Bir kapı açıldı önümüzde. Huzura açılan bir kapı. Ardında
rengârenk çiçeklerin, bitmeyen baharların olduğu bir kapı
Bir kapı açıldı önümüzde. Taş duvarlarımızın gökyüzünü
kapattığı bir dünyadan, semalarında her an rahmet yüklü bulutların dolandığı
bir diyara geçilen kapı
Bir kapı açıldı önümüzde. Bu çirkef dünyanın yorgunluğunu
atmamız için, serin rüzgârların solgun yanaklarımıza ve yorgun zihnimize estiği
bir esenlik yurdunun kapısı
Sizin o yaşadığınızı sandığınız dünya gerçek değil, asıl
varılacak yer burasıdır diye haykıran yeni ve gerçek bir dünyanın kapısı
Günahlarımızla kararttığımız sokaklarında, aydınlığı hayal etmeye bile
yüzümüzün olmadığı ama her seferinde bize açılarak hayat vaat eden bir kapı..
Umut vaat eden, mutluluk vaat eden, huzur vaat eden
Bu kapı Berat kapısı!..
Her birerimizin hayatlarına uğrayan bilmem kaçıncı
Berattır bu. Koşturarak yaşadığımız bu dünyada, birbirimizin yüzlerini görmeye
mecalimizin olmadığı sokaklarda, güzel bir söze hasret olan insanlarla dolu
evlerimizde; bize bir durak, bir dinlenme yeridir Berat. Rahman ın Dur!
işaretidir yollarımıza koyduğu. Durun ve düşünün dediği. Geçmiş yılı
düşünün, gelecek yılı düşünün ve ona göre atın adımlarınızı, ona göre tutun
hesaplarınızı dediği
Berat, bir diriliş İçinde bulunduğumuz başıboşluktan,
karanlığına gömüldüğümüz zihinlerimizin cehenneminden bizi çekip almaya çalışan
bir fırsat treni. Kapımızın önünde bekleyen, sirenlerini açmış bizi çağıran bir
taşıyıcı, bir kurtarıcı.
Berat, bir kandil Yine silkelemek için geldi
pejmürdeliğimizi. Yine düzene koymak için geldi dağınıklığımızı. Ve
divaneliğimizi bitirmek, sarhoşluğumuzu geçirmek için geldi. Kapımızda
bekliyor. Her ne varsa bizi oyalayan, Yüce Yaratıcının sesini duymamızı
engelleyen her ne ses varsa gönül evlerimizde, onlardan arınmamızı ve
kapılarımızı açmamızı bekliyor. Hoş geldin diye sarılmamızı bekliyor.
Öyle ya, insan sımsıkı sarılıp bağrına basmaz mı
kurtuluşunu Evinde en özel konuğu gibi ağırlamaz mı beratını O ki, kendisini
cennete götürmeye geldiyse, üzerinde taşıdığı tüm yükleri atmaya, başındaki tüm
belaları kaldırmaya geldiyse, ne var ne yok sermez mi önüne
Berat, bir kurtuluş gecesi Rahman bizi bekliyor yürek
saraylarımızda. Sonsuzluk tahtına oturmuş, istememizi bekliyor. Vermek istiyor
çünkü bize. El açın vereyim diyor. Oysa biliyor istemekten bile aciz
olduğumuzu. Biliyor, istemeye yüzümüzün olmadığını
Biliyor ama seviyor bizi Sonsuz Merhamet Sahibi. Biz
fırsat bulup bir selam vermezken yüce Zatına, O koşa koşa geliyor bize. Tüm
yollarımıza kendini hatırlatıcı işaretler koyuyor, her yol başında O nu bulalım
diye. Ve her yolun sonu O na çıksın diye sarsıyor kalplerimizi. İman
edenlerin, Allah ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile
ürpermesinin zamanı daha gelmedi mi (57/16) diyor bize.
Oysa biz ürper(e)meyen kalplerimizle başlıyoruz yeni
günlere. Belki birçoğumuz uyandığı günün kandil günü olduğunu gelen mesajlardan
anlayacak. Ve o gün yapacağı en önemli gayret, telefonuna gelen en güzel mesajı
arayıp, kopyala yapıştır yoluyla rehberindeki herkese göndermek olacak. Hatta
bazen kendisine gelen mesajın sonundaki gönderen kişinin ismini bile silmeyi
unutarak! Belki birçoğumuz üzülecek televizyondan takip edeceği programı
izleyemeyeceğine. Belki birçoğumuzun kandil umurunda olmayacak, koyup başını
yastığa mışıl mışıl uyuyacak
Hâlbuki ne büyük bir fırsattır Berat bizim için. Bir
milattır, yılbaşıdır yüreğimiz için. Kurtuluştur, umuttur, bağışlanmadır Bir
yılın yorgunluğunu atmak, bir yıl boyunca biriken günahlarımızı üzerimizden
silkelemektir. Sertleşen kalbimizi Halîm olan Allah ın şefkat sularıyla
yıkamaktır. Dolayısıyla rahatlama, hafifleme, yumuşamadır
Bir mahkeme kurulur Beratta, her yıl olduğu gibi. Sanığı
bizler, tanığı her şey; ellerimiz, gözlerimiz, zihnimiz, kalbimiz, tüm
azalarımız ve herkes; eşimiz, çocuklarımız, annemiz, babamız, konu komşumuz
Hâkimi ise, en adil olan, en yüce olan, her şeyi bilen ve gören Rahmanımız!
Her şey dökülür ortaya, ne yapmışsak bir yıl boyunca
anlatır bizi tanıklarımız. İyilikler de gizli kalmaz, kötülükler de. Lütfederse
hesapları gören sonsuz merhamet sahibi, iyi halimize bakarak affeder bizi.
Temizler kalbimizi ve günahsız olarak yeniden başlatır bir yıllık süremizi.
Beratıyla tekrar buluşturuncaya kadar temiz kalmamızı ister bizden. Kirlenmemek
için verdiğimiz uğraşı görmek ister bir daha ki mahkememizde. Ve tertemiz bir
defterle uğurlar bizi yepyeni sabahlara
Berat, defterlerin yenilendiği gün Ya sağımızdan verilir
defterimiz, ya solumuzdan görülür hesabımız. Öyleyse bu Berat tam bir
temizlenme olsun bizim için. Tam bir arınma ve kurtuluş olsun nefsimiz için. Ne
olur bu kandilde mesajlarımızı Rabbimize gönderelim gönlümüzden. Ürperelim,
ürpertelim yüreklerimizi. Kapatalım gözlerimizi, içinde bulunduğumuz dünyaya.
Bize şefkat kollarını açmış bekleyen Rabbimizi görelim. Yüzümüze açılmayı
bekleyen o huzur kapısını görelim. Çoğu fırsatları kaçırdık belki ama bu Berat
fırsatını iyi değerlendirelim