Unutmayalım ama gereğini de yapalım

Abone Ol

Almanya nın sözde soykırımı tanımasına millet olarak

ortak tepki verildi/veriliyor. Bir bakıma kararın hemen arkasından söylenebilecek

her şey söylendi, daha da söylenecek. Elbette millet olarak tepki vereceğiz.

Eğer böyle bir konuda birlik oluşturamayacaksak, hangi konuda oluştururuz

Medyaya yansıyan ortak tepkinin yerini bulması için bundan sonra atılması

gereken adımlar vardır. Bu adımların neler olacağına elbette hükümet ve

parlamento karar verecektir. Ama tepkinin sadece sözde bırakılması uygulamaya

dönük fiili adımların atılması şarttır. Bu işin sadece Türkiye boyutudur.

Ancak, meseleyi sadece Türkiye ile sınırlandırmak, İslam dünyasını ilgilendiren

boyutunu görmemek eksik değerlendirme yapmak demektir.

Bu noktada, sözde soykırım tasarısı Almanya Meclisi nde

kabul edilmeden yazdığım dünkü yazımın son bölümünü hatırlatmak istiyorum:

İnsanlık daha fazla acı çekmeden İslam ülkeleri kendi

aralarında birlik oluşturmak durumundadırlar. Bunu şimdiye kadar kendilerini

sömürenleri sömürmek, onlara zulmetmek için değil, yeryüzünde gerçek barış ve

adaletin tesis edilmesi için yapmaları mecburiyeti var. Bu gerçekleştirilmeden

sömürgecilere -Haçlılara- kızmak, zalimliklerini ve haksızlıklarını haykırmak

onları utandırmaz, geri adım atmalarını sağlamaz.

Dünkü yazım ABD nin terör örgütleri ile birlikteliğine

yönelikti. Ama meseleye Haçlı zihniyeti ve ittifakı açısından baktığımızda aynı

yolun yolcusu tüm devletler için yaklaşmak mümkün. Bunun için, Almanya

Meclisi nin sözde soykırımı tanıma kararı aleyhimize atılmış ilk adım olmadığı

gibi son adım da değildir. Özellikle Almanya söz konusu olduğunda son birkaç

aydır yaşananların hatırlanması yeterlidir. Söz gelimi Merkel ile öylesine

samimi görüntüler verildi ve açıklamalar sergilenmişti ki, hemen ardından

samimiyetin yerini bir takım ayak oyunları aldı. Vize serbestisi anlaşmasının

çıkmaza girmesinin sorumlusu birinci derecede Merkel ve Almanya değil mi

Türkiye terörle mücadele ederken ısrarlı bir şekilde terörün yeniden tarifinin

yapılması ve buna hukukilik kazandırılması dayatması sözde soykırımın

tanınmasından daha hafif ve durum mu Artık Haçlı anlayışının ve başta Türkiye

olmak üzere İslam ülkelerine yaklaşımının değişmeyeceğini görmek durumundayız.

Atılan her haksız ve çirkin adımın arkasından bir takım açıklamalar yaparak

utandırmaya çalışmamızın bir anlamı yoktur. Çünkü biz ne kadar kızarsak

kızalım, yaptıkları işin ne kadar çirkin olduğunu hangi kelime ile ifade

edersek edelim zihniyetlerinin değişmeyeceğini görmek durumundayız.          

Millet olarak oluşturduğumuz ortak tepki ve

tepkilerimizde kullandığımız kelimeler ne kadar ağır olursa olsun tüm bu

gelişmeler karşısında Almanya Başbakanı Merkel in şu yaklaşımı dikkat çekici

değil mi

Almanya ile Türkiye yi birbirine bağlayan çok şey var.

Herhangi bir konuda farklı görüşlerde de olsak dostane ve stratejik

ilişkilerimizin yelpazesi geniş.

Merkel in bunca tepkinin ardından bu söylediklerinin

Türkiye ye tatmin edecek bir yanı var mı Yok. O da zaten Türkiye nin gönlünü

almak gibi bir çabanın içinde değil. Onlar hâlâ kendilerini haklı görüyorlar.

Öylesine gurur ve kibir abidesiler ki, kibirlerinden yaptıklarının, doğru ya da

yanlış olup olmadığını düşünmeye bile ihtiyaç duymuyorlar. Böyle olunca dünkü

yazımda ve bugün yukarıya aldığım düşüncelerimi son söz olarak tekrarlamak

istiyorum. Çünkü artık Haçlılardan adaletli davranmalarını beklemenin en hafif

ifadesiyle saflık olacağını görmek durumundayız.