Üçüncü Cüzden Çıkarılan İlkeler

Abone Ol

Bakara suresinin 254. Ayetinde Yüce Mevla: Alışverişin,

dostluğun ve şefaatin (aracılığın) olmadığı gün gelmeden size rızık olarak verdiklerimizden

infak ediniz buyurarak fakirlere yardım etme ilkesini ortaya koymuştur. 255.

Ayet hemen her Müslümanın ezbere bildiği Ayet-el Kürsi olup Allah ın yegane

ilah (kanun koyucu ve her şeye hâkim olan) bir sonsuz güç olarak kabul edilmesi

ilkesi hatırlatılmaktadır. 264. Ayette ise Yüce Allah: Ahirete inanmadığı

halde malını insanlara gösteriş olarak eden gibi eza ve başa kakarak

sadakalarınızı iptal etmeyin emrini vererek zekât veya sadakanın başa

kakılmaması ve gösteriş yapılmaması ilkesini önümüze seriyor.

267. Ayette de: Ey iman edenler! Kazandıklarınızın tıbbi

(faydalı) olanlarından ve bizim yerden çıkardıklarımızdan (toprak ürünlerinden)

infak ediniz, göz yummadan alıcısı olmayacağınız değersizlerine dokunmayınız

buyruğu ile zekâtın yanında toprak ürünlerinin öşrünü (onda birini) vermemiz ve

bunu yaparken adisinden olmaması ilke olarak ortaya konuyor. 278. Ayette ise

Yüce Allah: Ey iman edenler (paraya, zenginliğe değil) Allah a sığının, eğer

inanıyorsanız (şimdiye kadar) aldığınız faizden geri kalanı bırakınız. Eğer

bırakmazsanız Allah ın tahribine hazır olunuz emri ile faiz almamak ilkesini

yerleştirmiştir.

Kur an-ı Kerim in en uzun 282. Ayeti borçlanırken onun

ödeneceği sürenin yazılması, imzalanması, borcun az olması dolayısıyla üşenilmemesi,

kâtip ve şahitlere zarar verilmemesi ilke haline getirilirken hemen arkasından

gelen 283. Ayette seferde olma ve bir kâtip bulunmayışı sebebiyle rehin

alınması veya birbirine güvenme dolayısıyla senetsiz yapılan alışverişlerde

emanetin zamanı gelince hemen ödenmesi talimatı verilerek senet veya emanete

riayet ilkesi getirilmiştir.

Üçüncü cüzde başlayan Ali İmran suresi ikinci ayetinde:

Allah tan başka ilah yoktur, o ebediyen diri ve idarecidir denilerek Allah ın

birliği ilkesi tekrar edilmektedir. Aynı surenin 19. Ayetinde: Allah katında

din kesin olarak İslam dır ifadesiyle İslam dan başka bir din olmadığı ilkesi

ortaya konmuştur. 28. Ayetinde de: Mü minler (inananlar) mü minlerin dışında

kâfirleri dost ve idareci edinmesin emri verilerek Müslümanlardan başkasının

dost ve idareci edinilmemesi ilkesi temellendirilmiştir.

Yine Ali İmran suresi 32. Ayetinde: Allah a ve

Peygambere itaat edin de! emriyle Allah ve Peygambere itaatin ilke olduğu bir

kez daha tekrar edilmiştir. 65. Ayetinde ise kâfirlere gelince; onlara dünya ve

ahrette şiddetli bir şekilde azap edeceğim, onların yardımcısı da olmayacaktır

beyanıyla Allah ın kâfirlere azabının bir ilke olduğu bildirilirken arkasından

gelen ayette de iman edip amel-i Salih (iyi icraat) yapanları Allah ın

mükâfatlandıracağı ilkesi gelmektedir.

64. Ayette de ehli kitap yani Yahudi ve Hıristiyanlar

Allah tan başkasına ibadet etmemeye, ona şirk yapmamaya ve insanların

birbirini Rab edinmemeye davet edilerek üç ilke birden ortaya konmaktadır. 85.

Ayette ise: İslam dan başkasını din olarak isteyenden bunun asla kabul

edilmeyeceği ve onun ahrette buhranda kalacağı bildirilerek yine İslam ın

yegane din olduğu ilkesi tekrar edilmektedir. İşte mukabeleler bu ilkelere

uymak için okunmalı ve dinlenmelidir; aksi halde bir sevap kazanılamaz.