Annapolis görüşmelerinin ABD ve İsrail tarafından önceden hazırlanmış bir oyun olduğunu biz toplantı öncesi bir tahmin olarak dile getirmiştik, şimdi ise kesinlikle böyle olduğu ortaya çıktı. ABD, İsrail ve Arap dünyasının medyası Annapoliste bütün ayrıntılarına kadar önceden hazırlanmış bir oyunun sahnelendiği, oyunculara da oyunları ezberletildiği için nasıl duracaklarını, neler söyleyeceklerini bir aksamaya meydan vermeden tekrarladılar. Kısacası Annapoliste bir üçkağıt oyunu açıldı. Bu işin kârlı tarafı ABD ve İsrail, ütülenleri ise HAMASı devre dışı bırakarak yönetimi ele alan Filistin halkı ile İslam dünyasının HAMASa karşı olan tarafı.
Elbette üçkağıtçıların tezgahı açtıkları kaldırımdan geçenlerin dikkatini çekebilmek, sonunda da tokatlayabilmek(!) için yardımcı oyunculara ihtiyaçları vardır. Bu oyuncular inandırıcı olabilmek için genellikle oradan geçerken oyuna katılmış gibi bir hava verirler. Bu oyuncular daha ilk oyunda kazanırlar. Birkaç el bu yardımcı oyuncuların kazandığını gören çevreden gelen seyirciler de ağır ağır oyuna dahil olmaya başlarlar. Ne var ki, seyrettikleri oyuncu her seferinde kazanmasına rağmen çevreden gelenler oyuna katıldıkları andan itibaren kaybetmeye başlarlar. Üçkağıtçılar da bir süre sonra tezgahı toplayıp vurabildiklerini vurarak oradan uzaklaşırlar. Paralarını kaybedenler oyuna getirildiklerini sonradan anlarlar ama iş işten geçmiş olur. Elbette böyle bir oyuna bir defa düşmenin fazlaca yadırganacak ve ayıplanacak yanı olmaz. Ama aynı oyuna sık sık düşülüyorsa o zaman bunlar ya üç kağıtçıların yardımcı oyuncularıdır ya da ders almayan akılsızlar.
Üçkağıt oyunu elbette sadece kaldırımlarda açılmıyor. Hatta diyebiliriz ki 30-40 yıl öncesi kaldırımlarda tezgah açmış üçkağıtçılara büyükşehirlerde daha çok rastlanırken günümüzde kayboldular. Artık milletin cebindeki paraları alabilmek için yeni oyunlar sergiliyorlar.
Buna karşılık dünya üzerindeki üçkağıtçılık azalmak yerine artarak sürüyor. Aslında yeryüzünde çok fazla üçkağıtçıda yok ama olanlarının oyununa gelen, kanan çok sayıda ülke var. Hatta, daha oyun sergilenmeye başlanmadan bu oyuna düşebilecekler uyarılıyor, ikaz ediliyor olmasına rağmen oyuna girip ütülmek için pek çok gönüllü bulunuyor.
Söz gelimi İsrail-Filistin barışını sağlamak adına Annapoliste düzenlenen ve adına da Barış Görüşmeleri denilen toplantı tam bir üç kağıt oyunundan ibarettir. Oyunu açanlar ABD, İsrail; oyuna katılanlar ise İslam dünyasının bir kısmı ile Batılı ülkelerdir.
Oyuna daha çok ülkeyi katabilmek için çığırtkanlık yapan, yardımcı oyuncular günler süren bir kampanyanın ardından üçkağıt oyunu Amerikanın Annapolis şehrinde gerçekleşti. Tabii barış adına hiçbir sonuç alınamadı. Bay Bushun "Bir yıl içinde barışı sağlayın" talimatı da sergilenen oyunun bir parçasından ibarettir.
İsterseniz sergilenen bu oyunun yorumunu biraz da ABD, İsrail ve Arap Dünyası medyasından aktaralım.
İsrail ve Arap medyası sanki ağız birliği etmiş gibi Peres-Bush ve Abbas üçlüsünün kameralara yansıyan görüntüsü, "Kameralar için barış" şeklinde değerlendiriyordu. Yani, gerçekte barış yok, sadece barış görüntüsü var. Böyle olmasa zaten toplantının yapılmasına gerek kalmazdı. Tabii ki sahte gülücükler, samimiyetten uzak el sıkışmalarla kameralara bir barış havası yansıtmak mümkün ama o kameraların arkasındakileri kandırmak mümkün olmuyor.
Bu arada The Timesın konuyla ilgili değerlendirmesini de aktarırsak açılan üçkağıt çok daha net bir biçimde görülür. The Times toplantıya katılan liderlerin kameralara yansıyan görüntüsünü şöyle değerlendiriyor:
"Liderlerin el sıkışma biçimleri, birlik mesajı vermek için önceden ince biçimde planlanmış bir kareografi."
Böylesine dünyanın gözünün içine sokarcasına tezgahlanan oyuna kananlar bulunabiliyorsa üçkağıtçılar mesleklerini icrayı sürdürecekler demektir.