Ulaşılan son ses kaydı

Abone Ol

- Sakin ol. Bende kal. Olumlu düşünmeye çalış.

Ne olumlu düşünmesi… Ne saçmalıyorsunuz! Koptu geliyor kıyamet… Zalimin diş etleri kanlı... Çocuklarımızın cesetleri paramparça, sırt çantamızda... Günü gündüzü göremiyoruz. Zifiri, katran karası varlıklar… Analar, kızlarından kaçar adım… Aradığınız babalara ulaşılamıyor. Dövüşmeyi, adamlığı unutmuş oğlanlar, kadınlar… Sadece anlık doyuma odaklı, ağzı salyalı sapkın mahlûklar… Katleden insanlar... Maktul dünya…

- Çevrenizde ne görüyorsunuz bize tarif edebilir misiniz?

Nefes alamıyorum… Boğuluyorum… Sigara, nargile dumanları… Çok ağır bir alkol kokusu var sokaklarda… Uyuşturucudan şuurunu kaybeden gençler sağa sola bıçak çekiyorlar! Koşuyorum! Her köşe başında kavga eden, birbirini yaralayan, öldüren insanlar... Sonra her hallerinden belli normalde babalarının gözbebeği olan kızceler, uçkurlarının peşine helak olmuş vaziyetteler… Her yerdeler… Burada bazı adamlar var. Camideler ama Namaz kılmıyorlar. Koşmaya devam ediyorum. Zar zor ayırt edebiliyorum… Bankalar var. Her yerde bankalar var. Her bankanın önünde kuyruk olmuş doktorlar, mühendisler, akademisyenler, hacı amcalar, çarşaflı bacılar… Nasıl Allah’ın belası bir yere düştüm ben… İnsanlar çıldırmış gibi davranıyorlar. Her yerde kafeler, mağazalar… Yiyorlar, içiyorlar, kahkahalar atıyorlar. Tüketiyorlar. Tüketiyorlar. Hırsızlık yapıyorlar. Yolsuzluk yapıyorlar. Torpil yapıyorlar. Fuhşun her türlüsünü yapıyorlar. Ama bunlar hep Müslüman görünümlü adamlar, hanımlar…

- Size yardım edecek kimse yok mu yakınlarınızda?

Bağırıyorum… Bağırıyorum… Var gücümle sesimi duyurmaya çalışıyorum… Yardım istiyorum... İmamlar namaz vakitleri dışında mesai yapamadıkları için yardımcı olamıyorlarmış. Derneklerin, vakıfların başkanları klimalı ortamlarda, çay ve şerbetli tatlılar nezaretinde, bizim durumumuzu düzeltmek için toplantı üstüne toplantı yapıyorlarmış. Ama başka bir şey yapamıyorlarmış. Kıyametin ortasında esnaf ziyareti yapan bir ahmağa denk geldim. Siyasetçiymiş. Sosyal medyaya içerik üretmeye çalışıyormuş, önümüzdeki seçimler için…

Çok yoğunmuş. Bizimle kaybedecek vakti yokmuş. Bir çöp torbası kadar işe yaramadığı halde, kıyametin ortasında dahi, hayati kurumları ve makamları işgal eden tüm haysiyetsizlerin Allah belasını versin!

- Beyefendi lütfen sakin olun ve derin derin nefes alın. Olumlu düşünmeye çalışın.

Son

İşler bu kadar kötü giderken; yüzümüzü asmamaya çabalamak, pozitif yazılar yazmak, motivasyon şiirleri okumak… Bırakın Müslüman ahlâkını, münafıklık gibi geliyor bana… Ne paralarından, ne zamanlarından hiçbir sadaka türünü uygulamayan münafıkların, “Tebessüm etmek sadakadır” diye diye hiçbir sorun yokmuş gibi ortalıkta sırıta sırıta gezmesinden bıktım usandım.

Bu yazıyı bin yıl sonra okuyacak Müslümanlara ilan ediyorum! Bugünün Müslümanları, dünyaya tapar hale geldiler! Dine dair ne varsa kendi menfaatleri için kullanmayı, tahrip ve tahrif etmeyi marifet sayıyorlar! Karşılarında duran herkesi düşman ilan ediyorlar! Sakın yanlış anlaşılmasın bu sadece hükümet partisine has bir durum değil. Başı onlar çekiyor doğrudur ancak bu ahlâksızlıkları bizim teşkilatlarımızdaki adamlar hanımlar dahi yapmaya başladılar!

Hazza tapıyoruz. Güce tapıyoruz. Tavizler veriyoruz. Özü mahvettik. Resmen yeni bir din ürettik. Bu yazının yazıldığı toplumda Müslümanlara güvenilmiyor! Bu yazının yazıldığı toplumda Müslümanlara güvenilmiyor. İnanabiliyor musunuz? Bu yazının yazıldığı toplumda Müslümanlara güvenilmiyor! Daha büyük bir kıyamet olabilir mi? Yazık… Çok yazık… Asıl kıyamet çok yakın… Kıyamet çok yakın… Kıyamet çok yakın… Soluğunu ensemizde hissediyoruz. Müslümanlara güvenilmeyen bir toplumu ancak kıyamet paklar zaten…

Hâsılı

Yapılacak tek bir şey var. En azından Rabbimizin merhametine mazhar olabilmek için takatimizin sonuna kadar! Son nefesimize kadar! Tavizsiz bir şekilde! Adam gibi çalışacağız.

Bazen yazıların altına yorum geliyor. “Sanki sen her şeyi halletmişsin gibi konuşuyorsun” diye… Hâşâ… Hâşâ… Aciziz. Garibiz. Sadece çabalıyoruz. Yolu düşeni Mardin’e bekleriz. Yazı yazma cüretini bu gariban kardeşinize veren, çaba sahamızı beraber gezeriz Allah’ın izniyle. Allah’a emanet olunuz.