Üç dünyanın insanı: Kitaplı, dergili, gazeteli

Abone Ol

dergiler kitapları hatırlatır, kitaplar henüz kitap haline gelmemiş düşünceleri.

Gazete ile dergi arasındaki fark hepsinden belirgindir:

Biri saklanır diğeri tüketilir.

Dergiler hem yarını hem dünü kurtarırken gazeteler sadece günü kurtarır.

Kitaplar düşüncelerin yağmalanmasını önlerler.

İki kapak arasına alınan şey şayet kitapsa bu anahtarı sadece ehlinde bulunan bir hazine demektir.

Gazetelerin ağzı hafif, çenesi düşüktür.

Dergiler arada bir uğrayan uzak komşular gibidirler.

Yükünün bir kısmını ağır gelip taşıyamadığı için yarı yolda bırakmış yolcu gibidir dergiler çıkınında ne varsa onu sunar yolunun üzerine çıkana.

Bir de dinlemek ve seyretmek denilen göz ve kulak temaşası var. İkisi de duyduğuna ve gördüğüne karşı kayıtsızdır. 

Dinlemek sözü sese tahvil etmektir biraz da. Sessizseniz ses sizsiniz demektir.

Söz sesin içinde varlık bulur.

Birine seslenmek kendinden bahsetmektir.

Ses seslenen kişinin imzası sayılır.

Sözün söze kavuşmasına sözlenme denir.

Sözün sözle ittifak kurmasının adıdır sözleşme.

Söz yeryüzünde varlığımızın bir kelimeyle ifadesidir.

Kayıp gider nefsine mağlup olanların dilinden söz. Asıl olan söz söylemek değil sözünde durmaktır.

Söz kendini sağlama almak için sözlüklere yaslanır ve kitaplarla sigortalar kendini.

Ses ise tamburanın tellerinde geceler. Hecesi değil gecesi vardır sesin.

Söz verilen bir şeydir bu dünyada, lakin ses alınan bir şey.

Şu gök kubbe altında sesini alamadığımız ne çok insan var.

Sadece insan mı, kurt, kuş, karınca, leylek…

Söz sükutun rahminden kopup gelir. Sessizliğin dili altındaki baklayı açığa vurur.

Dergilerde sessizlik sesten daha baskındır.

Kitaplarda söz sesi peşine takar.

Gazetelerin sözü değil sesi vardır. Gazetelerin sesi, olmayan nefesinden gelir. Sükut nefes alan sözdür. Sükutun nefesi kesildiği zaman yaşadığımız dünya gürültünün işgali altında inim inim inler.

Kitaplar, hayat yaşamımızı çekip çevirirken söze karışır.

Defterler vardır bir de bir kenarda sırasını bekleyen.

Kitapların hayata müdahale ettiği yerde devreye girer ve bize yeni yenidünyalar teklif eder.

Tek bir satırla anlatmak mümkün olsaydı keşke hayatı ve de insanları ne güzel olurdu.

Tek satıra sığmayan dünyalar için dergiler var, kitaplar ve gazeteler var.

Bir çiçeği dalından koparmak, bir kediyi sevmek, bir hayvana su vermek… Bütün bunlar tek satıra sığmayan şeylerden ilk akla gelenler.

İlk akla gelen şeylerden kurmalı insan hayatını demek istiyorum içimden.

İstiyorsam demiş sayılırım, ama yine de demiş saymıyorum kendimi; çünkü bir şeyler eksik.

Bir gülün açışı kaç sayfa sürer, kaç kitap kadardır

Bir yetimin gülüşünü yazmak için hangi defter kifayet eder.

İyisi mi biz tabiat denilen muazzam kitabın sayfaları arasına kafamızı sokup düşünelim bütün bunları.

Var mısınız

Düşünüyorsanız varsınızdır elbet.