Üslubum için

Abone Ol

Tebessümle çıktığım yollardan ağlayarak döndüğümedir...

Sıcak ve samimi yazmak istedim. Hayatın çıkmazlarında

kaybolan her ruh bu üslup ile çıkış kapısını bulsun istedim. Kaçan son trendi

pencereleri kapalı ve yoktu el sallayan kimse. Kimse kendi acısından

kaldıramıyordu başını. Kaldırsa da anlamıyordu böylece. Uzak olan her şey

gülünç gelmez mi insana

Sıcak bir üslup olsun istedim. Çıktığım her yolda yumuşak

sözlerle başladım konuşmaya. Öyle güzeldi öyle devam etmeliydi. Celal ile

yıkıyordu insan en güzel şeyleri. Olmasın öfke istedim, yapamadım.

Kendimi kendi benliğime ne kadar kaptırmış olabilirdim

Oysa seviyordum beni kıranları bile. Sevgi hırsı yenerdi şayet karşılığı da

olsaydı.

Dine düşman olanlardan hiç beklemedim. Allah ı sevmeyen

kulunu sever mi hiç. Fakat bu dinde aynı inanışta benim kardeşlerim...

Herkese kırılmak da mümkün herkese sessizce incinmek.

Fakat Sami Ramazanoğlu k.s. ne demiş selim kalp ne incinen ne inciten

kalptir . İncitmemek de zor incinmemek de. İncindiğini söyleyenler incitirken

niye farkına varamaz Hassas insanım derler. Hassas insan karşısındakinin

hassasiyetinin farkında olan değil midir Karşısındakini düşünen onun acısını

da bilir öyle değil mi

Şimdi karşımıza şizofren bir insan çıksa üzülür müyüz ne

düşünürüz Kim bilir neler yaşadı da bu hale geldi der miyiz

Kimsenin hayatı kimseyi ilgilendirmiyor sıra acılara

gelince. Oysa kiminle evlendiği ne zaman boşandığı hangi işe girdiği ya da

giremediği sınavından kaç puan aldığı kiminle görüştüğü hepsinin merak konusu.

Duyulan hayat parçalarına zihinlerinde katlı eklemler döşer ve inanırlar hayal

ürünü bu hayata. Sonra anlatırlar bir mahallede kaç komşuları varsa. Olmayan

bir hayat ağızdan ağıza dolaşır. Hasta olsa yardımına koşacaklar mıdır

Kimsenin hayatı kimseyi ilgilendirmez canım. Ölse cenazesini bile kaldıran

olmaz.

Sıcak bir üslup olsun istedim. Hakaretle yaklaşana güzel

bir söz söyledim ilkin. Ardından sustum. Susmak çözümsüzlüğü çözmekti bana

göre. Çözülmedi. Geçti zaman aylar yıllar geçti. Saklandığım suskunluğun

kabuğunu kırdılar. Savunmasız bıraktılar beni meydanda. Bağırdım kırıp dökmek

istedim. Fakat kendi damarımdan fazlasını çatlatamadım.

Duyguluydum herkesin alayını çekecek kadar. Çünkü sertti

çağ dayanılmaz taş gibiydi. Bu hâl ile ezilip kalırdım. Duygusuz ol dediler

kaba ol. Hoyratlık bir övünceydi. Güvenceydi zalim topluma karşı. Haklıydılar

bu kadar duyguyla olmazdı.

Nitekim olmadı. Kendine acıyan zifiri bir insan figürüydü

zihinlerde bıraktığım. Umursamadım.  

Şimdi her gün yeniden Ya Rabbi diyorum Ya Rabbi bir sebep

bir neşe dayanmak için bakmak için ileriye bir şevk Ya Rabbi! Bir istek doğdur

içime! Bir yaşama sevinci taze bir bahar. Yepyeni hayaller ümitler Ya Rabbi!

Seviyorum demek için bir sebep. Yaşamak için bir neden.

Sürekli amaç ve yoğunluk. Fakat tüm bunları harekete geçirebilmek için umut. Ya

Rabbi umut!

Sıcak ve samimi yazmak istedim. Ajitasyon ve mağlup oldu.