Hepsi Amerikancı
"Sırrını sırdaşa fâş etme sırrın fâş olur
Sen sana sırdaş değilsin il nice sırdaş olur" 1
İsmail Hakkı [Haksal] Efendi nin Cönkü nden
Çözümsüzlüğün çözüm olarak algılandığı bir süreç yaşanıyor. Söz konusu kavramların hemen hepsinin sonunda bir cılık var. Bu, çözümsüzlüğü ve çıkmazı ruhunda barındırıyor. Hepsinin çıkış yolu, gidip dayandığı kapı aynı. Çözümsüzlüğü üreten bir yerde, bir kapıda dileniliyor. Buna değer mi Abede nin kapılarında sürünmektense kendi kapında ve senin ruhunda olanlarla olmaktan başka bir seçenek var mıdır
Ulusalcılık bugün bir çözüm değil, bir çözümsüzlük. Benzer şekilde buna diğerlerini de ekleyebiliriz. Ulusalcı yaklaşım ve söylemle birleştirici, uzlaştırıcı, bir potada eritici değil, uçurumu büyüten, içinden çıkılamaz bir ruhtan söz edebiliriz ancak. Ulusal bakışla Kürt ulusalcılığı körükleniyor. Bu, yeni zamanın bir tuzağı. Kürt milliyetçileri ise bu uçurumun derinleşmesinden son derece memnunlar. Bu, yeni bir sınırın çizilmesine götürür. Ne yandan bakarsak bakalım, tartışılan kavramlar ve bu kavramların özü etrafında yapılan her oluşum, atılan her adım sorunları çözmek yerine sorunları büyütme ve ayrıştırmaya götürür.
Bugün, yeni [neo], ılımlı [uyuşturucu], liberal, Marksist, çıkarcı, fikirsiz, idealsiz, öngörüsüz, makamcı, bugüncü, hedefsiz Akepe koalisyon iktidarı, oluşumu bir çözüm değil. Akepe yi İslâmcı diye tanımlamanın yanlışlığını burada düzeltmeliyiz. Akepe ne ılımlı, ne de İslâmcıdır. Akepe nin özeti yukarıdaki karmaşık cümledir. Bu, bir başka durum. Böyle olmasa, Sayın Başbakan 1 Mart tezkeresi geçmedi diye yıllar yılı vahlandı, yakındı, 150 küsur Milli Görüş çizgisinden gelen yol arkadaşlarını, tezkereye oy vermediler, ya da söz dinlemediler diye bir kalemde çizdi, attı. Her ortamda tezkerenin geçmeyişinin bedelinin ağırlığından yakındı durdu. Tezkereye destek vermeyen çevreleri kendince aşağıladı. Liberal Marksistlerle ortak bir düzlemde bunu sürekli bu milletin başına kaktı. Atı alan Üsküdar ı geçince, Güneydoğu sorunu, Ermeni sorunu sarpa sarınca birden sayın Başbakan üslubunca gürleyiverdi. "Amerika Irak a girerken kime sordu " diye. Bu ne yaman çelişki. İnsanın kendisiyle bu kadar çeliştiği az olmuştur. Bu, bilinmeyen bir şey miydi ki. Peki ne için "Amerikasız, İsrailsiz olmaz" çıkmaz teziyle yola çıktılar.
Şu anda Marksist Liberaller konuyu Hamas Lideri nin Türkiye davetini sorunların baş nedeni olarak görüyorlar. Demek ki, Marksist liberallerin de çıkış yolu ve kapısı Abede. Onlara sormadan bir bardak su dahi içilemez. Marksist liberal oluş bugün Abede adına en belirleyici olan kesim. Buna 68 kuşağını da dahil etmek gerekiyor.
Kürtçüler, onlar da geçmişin Marksistlerinden oluşuyor. Bir kere milliyetçidirler, ulusalcıdırlar, Abedecidirler, Kürt halkının İslâmî değerlerinden tamamen uzaktırlar. Ramazanda DTP nin kampında nasıl oruç tutmadıklarını medya görüntüledi. Türkçü ulusalcılardan hiçbir farkları yoktur. Güçleri ve dayanakları Abede dir. İslâm öncesi arkaik kültür arayışları da bunun bir göstergesi ve özeti. Kürt milliyetçileriyle Ulusalcı Türk milliyetçilerini karşı kutuplar olarak görmek gerek. Bu anlayışlardan çözüm üretilebilinir mi İslâm milletinin bütünleştirici özü ve ruhu terk edildikçe sorunlar katmerleşiyor, derinleşiyor, ağırlaşıyor. Milletimizin bazı göstergelerinde buluşma noktaları çok rahatlıkla görülmekte. Bir başka seçenek de görülmüyor.
Akepe yi iktidara taşıyan ve birleştirici olan güç farklı bir alana yönlendiriliyor. Asıl üzerinde durulması gereken nokta burasıdır.
1 Sırrını sırdaş diye bildiğin kimseye açma sırrın ortaya çıkar / Sen sana sırdaş değilsen eloğlu sana nice sırdaş olabilir.