorsunuz
Arap Camii sonunda ibadete açıldı..
Şimdi ise bambaşka bir sorunla karşı karşıya.
Arap Camii ne bir türlü İmam ataması yapılamıyor.
Cemaat var.
Müezzin var.
Tarihi bir mekân ve tarihi bir cami
Lojman var.
Ama imam yok.
Neden mi
Gerekçesi çok ilginç!
Arap Camii nin konumu.
İmamlar, Arap Camii nin bulunduğu semtin adının kötüye
çıkmasından dolayı bu camiyi tercih etmiyorlarmış!
Yabancı dil bilen, diksiyonu düzgün, deneyimli imamlardan
ricam şu;
Arap Camii, hizmet edebileceğiniz nadir camilerden biri.
Lütfen bulunduğu semtin adına takılmayınız!
NOT: Bugün 24 Nisan 2013 Çarşamba İktidar ve TBMM de
grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine
getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek
dün, En önemli işimiz yeni Anayasayı bu Meclis ten çıkarmak. Bu işi artık
savsaklamayın. dedi, iktidara ve muhalefete çağrı yaptı. Du bakali n olacak
Takipçisiyiz