Üçlü doktrin

Abone Ol

Dinin kendini ifade ettiği kavramlarla hayat boyunca

karşılaştığımızda hep acabalar arasında kalır dururuz. Bu niye böyle

İlahi bir kanun olan dinin muhatabı akıllı ve belirli bir

yaşa gelmiş kişilerdir. Din maddi ve manevi hayatı hayırlı yöne sevk etme

düşüncesinin rehberidir. Hürriyet, adalet, eşitlik gibi evrensel prensipler de

dinin bu önemli işteki referanslarıdır.

Temel kavramlara acaba aynı anlamı mı yüklüyoruz Dinin hürriyeti,

adaleti ve eşitliği öne çıkarmasının demokrasi geleneği ile ilgisi var mı

Farklı soruları bir araya getirerek aslında zihin kirliliğine de son

verebiliriz. Diktacı tutumları din ile özdeşleştirmeye devam eden insanların

sayısı fazla. Din denilince varlık, bilgi, değer üzerinde yoğun bir baskıyı

anlayan bu kişileri okumaya davet ediyorum. Bilgilerinin azlığı onları irfan

yolunda ilerletmiyor.

Adalete bir nebze değinecek olursak burada denge ve orta yol

ile karşılaşırız. Her şey dengede olmalıdır bunun zıttı zulümdür o da bir şeyi

ait olduğu yerin dışında bir yere koymak diye tarif edilir.

Hukuk fikri toplumların kendi bünyelerinde taşıdıkları en

önemli düşüncelerden biridir. İslam la birlikte dünya hukuk tarihinin farklı

bir evreye girdiğini görüyoruz. İslam ın getirdiği yenilikler ve oluşturmak

istediği insan modelinde HUKUK hep önde olmuş kişinin varlığı bir bütün

içerisinde anlamlı kılınmıştır.

Avrupa da birey üzerinde yoğunlaşma yapılmaya çalışılırken

aslında devletin egemenliğine sınırsın kapı aralanmış bu durum bizim

coğrafyamızda daha doğru dürüst anlaşılmamıştır.

Özgür birey

Hep duyduğumuz bu teranenin ne anlama geldiği bilinmez iken

buradan hareketle İslam dinindeki irade davasına girilmesini anlamak mümkün

değildir. Kudret ve irade gibi iki önemli kavramın özgür birey mefhumuyla

özdeşleştirilmeye çalışılması ne acıdır!

Yüzlerce yıllık tecrübelerden ne öğrendik

Allah haklarının insan varlığının bir güvencesi olduğunu

daha ne kadar bedel ödeyerek öğreneceğiz. Zina, alkol, eşkıyalık, hırsızlık

gibi toplumları kasıp kavuran suç ve günahları adaletle dengelenmedikten sonra

bu topraklara huzurun gelmesini beklemek abes olacaktır.

Kanun hakimiyetinin olduğu bir devlet modeli şart!

Canı, malı, namusu, aklı, düşünceyi koruyup gözeten bir sistem

anlayışına muhtaç olduğumuz ortada. Avrupa kıtasının değişik ülkelere empoze

ettiği fikir kargaşalarının bize faydası olmaz.

Fazilet mücadelesi.

Başta insanın kendisi olmak üzere toplumlar bu mücadelenin

evrelerinden geçmekle erdeme ulaşabilecek bunu yaparken Kızılelma ülküsü

varlığımızı polatlandıran ideal olacak, ehli beyt sevgisi ve Cemalullah özlemi

bizleri gönendirecektir.