O. Henry’nin eserine adını verdiği meşhur hikâyesi “Son Yaprak” umudun insanın hayatında nasıl bir dönüşüme sebebiyet verdiğine işaret ediyor. Hikâyenin özeti kısaca şöyle: Sue ile Johns bir restoranda tanışırlar ve bir stüdyo açarak iş sahasında büyük başarılar elde ederler. Fakat Johns’un o dönem salgın olan ölümcül zatürreeye yakalanması işin gidişatını ciddi anlamda etkiler ve hiç hesapta olmayan sorunlar ortaya çıkar. Johns’un rahatsızlığı gittikçe ilerleyip tedaviye cevap veremez hale gelince genç adam umutlarını kaybeder ve kendini ölüme hazırlar. Fakat mesleğini sevgi ile icra eden doktor hastasını titizlikle gözlemlemekte ve ona kaybettiği umutlarını yeniden kazandırabilmek için çaba göstermektedir. Doktor umudun en etkin ilaç olduğunun bilincindedir ve hastasını bu noktada desteklemeye çalışır.
Sue bir gün iş arkadaşını ziyarete geldiğinde hastalığın seyrini doktorla görüşmek ister ve karamsar bir ruh haliyle odasına girer. Her ikisi de üzgündür, doktor hasta için umudun büyük önem arz ettiğini ifade eder ve umutlar yeşerdiğinde bedenin bütünüyle kendini buna adapta edebileceğini belirtir. Doktor hastanın önce yaşamayı istemesi ve bunun için dua etmesi gerektiğini belirtir ve sözlerini şu ifadelerle tamamlar: “Bilimsel yönden yapılabilecek ne varsa hepsini deneyeceğim ama hasta kendi cenaze alayına katılacak arabaları saymaya başlamışsa, ilaçların hiçbir etkisi kalmayacaktır buna inanın…”
Doktorun bu ifadeleri Sue’yi çok etkiler ve iş arkadaşının başucuna gelir sonra dalgın vaziyette beklemeye başlar. Tam da o sırada hastanın, başını kaldırıp, yattığı odanın penceresine doğru yaslanmış olan bir Frenk üzümünün yapraklarını saydığını fark eder. Şaşırır ve bunu niye yaptığını sorar. Hasta gözlerini asma yapraklarından bir türlü ayırmamaktadır ve “her gün sayıyorum, şu üzümün yaprakları tek tek düşüyor ve son yaprak düştüğünde ben de hayata veda edeceğim” der sonra suçlu bir çocuk gibi başını önüne eğer. Sue oradan ayrıldıktan sonra ressam arkadaşı ile görüşür ve asma dalının pencereye yakın kısmında bir yaprak ressamın fırçasıyla renklendirilerek duvara monte edilir. Aradan epey zaman geçer hasta bütün yapraklar döküldüğü halde pencereye doğru uzanan daldaki o son yaprağın düşmediğini fark eder ve direnç elde eder. Hasta umudu yeniden kuşanır, hastalığı atlatmak ve hayata katılmak için dua eder.
O. Henry’nin eserine adını verdiği bu hikâyesi umudun hayatımız üzerindeki pozitif etkilerini özetlemektedir. Uzak ya da yakın vadede hedeflerimiz mutlaka vardır ancak muvaffak olabilmek için umuda sımsıkı tutunmamız gerekir.