Bakara suresinin 254. Ayetinde Yüce Mevla: Alışverişin,
dostluğun ve şefaatin (aracılığın) olmadığı gün gelmeden size rızık olarak verdiklerimizden
infak ediniz buyurarak fakirlere yardım etme ilkesini ortaya koymuştur. 255.
Ayet hemen her Müslümanın ezbere bildiği Ayet-el Kürsi olup Allah ın yegane
ilah (kanun koyucu ve her şeye hâkim olan) bir sonsuz güç olarak kabul edilmesi
ilkesi hatırlatılmaktadır. 264. Ayette ise Yüce Allah: Ahirete inanmadığı
halde malını insanlara gösteriş olarak eden gibi eza ve başa kakarak
sadakalarınızı iptal etmeyin emrini vererek zekât veya sadakanın başa
kakılmaması ve gösteriş yapılmaması ilkesini önümüze seriyor.
267. Ayette de: Ey iman edenler! Kazandıklarınızın tıbbi
(faydalı) olanlarından ve bizim yerden çıkardıklarımızdan (toprak ürünlerinden)
infak ediniz, göz yummadan alıcısı olmayacağınız değersizlerine dokunmayınız
buyruğu ile zekâtın yanında toprak ürünlerinin öşrünü (onda birini) vermemiz ve
bunu yaparken adisinden olmaması ilke olarak ortaya konuyor. 278. Ayette ise
Yüce Allah: Ey iman edenler (paraya, zenginliğe değil) Allah a sığının, eğer
inanıyorsanız (şimdiye kadar) aldığınız faizden geri kalanı bırakınız. Eğer
bırakmazsanız Allah ın tahribine hazır olunuz emri ile faiz almamak ilkesini
yerleştirmiştir.
Kur an-ı Kerim in en uzun 282. Ayeti borçlanırken onun
ödeneceği sürenin yazılması, imzalanması, borcun az olması dolayısıyla üşenilmemesi,
kâtip ve şahitlere zarar verilmemesi ilke haline getirilirken hemen arkasından
gelen 283. Ayette seferde olma ve bir kâtip bulunmayışı sebebiyle rehin
alınması veya birbirine güvenme dolayısıyla senetsiz yapılan alışverişlerde
emanetin zamanı gelince hemen ödenmesi talimatı verilerek senet veya emanete
riayet ilkesi getirilmiştir.
Üçüncü cüzde başlayan Ali İmran suresi ikinci ayetinde:
Allah tan başka ilah yoktur, o ebediyen diri ve idarecidir denilerek Allah ın
birliği ilkesi tekrar edilmektedir. Aynı surenin 19. Ayetinde: Allah katında
din kesin olarak İslam dır ifadesiyle İslam dan başka bir din olmadığı ilkesi
ortaya konmuştur. 28. Ayetinde de: Mü minler (inananlar) mü minlerin dışında
kâfirleri dost ve idareci edinmesin emri verilerek Müslümanlardan başkasının
dost ve idareci edinilmemesi ilkesi temellendirilmiştir.
Yine Ali İmran suresi 32. Ayetinde: Allah a ve
Peygambere itaat edin de! emriyle Allah ve Peygambere itaatin ilke olduğu bir
kez daha tekrar edilmiştir. 65. Ayetinde ise kâfirlere gelince; onlara dünya ve
ahrette şiddetli bir şekilde azap edeceğim, onların yardımcısı da olmayacaktır
beyanıyla Allah ın kâfirlere azabının bir ilke olduğu bildirilirken arkasından
gelen ayette de iman edip amel-i Salih (iyi icraat) yapanları Allah ın
mükâfatlandıracağı ilkesi gelmektedir.
64. Ayette de ehli kitap yani Yahudi ve Hıristiyanlar
Allah tan başkasına ibadet etmemeye, ona şirk yapmamaya ve insanların
birbirini Rab edinmemeye davet edilerek üç ilke birden ortaya konmaktadır. 85.
Ayette ise: İslam dan başkasını din olarak isteyenden bunun asla kabul
edilmeyeceği ve onun ahrette buhranda kalacağı bildirilerek yine İslam ın
yegane din olduğu ilkesi tekrar edilmektedir. İşte mukabeleler bu ilkelere
uymak için okunmalı ve dinlenmelidir; aksi halde bir sevap kazanılamaz.