Usame, dünya çapında geliştirilmiş korku/güvenlik eksenli bir siyasal modelin yapı taşlarından birisiydi.
Birey olarak kendisi bir şey olmanın ötesinde, oldurulmuş bir şahsiyet, üretilmiş bir politik figürdü. Kimliği, kişi olarak varlığının dışında şekillenmişti. Bu bakımdan Usame‘nin öldürülmüş olmasını, onun bedenen cansızlaşması değil, kimlik olarak işlevsiz kılınması biçiminde değerlendirmek gerekiyor. Bedenin yok edilmesi, işlev devam ettiği müddetçe bir anlam taşımıyor. Çoğunlukla da bedenin yok ediliş zamanlaması, işlevin bitiş zamanıyla örtüşüyor. Yani üretiliyor, kullanılıyor ve işe yaramaz hale gelince de buruşturulup çöpe atılıyor... Usame başından beri psikolojik bir savaşın nesnesiydi. Ölümü de aynı biçimde psikolojik bir savaşın aracı olarak kullanılmaya devam edecek. Photoshop‘lu sahte görüntüleri piyasaya salan yer ile bu görüntünün photoshop olduğunu iddia eden merkez aynı. Ölümden de, kalımdan da yeni bir realite üretme gayretleri açıkça görülüyor. Bunlardan hangisinin daha ikna edici olacağı ise şimdilik muamma. Görecek daha çok şeyimiz var...
Deniz Ülke Arıboğan AKŞAM