“...Birkaç gün önce, torunumu; Ağız Diş Sağlığı Merkezi’ne götürdüm. Dişlerine tel takılacak. Oradaki dostlarımızla, hassaten Müdür Metin Kılıç Bey ile sohbet ettim. Kendilerini, çok temiz, tertip ve düzenin yerinde olduğu, çok iyi çalışan hastanelerinin olduğunu söyleyerek tebrik ettim.
Gerçekten temiz, tertipli, çok iyi organize edilmiş güzel bir kurum. Erzincan’ın şanslı olduğu çok iyi kurumlarından biri. Ve çok nitelikli, çok iyi yetişmiş doktorları var.
Dr. Halil Ejder Bey gibi…
İlgili bölüme gittik. Ortodonti bölümü, ağzına kadar hasta doluydu. Nihayet bizim toruna sıra geldi. Değerli hocamız canla başla, durmadan çalışıyordu.
Muayene etti ve üç yıl sonrasına; yani 2027 yılına sıra verdi.
- “Saygıdeğer hocam! Bizim torun zaten o zamana kadar ihtiyarlar. Daha erkene almak mümkün değil mi?” diye sordum.
- “Görüyorsunuz! Yüzlerce hastam var. Hepsi de tel takılmasını bekliyor. Yapabilecek bir şey yok. Ben tekim!” dedi.
- Haklıydı. Bir sürü gencimiz dişlerinin daha düzgün olması için sıraya girmişti. Bir umutla bekliyorlardı...” (Mahmut Kılıç, Erzincan, Doğu Gazetesi)
***
Erzincan’da Mahmut Kılıç’ın torunu dişine tel taktırmak için 2027 yılına kadar bekleyecek!
* Peki ama biz sağlıkta çok ileri noktalara gitmiştik, çağ atlamıştık ne oldu?
* Peki ama bu kadar inşa edilen ağız ve diş sağlığı merkezleri ne işe yarıyor?
* Peki ama diş hekimi olmayan ya da yetersiz olan ağız ve diş sağlığı merkezi ne işe yarar?
* Peki ama Batı’ya diş hekimi kontenjanı açıp Doğu’ya “dirsek göstermek” doğru bir politika olur mu?
* Peki ama büyük bir ağız diş sağlığı merkezinde bir tek (Ortodonti) diş hekimi hangi hastanın derdine deva olabilir?
* Peki ama bu çocuk 2027 yılına kadar ne yapacak?
BİR DİŞ ÇEKTİRME ÖYKÜSÜ!
Ağız ve diş sağlığı merkezi derken… Bir okurum anlattı. Kulak verelim;
* “Adını vermeyeyim, İstanbul’un en bilinen bir ilçesinde büyücek bir ağız diş sağlığı merkezinde azı dişimi çektirmek için gittim. Randevu ile gittim. Sıram geldi. 30-35 yaşlarında bir diş hekimi ağrıyan dişimi bin bir zorlukla çekti. Daha doğrusu çekemedi. Azı dişim çekilirken yarısı kırıldı, damakta kaldı! Peki, şimdi ne olacaktı? Doktor bana baktı, ben de doktora! Doktor bana o arada, “Ben damakta kalan parçayı çıkaramam! Bu cerrahi bir müdahale gerektiriyor.” “Peki, ne olacak?” dedim. “Cerrahpaşa’ya gitseniz iyi olur!” Doktorun cevabı bu oldu. Böyle bir durumu kabul etmem mümkün değildi. Mega şehir İstanbul’da, kocaman ağız ve diş sağlığı merkezinde dişim çekilirken kırılıyor, dişimin yarısı damakta kalıyor ve diş hekimi hatasını telafi etmek yerine kaçıyor ve beni bu halde başka bir hastaneye sevk etmek istiyordu.”
Bu gelişmeden sonra ne yapmıştı peki bu okurum? Bakalım;
* “Bu diş hekimi ile epey bir tartıştıktan sonra başhekimlik katına çıktım. Başhekim yardımcılarına durumu anlattım. Önce anlamak istemediler. Onlar da baştan savmak istediler. Sonra, “Bu kırılan dişim çıkarılmadan şuradan şuraya gitmiyorum!” dedim. Kararlılığımı görünce iki kat altta hemen bir oda ayarladılar. Ki o kat zaten cerrahi müdahalelerin yapıldığı kat imiş. Bir diş hekimi geldi ve cerrahi müdahale ile kırılan dişimi çıkardı. İlk müdahaleyi yapan diş hekimi bunu bilmiyor muydu? Beni başından savmak isteyen başhekim yardımcıları bilmez olurlar mıydı emirleri altında çalışan cerrahları? Çok da iyi biliyorlardı ama “Ne uğraşacağım, ne hali varsa görsün!” havasına girmişlerdi…”
***
Millî Gazete okurundan bu gerçek hikâyeyi dinledikten sonra, “Vay be, hak aramak bile ne kadar da zorlaştı!” dedim. Tabii içimden…
GAZZE SOYKIRIMINDA 322. GÜN
* Bugün, 23 Ağustos 2024, Cuma…
* Gazze soykırımında 322. gün.
* 322 gündür Gazze bombalanıyor.
* Bir İslam coğrafyası olan Filistin/Gazze, 322 gündür en gelişmiş silah ve mühimmatla havadan, karadan, denizden bombalanıyor.
* 322 gündür Gazze’de bebekler, çocuklar, gençler, yaşlılar, kadınlar şehit edilmeye devam ediyor.
* Gazze soykırımında bugüne kadar belirlenen 40 binden fazla şehit var. Belirlenen yaralı sayısı 100 bine yaklaştı.
* Filistinli araştırmacıların tespit ve gözlemlerine göre, Gazze’de gerçek şehit sayısı 500 binden fazla.
BU SORULARIN CEVABI VAR MI?
* Gazze soykırımı devam ederken Malatya Kürecik Üssü neden kapatılmıyor, kapatılamıyor?
* Gazze soykırımı devam ederken ülkemizdeki ABD üsleri neden kapatılmıyor, kapatılamıyor?
* Gazze soykırımı devam ederken işgal yönetimine giden uçak yakıtı neden engellenmiyor, engellenemiyor?
* Gazze soykırımı devam ederken ülkemizde bulunan işgal yönetimi elçisi neden ülkesinde gönderilmiyor?
* Gazze soykırımı devam ederken neden işgal yönetimi ile ‘sıfır ilişki’ başlatılmıyor?
* Gazze soykırımı devam ederken Gazze’ye gitmek için bekleyen filoya neden müsaade edilmiyor?
* Gazze soykırımı devam ederken neden, neden neden…
***
Tüm bu soruların cevabı var mıdır?
BİZ MÜSLÜMANIZ!
Biz Müslümanız
Güneş gibi doğar
Karanlığı boğar
Işık saçarız
***
Biz Müslümanız
Gün gelir Fatih olur
Bizans'a karşı durur
Fethe koşarız
***
Biz Müslümanız
Elimizde Kur'an
Kalbimizde iman
Yollar açarız
***
Biz Müslümanız
Hayra motor olur
Şerre karşı durur
Şirkten kaçarız
***
Biz Müslümanız
Gemileri yakar
Önümüze bakar
Endülüs'e çıkarız
***
Biz Müslümanız
Atımızdan iner
Önümüzde Peygamber
Çöller aşarız
***
Biz Müslümanız
Hak'tan dönmez
Korkudan ölmez
Zalimle savaşırız
***
Biz Müslümanız
Zulme baş kaldırır
Mazlumu ipten aldırır
Öldürmez yaşatırız
***
Biz Müslümanız
Yolumuzda duran
Bize tuzaklar kuran
Şeytanları taşlarız
***
Biz Müslümanız
Batıla meydan okur
Sevgiyle kilim dokur
Besmeleyle başlarız
***
Biz Müslümanız
Omuz omuza verir
Safta hizaya gelir
Yan yana duranlarız
***
Biz Müslümanız
Taşı gediğine koyar
Sade ekmekle doyar
Harama el uzatmayız
***
Biz Müslümanız
Kalbimiz Hak diye çarpar
Nemrutlar bizden korkar
Sinekle vuranlarız
***
Biz Müslümanız
Çıkmışız sefere
İslam ile zafere
Yol bulanlarız
***
Biz Müslümanız
Elimizden belimizden
Zarar gelmez dilimizden
Emin olanlarız
(Yavuz Mercan)
---