Üretim neden zayıflıyor?

Abone Ol

Türkiye İstatistik Kurumunun sitesinde yayımlanan verilere göre; Sanayi sektörünün toplam milli gelir (GSYH) içerisindeki payı; 1998 yılında; 32,5% iken, 2013 yılında; 23,6%’ya gerilemiştir. Sanayinin ekonomi içerisindeki payı, 15 yıl içerisinde, 27% azalmıştır.

Türkiye ekonomisi, 1998 yılında da bir sanayi ülkesi değildi, ancak devletin kendi açıkladığı bu rakamlar göstermektedir ki; üretim sektörümüzün ekonomi içerisindeki payı giderek gerilemektedir.

Türkiye’de sanayinin gerilemesinin 3 ana nedeni vardır:

Birincisi, bankaların izlediği kredi politikalarıdır. Bankalar, ÜRETİMİ değil TÜKETİMİ desteklemektedir !

BDDK verilerine göre; 2002 yılında; şirketlere verilen kaynaklar; bireysel kredilere verilen kaynakların 6 katı iken, 2013 yılında; bu oran, 2 katının da altı seviyesine düşmüştür.  Eğer bankalar, vatandaşlardan topladıkları mevduat ile, tüketime değil üretime kredi vermiş olsalardı; Sanayi gelişir, üretim ve ekonomi büyür, kalkınan bir ülke olurdu Türkiye. Ancak tüketici kredileriyle, kredi kartlı taksitli satışlarıyla; üretici değil, tüketici finanse edilmiş, ithal ürünlere talep arttırılmış, Türkiye, bir İthalat ekonomisine dönüştürülmüştür.

Borç ve faiz ekonomilerinde, paranın sahibi her zaman bankalardır. Ama eğer Türkiye, üreten bir ülke olursa, paranın sahibi artık bankalar değil, üretenler olacaktır. Bankalar, bu yüzden Türkiye’nin bir üretim ülkesine dönüşmesini hiçbir zaman istemezler.

Üretimin gerilmesinin ikinci nedeni Ak Parti’nin ekonomik politikalarıdır. Ak Parti’nin stratejisi; SANAYİ yerine, İNŞAAT, AVM ve TURİZM sektörleridir ! Yani rant ve vurgun ekonomisidir. Resmi rakamlara göre, Türkiye’de müteahhit sayısı, 282 bini aşmıştır ! Sanayiciler bile, işlerini bırakıp, AVM ve inşaat projesi peşinde koşmaya başlamışlardır…

Üretimin gerilmesinin üçüncü nedeni ise, yabancı güç odaklarının Türkiye’ye uyguladıkları gizli tahdit ve sınırlamalardır. Global ekonominin sahipleri, Türkiye’yi; sanayi ve teknoloji yatırımlarından uzak tutabilmek için, 1980 ve 90’lı yıllarda, Turizm ve Tekstil ile, 2000’li yıllarda ise inşaat ve hizmet sektörü ile oyalamışlardır.

Türkiye’nin bir üretim ülkesi olmasını;

Bankalar istemiyor, çünkü; paranın ve ekonominin tek sahibi olmaya devam etmek istiyorlar. Ak Parti de istemiyor, çünkü; sanayi yatırımlarında, inşaatta olduğu gibi rant ve vurgun imkanları bulunmuyor.

Yabancı güçler de istemiyor, çünkü Türkiye’nin bağımsız ve güçlü bir ekonomiye sahip olmasını hiç istemiyorlar.

İşte bu yüzden, fabrikaların yerini; AVM’ler, mağazalar, oteller, sinemalar, restaurantlar almaktadır. Zaten yetersiz olan sanayimiz her gün biraz daha da zayıflamakta, Türkiye ekonomisi; giderek inşaat, hizmet sektörü ve ithalat ekonomisine dönüştürülmektedir. Ama maalesef, Kalkınma; AVM’lerde mağaza mağaza dolaşıp, alışveriş sepeti doldurmakla olmuyor !

Görülmektedir ki; Türkiye’de üretimin giderek zayıflaması, bir tesadüf veya beceriksizliğin değil, bilinçli politikaların neticesidir.