Urabi Paşa'dan 31 Mart'a

Abone Ol

Mısır ın en tartışmalı tarihi konularından birisi Urabi

veya Arabi Paşa isyanıdır. Bu mesele onca yıla rağmen hâlâ muammadır. Lakin

Mısır da tarihin dönüm noktalarından birisi olmuştur. İngilizlerin 1881-1882

yılında işgallerine mukaddime olmuştur. Esasında, Urabi Paşa (Ahmet Arabi Paşa el

Mısri) meselesi tam olarak bizdeki 31 Mart hadisesine benzemektedir. Bizde 31

Mart hadisesi tarihin dönüm noktası olmuş ve Selanik iktidarını İstanbul a

taşımıştır. Ya da Sultan Abdulhamit Selanik e gitmiş ve Selanik iktidarı

İstanbul a gelmiştir. Bu iki hareketin arkasındaki nedenler de tam olarak

anlaşılamamıştır. Kimileri mazlum Padişah Sultan Abdulhamit e mal etmişler

kimileri de İngiliz parmağı aramışlardır. Sebep ne olursa olsun bir dönemin

sonu ve bir dönemin başlangıcıdır. İki dönem arasında tayin edici bir kırılma

noktasıdır. Mısır da Urabi Paşa milliyetçi birisi olmakla birlikte kalkıştığı

eylem bir biçimde İngilizlerin Mısır işgallerine yol açmıştır. Bu açıdan Urabi

Paşa isyanı erken dönem bir Şerif Hüseyin isyanıdır. Hatta Şerif Hüseyin in mukaddimesidir

dense sezadır. Urabi Paşa isyanında Mr. Blunt varken Şerif Hüseyin isyanında

Lawrance vardır. Ne yazık ki hem Urabi Paşa nın gerisinde hem de Şerif

Hüseyin in gerisinde İngiliz ajanları ve oryantalistleri vardır. Dolayısıyla

Hareket Ordusu nu İstanbul a davet eden olaylar ne ise Urabi Paşa veya Şerif

Hüseyin isyanları o dur. Darbe, kargaşa ve çalkantı yeni bir dönemi ortaya

çıkarmıştır.

*

1881-82 veya sonrasında İngilizler ile Fransızlar bazen

ayrı ayrı bazen de müşterek olarak Osmanlı yı yıkmak istemektedirler. Bunu

yaparken de Arapları iğfal etmeleri ve kandırmaları gerekir. Napolyon dan

beridir de Arapları ayartmak için bir politika yürütmüşlerdir. Bu Arapçılığa

dayanan ayrılıkçılık politikasıdır. Napolyon Kölemenler üzerinden Mısır

halkının kalbine girmek istemiştir.

Urabi Paşa da milliyetçi olmasına rağmen aslında Napolyon

milliyetçisidir. Mısır, Mısırlılarındır sloganına yapışmıştır. Alaca bir

adamdır. Mustafa Kamil ve Muhammed Ferid gibiler Urabi Paşa dan farklı olsalar

da daha sonra izleri birbirine karışmış ve Sedat ve Mübarek in Milli Partileri

bir şekilde Mustafa Kamil, Muhammed Ferid ve Urabi Paşa nın devamı sayılmış ve

mirasını devralmış görünmüştür. Vefd Partisi gibi partiler Mısır,

Mısırlılarındır sloganını tevarüs etmişlerdir. Bu slogan Mısır da Mübarek ve

Nasır ve Sedat gibi yeni firavunlar türetmiştir. Mısır, Mısırlılarındır veya

Türkiye, Türklerindir sloganı yerel liderlere ait gözükse de esasta

Napolyon un sloganıdır. Bu slogan logo olarak Hürriyet gazetesi gibi gazetelerde

Türkiye, Türklerindir şeklinde yer almıştır. Bu sloganlar düzmece

sloganlardır ve Urabi Paşa nın gerisinde İngilizler vardır.

*

Saflığıyla Urabi Paşa İngilizlere ön açmıştır. Onların ve

politikalarının kurbanı olmuştur. Tek kelime ile İngiliz şair, oryantalist ve

Müstemlekeler Bakanlığında görevli olan Wilfrid Scawen Blunt, Urabi Paşa yı

iğfal etmiş ve tuzağına düşürmüştür. Kanına girmiş ve Urabi Paşa Mr. Blunt ın

etkisinde kalmıştır. Ondan etkilenmiş ve ona derin kültürü nedeniyle meftun

olmuştur. İsyanından daha sonra yargılanan Urabi Paşa nın savunmasını da yine

Mr. Blunt yapmıştır. Güya Urabi Paşa yı savunduğu için Mısır a girişi 4 yıl

yasaklanmıştır. Mr. Blunt gibiler Urabi Paşa gibi avanakların üzerinden

İngilizlere Mısır ın kapılarını çok kolay bir biçime açmaya muvaffak

olmuşlardır (Dr. Mustafa Abdulganiy, El Ahram, 4 Mayıs 1990, Philiby ellezi

hedea l arabe ve Blunt ellezi hadaa l urabiyyin). Mısır, Mısırlılarındır

sloganından veİngilizlerin etkisinden sonra Osmanlı topraklarında Türk ve Osmanlı

nefreti estirilmiştir. Dolayısıyla, Mısır ın İngilizlerin eline düşmesinde

Urabi Paşa nın gafilane bir rolü varken Mr. Blunt ın doğrudan bir rolü vardır.

Mısır Osmanlı nın parçalara ayrılması sürecinde ilk halka olmuş ve sıra Suriye

ve Hicaz a gelmiştir.

İlginçtir ki, gazetesinin küpesinde Türkiye,

Türklerindir yazan eski yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, Türklükten istifa

ettiğini ilan etti. Neden acaba Vardır bir hikmeti!