Üstad Adına Fidan ve Erbakan Hoca Çınarı...

Abone Ol

* Beykoz’da, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne nazır Milli Gazete 50. Yıl Hatıra Ormanı’nın ayırt edici özelliklerinden biri de Milli Gazeteye destek olmuş, içinde yer almış, yönetiminde bulunmuş, yazarlık yapmış isimler adına da fidan dikilmesi oldu. Mesela, üstad Necip Fazıl Kısakürek. Üstad, Milli Gazete yazarıydı. Önceki gün 39. vefat yıldönümüydü. Allah rahmet eylesin. Milli Gazete 50. Yıl Hatıra Ormanı’nda bir fidanı da Necip Fazıl Kısakürek adına diktik. Üstad, fidanla, fidanlarla beraber her yıl biraz daha büyüyecek.

* Milli Gazete 50. Yıl Hatıra Ormanı’nın açılışından gazeteye döndükten sonra gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın odasında sohbet ettik. Orada dile getirilen bir fikir çarpıcıydı; “Beykoz’daki Milli Gazete Hatıra Ormanı alanının orta yerine Erbakan Hoca’mız adına bir çınar ağacı dikilmesi çok anlamlı olmaz mıydı? Binlerce çam ağacının ortasında bir çınar ağacı…” İnşallah…

İLK KEZ YAZILAN-ANLATILAN ÇARPICI ANEKDOTLAR!

Esasen önemli bir dönemi kapsayan Türkiye siyasi tarihi gibi… ‘Gibi’ diyorum, çünkü bir tarih kitabı değil, anı-hatıra eseri…

Önemli ayrıntılar var; yaşadığı tüm olaylar neredeyse an be an kaleme alınmış!
Dakika dakika, saniye saniye kim nerede ne konuşmuş, ne yapmış yer alıyor, satır aralarında…
Neyden mi bahsediyorum?

Refah-Yol Hükümeti döneminde bakanlık yapan, siyasette uzun yıllar yer alan Lütfü Esengün anılarını kaleme aldı.

Kitabın adı; “Muhalif”. Epeyce kalın bir kitap; yaklaşık 550 sayfa. Ey Yayınlarından çıktı.
Kitabı imzalayıp bana da yolladı, Lütfü Bey. Teşekkür ediyorum.

Lütfü Bey bir bakıma kendi siyasi öyküsünü anlatmış ama satır aralarında ülkemizin adeta siyasi hatta ekonomik-kültürel-dış politik tarihi, folklorü, eğitim-kültürel geçmişi zikrediliyor.

Çok yalın bir dil kullanmış; halkın anlayabileceği bir sadelikte hadiselerin perde arkasını anlatıyor, eski Bakan.

Kişisel siyasi tarihi ve geçmişinin satır aralarına yerleştirilen anekdotlar oldukça öğretici.
Bazı anekdotlara itirazınız olabilir. Belli bir dönemki siyasi çizgisine de… Kitabı okuduğunuzda, “Bence bu olay böyle olmamıştır!” diyebileceğiniz sahneler de var.

Benim de şahsen Sayın Bakan’ın bazı olaylara yaklaşım tarzına itirazım var! Yüz yüze görüşme imkânımız olursa ifade etmek isterim.

Ama özellikle, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızın Başbakanlığında, yaklaşık bir yıl süren ve efsane hizmetlere ve icraatlara imza atan Refah-Yol Hükümeti döneminde yaşanan bazı olayların perde arkalarını okumanızı isterim.

Zira bu anekdotlar bugüne kadar ilk kez gün yüzüne çıkan, canlı canlı yaşanan, yazılan, anlatılan anekdotlar.
***
Kitapta yer alan anekdotlardan birine yer vermek istiyorum. Lütfü Esengün anlatıyor;
“Hükümetin Ankara dışında yaptığı bir diğer toplantı ise Ağrı’da idi. Özel bir uçakla Ağrı’ya gittik. Galiba Ağrı Havaalanının hizmete girişi, Ağrı Et Kombinesinin yeniden açılışı gibi sebeplerle Ağrı’ya gitmiştik. Bir de miting yapıldı. Erbakan Hoca, Tansu Çiller konuşma yaptılar. Dönüşte uçakta Sanayi Bakanı Yalım Erez ön sıralardan bir şey sora sora bizim olduğumuz yere kadar geldi. DYP’li iki Bakan arkadaşa hitaben, ‘Yazıklar olsun sizin gibi DYP’lilere! Şu RP’lilerin hangisinden bir seccade istesem hemen çıkarır verirler, sizin hiçbirinizde bir şişe viski yok!’ Bizim ortağımız böyle idi. Erbakan Hoca bu şartlarda başbakanlık yaptı ve başarılı oldu…” (Muhalif, shf. 255-256)

“28 ŞUBAT KARARLARI UY-GU-LA-NA-CAK-TIR!”

Lütfü Esengün’ün anılarında yer verdiği isimlerden biri olan, eski Bakanlardan Yalım Erez kimdi sahiden? Hatırlayalım;
* 28 Şubat sürecinde bir Bakan şu kelimeyi tekrarlayıp durmuştu: “28 Şubat kararları uy-gu-la-na-cak-tır...”
* Eski, Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı...
* Sonrasında, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in gözdesi olmayı başaran ve Çiller’in meşhur ‘A Takımı’na giren isim…
* Hemen ardından da milletvekili ve Bakan oldu.
* 28 Şubat Postmodern Darbesi’nde “siyaset-medya-sermaye- asker” ortaklığı inkâr edilemez bir gerçek… Zira objektifi sadece askerlere tutmak gerçeklerin örtülmesinden öte bir anlam taşımıyor...
* Hak-İş Konfederasyonu eski Başkanı, AKP Çorum Milletvekili Salim Uslu’nun şu iddiası oldu; “28 Şubat sürecinde, TOBB, TİSK, TESK, TÜRK-İŞ ve DİSK’in oluşturduğu ‘5’li çete’, DYP lideri Çiller’e, Refah-Yol Hükümeti’nden çekilmesi için, Hilton Oteli’nin 9. katında ikna odası kurdu. Toplantıyı da Yalım Erez organize etti…”
* 28 Şubat sürecinin önemli aktörlerinden biri olarak, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile çok yakın ilişkisi olan bir isim...
* 1995 seçimleri sonrasında bir biçimde kurulan ANA-YOL’da çatlaklar oluşunca hükümetin yıkılması için ilk işaret fişeğini ateşleyen yine aynı isimdi.
* Başbakanlığını Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yaptığı ve efsane hizmetlere imza atan Refah-Yol’un kurulmasında da başrol oynadı, bozulmasında da!
* Hatırlayınız lütfen, 28 Şubat MGK’sının üzerinden iki ay geçmemişti ki, ilk istifa eden isim Yalım Erez oldu!
* İmam Hatiplilere “yarasa” benzetmesi yapan Mesut Yılmaz başbakanlığında kurulan darbe hükümetinde de Erez, yine Sanayi Bakanı’ydı.
* “İlginç” bir dönemden de söz etmek gerekir; Mesut Yılmaz hükümetinin düşmesini fırsat bilen Yalım Erez, bu kez başbakan olmak için girişimde bulundu.
* Aralık 1998’de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, beklenmeyen bir şekilde, tüm siyasi teamülleri ayaklar altına alarak hükümeti kurma görevini Yalım Erez’e verdi. Demirel’in bu görevlendirmesi dahi başlı başına bir skandaldı.
* Ancak planlar beklendiği gibi gitmedi; Yalım Erez için, “Beni sırtımdan hançerledi” diyen Tansu Çiller, Erez’in başbakanlık hevesini “dakika farkıyla” kursağında bıraktı. Parlamentodan nasıl güvenoyu alacaktı? O da ayrı bir husustu!
* Çiller, ülkeyi seçime götürmesi için DSP lideri Bülent Ecevit’in başbakanlığında kurulacak azınlık hükümetine destek vereceğini açıklayınca, Erez’in hükümet kurma hayali suya düştü.