Ülke futbolu tehlikededir!

Abone Ol

UZUN zamandan bu yana yukarıdaki başlığa vurgu yapıp durmaktaydım. Zaman zaman da acaba yanlış mı yapıyorum diye kafamı da kaşımadım değil. Ama geçenlerde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören bir TV ekranından kendi sesi ve görüntüsüyle yaptığı açıklamalarla benim kafamı boşuna kaşıdığımı resmen onayladı.

Evet, Sayın diyeyim hadi, federasyon başkanımız aynen şunları söyledi: “Milli maçtaki Volkan olayını bana ikinci başkanımız nakletti. Bunun üzerine sahaya girip takımı çekmeyi düşündüm.” Bakın yahu! Bir ülkenin futbol federasyonu başkanı tribünlerden bir iki çatlak sesin çıkması üzerine resmi bir milli müsabakada göğsünde ay-yıldız taşıyan milli takımını sahadan çekecekmiş neredeyse... Duydunuz, gördünüz ise ne olur bana nakledin de, cehaletimi gidereyim. Ve bu sözler sarf edilirken, Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay da gülüyorlardı. O da ne demek Sayın Başkan çıkışını yapamadılar. Yazık... Bu da mesleğim, ya da bir Türk vatandaşı olarak gösterilmesi gereken tepki olmaz mıydı

Federasyon başkanı futbola siyasetin karışmadığını da ifade ettikten sonra, yani rüyasından uyanmadan Haziran ayında yeniden başkanlık için adaylığını koyacağını da açıkladı. Acaba kendi iradesi mi, yoksa başka birileri mi söyletti bunu, bilemem şimdilik. Aynı Demirören, Salı hakem yakma toplantısını da hakemlerin kendilerinin istediğini de açıkladı. Doğrusu çok merak ediyorum bu işteki gerçeği. Şayet benim hakemlerim bu Salı kepazeliğini istemişlerse, derhal düdüklerini asmalıdırlar. Çünkü dünya haritası üzerinde böyle bir uygulama yoktur. Yok şayet Demirören zat-ı muhteremleri salladılarsa, o zaman hakemlerin çıkıp tepki göstermesini beklerim. Neyse, herkes hak ettiğini bulur deyip geçelim. Aynı başkan, bundan böyle konular kuralların arkasında duracaklarını, kararlı olup kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağını da açıkladı. Hele hele mali konularda çok acımasız olacaklarmış. At martini Debreli Hasan mıydı neydi o tekerleme... Derkeeeeen!

Derkeeen, Karabüksporlu siyahi oyuncu Mabiala, kendini kasten attırdığı gerekçesiyle iki maç ceza aldı. Buyurun buradan yakın Sayın Başkan! Kendini attırana iki, sahadaki bütün hakemlerin ortaklaşa attıkları, parmak sallayıcısına tek maç... Yürüyün be ancak gidersiniz!

Bakın bir kere daha yazayım. Bu futbolun genel kurulu yeniden yapılandırılmazsa, yani kongreler üst makamlara bağlı insanların oylarıyla sonuçlanmaya devam ederse çok yakında başımıza nelerin geleceğini tahmin bile edemezsiniz.

Pardon unutmadan... Çarşı davasına tek yönetici, tek futbolcu gitmemiş. Ne yapacaklardı yani... Geçen sezon dörtte dört yapıp şampiyonluğun en yakın adayı olarak gösterilen Beşiktaş’ı, Galatasaray maçında arızaya uğratıp yakanların peşine mi düşeceklerdi Onlara Gezi yürüyüşlerinde katılanlar koşsalardı. Öyle ya o maçta sahaya koşanların, yani maçın tatil edilmesine sebep olanların hangisi rakibe, hakemlere veya Beşiktaşlı futbolcuların üzerine koşmuşlardı. Numaralının önündeki emniyet güçlerine bir yaklaşabilselerdi...