Ülke sahipsiz mi?

Abone Ol

Paralel yapı ile bağlantılı haberleri her gün dehşetle

takip ediyor ve kendi kendime, Bu ülke böylesine sahipsiz mi diye sormadan

edemiyorum. Çünkü, medyaya yansıyan haberlerin yarısı bile doğruysa devlet

içinde oluşturulan paralel yapıdan 17 Aralık operasyona kadar iktidarın

haberinin olmamasına bakarak ülkenin sahipsiz olduğunu düşünmek ve söylemek

yanlış olmasa gerek. Cemaat ile iktidar arasında iki ayı aşkın bir süreden beri

su yüzüne çıkmış olan çatışmaya dikkatler odaklanınca olayın perde arkası pek

düşünülmez oldu. Bir diğer ifadeyle bu noktaya gelinmesinde iktidarın payı pek

akla gelmedi. Çünkü karşılıklı açıklamalar ve medyaya yansıyan haberlere

bakıldığında yargıdan tutun da jandarma ve polisi kapsayan, daha ötesinde devletin

hemen her kurumunda iktidardan farklı bir konumda ayrı bir iktidar odağı

oluşturulduğunu söylemek yanlış olmaz. Tüm bu gelişmelerin ardından Başbakan

Erdoğan ın, Paralel yapıyı iyice kavradık şeklinde bir gazetede manşet olan

açıklaması da gösteriyor ki, 12 yıl boyunca devlet içinde ikinci yapılanmadan

iktidarın haberi olmamış. Şahsen bir iktidarın çevresindeki gelişmelerden bu

kadar habersiz olabileceğini düşünemiyorum. Sanki başlangıçta bir takım

gelişmelere bilerek evet denilmiş, ancak bir süre sonra ipin ucunun kaçtığı

fark edilmiş olacak ki, kendilerine yönelik bir takım operasyonların ardından

paralel yapıyı görmeleri ve derinliğini anlamaları mümkün olabilmiş.

Elbette, devlet içinde bir takım gruplarca paralel

yapılanmaların oluşturulmasını kabul etmek mümkün değildir. Hiç bir iktidarın,

iktidarın paylaşılmasını kabul etmez. Özellikle bu yapılanma devlet güçlerini

kendi çıkarlarına kullanabilir noktaya gelmişlerse buna hiç izin verilemez. Söz

gelimi HSYK toplantıları mesajlarla engellenebiliyor, yurt dışına gönderilen

yardım konvoylarına iktidara rağmen operasyon düzenlenebiliyor, yardımın

başındaki devlet görevlileri paralel yapının elemanlarınca saldırıya

uğrayabiliyorsa. Bunun da ötesinde bir yardım kuruluşuna baskın yapılıyor,

baskın yapmak istemeyen emniyet görevlileri, 3-4 gün içinde hükumet gidecek.

Baskın yaparsanız görevinizde yükselir, yapmazsanız başka yere gönderilirsiniz

diyerek zorlanabiliyorsa, yani bir devlet görevlisi bir başka görevliyi bu

şekilde yönlendirebilecek gücü kendinde görecek bir yapı oluşmuş ise, bu

yapının oluşmasının farkına varamayanlar gelinen noktadan sorumlu olmazlar mı

Tüm bunları medyaya yansıyan açıklamalar doğru ise

kaydıyla ifade ettiğimi bir kez daha vurgulamak isterim.

Kaldı ki, Başbakan Erdoğan ısrarla bir ihanetten ve bu

ihaneti gerçekleştiren paralel yapıdan söz ediyor. Son olarak Başbakan, Hoca,

abi, abla dedikleriniz ihanet içindeler. Paralel yapı AK Parti ye oy vermeyin

diye broşür dağıtıyor. Broşürü dağıtan kardeşlerime sesleniyorum: Allah aşkına neye

hizmet ettiğinizi bir düşünün diyerek gelinen noktanın vehametine dikkat

çekiyor. İşte bu noktada insan, Yıllarca kol kola yürünen, problemsiz bir

koalisyon oluşturulan bu yapının iktidar gerçekten farkına varmamış olabilir

mi diye düşünmeden edemiyor. Çünkü paralel yapının çalışmaları ihanet ise bu

yapının oluşmasını fark edemeyen iktidarın durumunu nasıl izah etmek gerekir

Biz iktidardan bu kadar uzak iken bu yapılanmanın devlet içindeki

kadrolaşmasını hissediyorduk. Kadrolaşma sürdürülürken kendilerine kimleri

rakip gördüklerinde, kimlerle işbirliği içinde olduklarını da duyuyorduk. Çünkü

arkadaş sohbetlerinde bu yapının nasıl bir kadrolaşma içinde olduğu

konuşuluyordu. Tüm bu gelişmeler bize kadar ulaşırken iktidar mensupları hiç

duymamış ve hissedememişlerse ülke gerçekten sahipsizmiş Çünkü ülke yönetmek

birtakım koltuklarda oturmak, önlerine gelen kararnameleri imzalamaktan ibaret

olamaz.