Üniversite tercihi yapacak yüz binlerce genç ve aileleri için yükseköğretimde tarihi bir dönemin kapıları aralanıyor. Çağın hızına ayak uydurmak ve istihdam odaklı bir dönüşüm gerçekleştirmek isteyen YÖK, radikal bir kararla kılavuzu sil baştan güncelledi. Yapay zekanın sadece mühendislikle sınırlı kalmayıp sosyal bilimlerin de kalbine yerleşeceği bu yeni dönem, geleceğin iş gücü piyasasındaki kartları yeniden karacak nitelikte.
Yapay zeka sosyal bilimlere sızdı: Tarih, felsefe ve işletme buluşması
YÖK'ten yapılan açıklamaya göre açılacak 7 yeni lisans programında en büyük sürpriz, yapay zekanın disiplinler arası bir modele dönüştürülmesi oldu. Mühendislik ve bilgisayar bilimlerinin tekelinden çıkan teknoloji, bu yıl itibarıyla sosyal ve idari bilimlerle entegre ediliyor.
Bu kapsamda "tarih ve yapay zeka", "felsefe ve yapay zeka" ile "işletme ve yapay zeka" bölümleri ilk kez kapılarını açacak. Ayrıca finans dünyasındaki dijitalleşmenin önünü açacak "finansal teknoloji", tıp ve bilimin geleceği olan "biyoteknoloji ve genetik" ile "paramedik" ve "balıkçılık teknolojisi" lisans programları da bu yıl ilk defa YKS tercih listelerine girerek taze kan olacak.
Ön lisansta dijital oyun ve mobil güvenlik dönemi
Geleceğin teknik personellerini yetiştirecek 2 yıllık ön lisans programlarında da dijital dünya ve savunma teknolojileri ağırlığını hissettiriyor. Bu yıl ilk kez tercih edilebilecek 9 ön lisans programı şu şekilde sıralandı:
-
Yapay zeka destekli web tasarımı ve kodlama
-
Yapay zeka destekli tasarım ve animasyon
-
Dijital oyun teknolojileri
-
Mobil güvenlik teknolojileri
-
İlaç üretim teknolojisi
-
Patlayıcı ve enerjetik malzemeler teknikerliği
-
Hayvancılık teknolojileri ve işletmeciliği
-
Laboratuvar hayvanları
-
Balıkçılık teknolojisi
"İstihdam sağlamayan bölümlerde ısrar etmeyeceğiz"
Yükseköğretimde dönüşüm sürecinin kararlılıkla devam edeceğini ve çağın gerisinde kalan programların gözden geçirileceğini vurgulayan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, net mesajlar verdi. Türkiye'nin kalkınma hedefleri ve iş gücü ihtiyaçları doğrultusunda kontenjan düzenlemelerine gittiklerini belirten Özvar, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Günümüzün şartlarıyla artık uyumu kalmamış, mezunlarına imkan vermeyen, ne istihdamla ne de akademik üretkenlikle bağı kalan programlarda ısrar edilmesini doğru bulmuyoruz. Üniversitelerimizden beklentimiz, yeni program ve kontenjan taleplerini bu vizyonla hazırlamalarıdır. Bu yaklaşım hem ülke kaynaklarının etkin kullanılması hem de mezunlarımızın istihdam edilebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır."
Temmuz ayında açıklanması beklenen 2026 YKS tercih kılavuzundaki kontenjan detayları ve adayların bu fütüristik bölümlere göstereceği ilgi merak ediliyor.